SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,05 / Satış: 6,08

Hücrelerimiz Kendisini Neden Yok Ediyor?

Hücrelerimiz Kendisini Neden Yok Ediyor?
  • 08.02.2017

2016 Nobel tıp ödülünü alan çalışmada ‘Vücudumuzun Kendisini neden yok ettiği’ sorusu üzerine araştırmalar yapıldı.

Bilim insanları bir hücreye baktığında, kendi proteinlerini ve hücresel yapılarını yok ettiğini gördüklerini ve akıllarına “Hücre bu fedakarlığı neden yapıyor? Faydası nedir?” gibi soruların geldiğini söylüyorlar.

Otofaji yani hücrenin kendini yeme süreci diye adlandırılan hayatta kalmak için o kadar hayati önem taşıyor ki, Ekim ayında açıklanan 2016 Tıp Nobel Ödülünü aldı. Kazanan Yoshinori Ohsumi, bu karmaşık sürecin keşfini bir sürpriz olarak nitelendirdi.

İmha etmek, sezgilere aykırı ve hatta tehlikeli görünüyordu. Bu noktaya kadar hücresel biyolojinin mantığı, sağlık ve hayatta kalmanın anahtarı, protein inşa etmekti, onları yok etmek değildi. Çok enerjinin ve kaynağın içeriye dökülmüş olduğu bu yapıların kontrollü, ancak yıkıcı yıkımı şaşırtıcıydı. Açlık çeken bir hücre tüm organellerine sahip olmayı tercih etmiyor muydu – tıpkı bir vücudun tüm organlarına sahip olmayı tercih ettiği gibi? Bir hücre terslik durumunda inşa etmek için çalıştığı bir şeyi yıkacak mıydı?

Ohsumi’nin ekibi daha fazla araştırdıkça, otuz yıldır kullanılan metafor bir değişti. Otofajinin yani hücresel yamyamlık yerine, hücresel budama olduğunun farkına varıldı. Ohsumi, “Organizmalar iyi bir gerekçe yoksa değerli kaynaklarını asla boşa harcamazlar ve bozulma yeni hayat yaratmak için gerekli olan bir süreçtir” diye açıkladı.  Özünde yıkım olan ancak pervasız olmayan bir süreç vardır. Ayrım gözetmeksizin kendisinin parçalarını yok eden bir hücre uzun yaşayamaz, fakat; yaşlı ve kusurlu taraflarını yenilemek için bir hücre gelişecektir.

Ohsumi’nin 1990’lı yılların başındaki çalışmasından bu yana, dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar insan vücudundaki her dokuda otofaji bulmuş ve en sık görülen hastalıklarımızda rolünü tanımlamış. Embriyolar gibi sağlıklı hücreler paketlenir, iç parçalarını ve proteinlerini parçalayarak şaşırtıcı bir canlılığa sebep olur. Eski proteinler yenilere dönüştürülür, bakteriler yok edilir ve gereksiz organellerle bağlanan besinler daha kritik süreçlere için yönlendirilir.

Ohsumi ve diğer araştırmacılar bu hücre içi soyma sürecinin değerini ortaya koyarken, daha fazla soru sormaya başladılar. Soruların başında: Eğer hücrelerimizdeki budama onları sağlıklı hale getirirse, onu nasıl yüksek hıza sokabiliriz? Otofagositik yan ürünlerimizi mikroskobunun merceklerin altına döküp izlerken Ohsumi’nin verdiği cevabı, kıtlıktı oldu.

Terslik, yalnızca birkaç biçimde bir hücrede ortaya çıkar ve onlardan en önemlisi açlıktır. Bu fiziksel stres, dış ortamda yiyecek bulamayan aç hücrelerin dikkatini çekerek temizlik sağlar. Bolluk zamanlarında göz ardı edilmiş kırık proteinleri ve organelleri bulurlar. Başka seçenekler olmadığı için, bu ihmal edilen kalıntıları, toplayıp sert zamanlar için yeni, sağlıklı proteinler oluşturarak gereken moleküler “tuğlalar” a geri dönerler. Diğer bir deyişle, aşırı bir seviyeye varmadıkça veya çok uzun süre kalmadıkça, kısa oranlardaki oruç tutma veya stres, daha sağlıklı, daha canlandırılmış organizmalara neden olur.

Nobel komitesinin de değerlendirdiği gibi, aslında yeni araştırma yolları da açılmış oldu. Fakat aynı zamanda, kavram oldukça tanıdık geliyor. Sağlıklı kalmak için budamak mı lazım? Evet. Tanrı, Yuhanna 15: 2’de bizde ‘meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, meyve veren her çubuğu ise daha çok meyve versin diye budayıp temizler’ diyor. Biz bir terslik durumunda terslik, dengeleme ve hatta tahmini ölümle büyüyor muyuz? Tabii ki. İbraniler 12:11’de “Terbiye edilmek başlangıçta hiç tatlı gelmez, acı gelir. Ne var ki, eğitilenler için bu sonradan esenlik veren doğruluğu üretir”diye geçiyor. Açlığı hiç tanımamış bir organizma da gerçek canlılığı bilebilir mi? Kesinlikle. Yakup 1: 2-4 ‘Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın. Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır. Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.’ Belki de bilim, kendisini sürekli ve değişmez tanıtan Tanrı’nın yarattığı dünyayı araştırdığından, sonuçlar dünyamızın her alanında tanık olduğumuz gerçekleri yansıtmaktadır.(Elise M.)

Etiketler: / /

Başepiskopos Aram Ateşyan, Hatay’daki ‘Birlikte Yaşamak’ Paneline Katıldı
Ateşyan; “Ermeniler Bu Ülkenin Sadık Evlatlarıdır” Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, Diriliş Gençlik Federasyonu Hatay İl Başkanlığı...
Hastalara İsa Mesih’i Anlatan Hemşire Suçsuzluğunu Kanıtladı
Hastalara, Hristiyan inancını anlattığı için işten kovulan bir İngiliz hemşire, iki yıllık bir soruşturmanın ardından adını temize çıkardı. 15 yıllık...
Kilise Komitesinden Azerbaycan Dini İşler Kurumu’na Ziyaret
Azerbaycan’da Dini İşler Kurumu’nun başkan yardımcısı Seyavuş Heyderov, 12 Kasım’da Uluslararası Vineyard Kiliseleri resmi temsilcisi Alan Allen’le bir araya geldi....
İdlib’te Yaşayan 200 Hristiyan Aile Risk Altında
Halep Episkoposu, İdlib’de yaşayan en az 200 Hristiyan ailenin bulunduğuna dikkat çekerek  risk altında olduklarını söyledi. Suriye İç Savaşı tarihindeki...
Kıbrıs’ın Güneyinde Keşişlik Konferansı Düzenlendi
Politis gazetesine göre, Cikko Manastırı ve Rus Ortodoks Kilisesi’nin yaklaşık bir yıl önce yapılmasına karar verdiği ve birlikte organize ettiği...
Silivri Belediyesi, Ortodokslara Ev Sahipliği Yaptı
SİLİVRİ Belediye Başkanı Özcan Işıklar, ilan edilen son azizleri Aziz Nektaryus’un doğduğu yer olan Silivri’yi görmek için gelen yüzlerce Ortodoks’u...
Aziz Andreas Kilisesi’nin İstanbul Patrikhanesi’ne Devredilmesi Onaylandı
Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, Kiev’de yer alan Aziz Andreas Kilisesi’nin kalıcı kullanımı için İstanbul Patrikhanesine devredilmesini öngören yasayı imzaladı. Söz...
Papaz Gabriel Aktaş, “Horoyo” Mevkisine Yükseldi
Mardin’in Midyat ilçesinde yer alan Mor İliyo Kilisesi’nin Papazı Gabriel Aktaş, düzenlenen ayin ile ‘Horoyo’ mevkisine yükseldi. Aktaş 12 yıl...
İstanbul Patrikhanesi, 15 Maddelik Mutabakatla İlgili Görüşü Alınmadığı İçin Huzursuz
Geçtiğimiz günlerde Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Atina Başepiskopusu Ieronymos, ruhbanların devlet memurluğundan çıkarılmasıyla ilgili 15 maddelik bir mutabakat sağlamıştı....
70 Bin Hristiyan Musul’a Geri Döndü
Irak’ın en büyük şehirlerinden biri olan Musul’un, terör örgütü IŞİD’den temizlenmesinden bu yana 70 bin Hristiyan memleketlerine geri döndü. Demokratik...
Yunan Hükümeti, Rahipleri Devlet Memurluğundan Çıkarıyor
Yunan hükümeti din görevlilerinin devlet memurluğundan çıkarılmasının planlandığını açıkladı. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Atina Başepiskoposu Ieronymos hükümetin planladığı anayasa...
Kamerun’da Presbiteryen Okulu’ndan Kaçırılan Öğrenciler Serbest Bırakıldı
Kamerun’da Presbiteryen okulunu basan silahlı kişiler, hafta sonu düzenledikleri saldırıda 79 öğrenciyle beraber okul müdürünü, bir öğretmeni ve bir okul...
İstanbul Ekümenik Patrikhanesi ve Ukrayna Cumhurbaşkanı İş Birliği Anlaşması İmzaladı
Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, Rus Ortodoks Kilisesi’nden ayrılma talebini onaylayan İstanbul Patrikhanesi ile iş birliği ve düzen(uyum) anlaşmasını imzalamak için...
Adıyaman’da Doğu Roma Dönemine Ait Malta Haçı Çizimleri Bulundu
Adıyaman’da bir mağarada kırmızı boya ile çizilmiş Malta Haçı’na rastlandı. Yeni tespit edilen mağarada yapılan çizimlerin Doğu Roma dönemine ait...
Ordu’da Bulunan Semen Kilisesi Turizme Kazandırılacak
Ordu ve Giresun’un sınır noktasında bulunan Semen Yaylası’ndaki kilise güçlü mimarisiyle yıllara meydan okumaya devam ediyor.  Semen Yaylası’nda bir yamaçta...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ