SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 3,47 / Satış: 3,49
€ EURO → Alış: 4,17 / Satış: 4,19

ÇİVİ İZLERİ

Serda Sez
Serda Sez
  • 08.03.2017

“RAB Tanrı Adem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi.

Böylece Adem yaşayan varlık oldu.”

Yaratılış 2:7

Sonra, “Âdem’in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir Yardımcı Yaratacağım.”

 Yaratılış 2:18

Her şey bir yaşam soluğu ile başlar. Onun için özenle düzenlenmiş o en güzel bahçede, birbirinden güzel ağaçlara eşlik eden muhteşem ırmakların suladığı, her türlü hayvana adını verdiği o cennet bahçesindedir Adem. Tüm bu güzellikleri yeni bir yaratılış daha gerçekleştirerek süsler Tanrı. Adem için en uygun yardımcıyı, Havva’yı yaratır. Elbette sadece dünyaya hâkim olmak ve gelişip, çoğalmaktan çok daha fazlasıdır bu çiftte gizli olan…

Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın Yaratarak onu Adem’e getirdi.

Yaratılış 2:22 

Tanrı ve insanın hikâyesinde yürek ısıtan tek konudur sevgi… Uğruna göze alınan fedakârlıklar, üzerine yazılmış hikâyeler, şiirler, ille de vazgeçemez sevgiyi büyütmekten ve ona sınırsız bir güç ve gizem vermekten. Kâh çizilmeye çalışılan bir resmin fırça darbesine maruz kalır, kâh bestelenmemiş bir müziğin notalarında asılı durur. Dostluğun ille de en anlatılmamış ve en yaşanmamış kısmındadır sevginin hikâyesi. İflah olmaz bir açlıkla saldırır, en ufacık sevgi kırıntısının peşinden sürüklenir. Kendini acizliğin ellerine bırakır, yeter ki o umutsuz yerde, kendi yalnızlığına hapsolmasın insan…

Yalnızlık ve ilişkisel ihtiyaç tam da insanın kendi hayatı üzerindeki hâkimiyeti ile doğru orantılı olarak bozulup, çürümeye başlar. Giderek kendini yok eder hale gelen sevgi, ait olduğu yerden çıkarılıp, insanın elinde buruşturulmuş bir kâğıt parçası gibi bir kenara atılır. Ve sonra aynı eller, düzeltme isteği ile yeniden o kâğıt parçasına uzanır ve hiç buruşturulmamış hale dönüşmemesine şaşkınlık ve öfkeyle bakar. Bencilliğe olan mahkûmiyeti, bu dünyada asla bulamayacağı hazineyi ondan sonsuza dek koparır. Sömürmeye, manipüle etmeye ve kendi çıkarı için her türlü şekle sokmaya başlar ilişkiyi. Anlaşılmaya duyduğu derin özlemle, anlamayı bir yana bırakır. En masum halinde bile, bir muhasebeci titizliğinde ince ince hesaplar tutar. Tanrı’nın ona verdiği bu en özel yeteneği, her şeyi mahvettiği gibi mahveder daha en başından. Ve aslında ait olduğu Yaratıcısıyla doğal olan ilişkisini devam ettiremediği için, yanı başındaki insana dönüp bakmak ağır gelir. Daha yaratılışın ilk satırlarında okuduğumuz Adem’in Havva’yı suçlama hikayesi, artık her ilişkinin ana fikrini oluşturur ve taşımakla sorumlu olduğu günah yükünü karşı tarafa olağanca gücüyle püskürtür. Kendini sütten çıkmış ak kaşık olarak ilan eder, ama nedense geri kalan herkes en karanlık haliyle karşısında durmaktadır. Maalesef aynaya bakmak ve gözünün önünde duran koca bir kütüğün varlığını görmek birincil tercihi olmaz insanın. Sürekli bindiği dalı keserek, ona sunulan en özel hayatı bir çırpıda yok etmesi sayesinde artık bu dünyada yüreği ilişkileri ile de tatmin olmayacaktır. En güzel sohbete sahip olduğunu düşündüğünde bile en iyi ihtimalle ölüm onu kendisinden koparıp alacaktır.

Fakat iyi haber şudur ki, hikâyenin en dramatik yerinde Mesih çıkagelir ve bedenini çarmıhın üzerine serer. O üç çivi yaratılışın en özel varlığı olan insanın ruhundaki karanlığı aydınlatır, zalimliği eritir. Böylece nihai sevgisine bir ölümün sonunda yeniden kavuşur ve ona sunulan bu eşi benzeri olamayan sevgi, görkemli bir dirilişle de taçlanır…

Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim:

 Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü,

gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi.

1.Korintliler15:3

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ