SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 3,56 / Satış: 3,58
€ EURO → Alış: 3,98 / Satış: 4,00

Hücrelerimiz Kendisini Neden Yok Ediyor?

Hücrelerimiz Kendisini Neden Yok Ediyor?
  • 08.02.2017

2016 Nobel tıp ödülünü alan çalışmada ‘Vücudumuzun Kendisini neden yok ettiği’ sorusu üzerine araştırmalar yapıldı.

Bilim insanları bir hücreye baktığında, kendi proteinlerini ve hücresel yapılarını yok ettiğini gördüklerini ve akıllarına “Hücre bu fedakarlığı neden yapıyor? Faydası nedir?” gibi soruların geldiğini söylüyorlar.

Otofaji yani hücrenin kendini yeme süreci diye adlandırılan hayatta kalmak için o kadar hayati önem taşıyor ki, Ekim ayında açıklanan 2016 Tıp Nobel Ödülünü aldı. Kazanan Yoshinori Ohsumi, bu karmaşık sürecin keşfini bir sürpriz olarak nitelendirdi.

İmha etmek, sezgilere aykırı ve hatta tehlikeli görünüyordu. Bu noktaya kadar hücresel biyolojinin mantığı, sağlık ve hayatta kalmanın anahtarı, protein inşa etmekti, onları yok etmek değildi. Çok enerjinin ve kaynağın içeriye dökülmüş olduğu bu yapıların kontrollü, ancak yıkıcı yıkımı şaşırtıcıydı. Açlık çeken bir hücre tüm organellerine sahip olmayı tercih etmiyor muydu – tıpkı bir vücudun tüm organlarına sahip olmayı tercih ettiği gibi? Bir hücre terslik durumunda inşa etmek için çalıştığı bir şeyi yıkacak mıydı?

Ohsumi’nin ekibi daha fazla araştırdıkça, otuz yıldır kullanılan metafor bir değişti. Otofajinin yani hücresel yamyamlık yerine, hücresel budama olduğunun farkına varıldı. Ohsumi, “Organizmalar iyi bir gerekçe yoksa değerli kaynaklarını asla boşa harcamazlar ve bozulma yeni hayat yaratmak için gerekli olan bir süreçtir” diye açıkladı.  Özünde yıkım olan ancak pervasız olmayan bir süreç vardır. Ayrım gözetmeksizin kendisinin parçalarını yok eden bir hücre uzun yaşayamaz, fakat; yaşlı ve kusurlu taraflarını yenilemek için bir hücre gelişecektir.

Ohsumi’nin 1990’lı yılların başındaki çalışmasından bu yana, dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar insan vücudundaki her dokuda otofaji bulmuş ve en sık görülen hastalıklarımızda rolünü tanımlamış. Embriyolar gibi sağlıklı hücreler paketlenir, iç parçalarını ve proteinlerini parçalayarak şaşırtıcı bir canlılığa sebep olur. Eski proteinler yenilere dönüştürülür, bakteriler yok edilir ve gereksiz organellerle bağlanan besinler daha kritik süreçlere için yönlendirilir.

Ohsumi ve diğer araştırmacılar bu hücre içi soyma sürecinin değerini ortaya koyarken, daha fazla soru sormaya başladılar. Soruların başında: Eğer hücrelerimizdeki budama onları sağlıklı hale getirirse, onu nasıl yüksek hıza sokabiliriz? Otofagositik yan ürünlerimizi mikroskobunun merceklerin altına döküp izlerken Ohsumi’nin verdiği cevabı, kıtlıktı oldu.

Terslik, yalnızca birkaç biçimde bir hücrede ortaya çıkar ve onlardan en önemlisi açlıktır. Bu fiziksel stres, dış ortamda yiyecek bulamayan aç hücrelerin dikkatini çekerek temizlik sağlar. Bolluk zamanlarında göz ardı edilmiş kırık proteinleri ve organelleri bulurlar. Başka seçenekler olmadığı için, bu ihmal edilen kalıntıları, toplayıp sert zamanlar için yeni, sağlıklı proteinler oluşturarak gereken moleküler “tuğlalar” a geri dönerler. Diğer bir deyişle, aşırı bir seviyeye varmadıkça veya çok uzun süre kalmadıkça, kısa oranlardaki oruç tutma veya stres, daha sağlıklı, daha canlandırılmış organizmalara neden olur.

Nobel komitesinin de değerlendirdiği gibi, aslında yeni araştırma yolları da açılmış oldu. Fakat aynı zamanda, kavram oldukça tanıdık geliyor. Sağlıklı kalmak için budamak mı lazım? Evet. Tanrı, Yuhanna 15: 2’de bizde ‘meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, meyve veren her çubuğu ise daha çok meyve versin diye budayıp temizler’ diyor. Biz bir terslik durumunda terslik, dengeleme ve hatta tahmini ölümle büyüyor muyuz? Tabii ki. İbraniler 12:11’de “Terbiye edilmek başlangıçta hiç tatlı gelmez, acı gelir. Ne var ki, eğitilenler için bu sonradan esenlik veren doğruluğu üretir”diye geçiyor. Açlığı hiç tanımamış bir organizma da gerçek canlılığı bilebilir mi? Kesinlikle. Yakup 1: 2-4 ‘Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın. Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır. Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.’ Belki de bilim, kendisini sürekli ve değişmez tanıtan Tanrı’nın yarattığı dünyayı araştırdığından, sonuçlar dünyamızın her alanında tanık olduğumuz gerçekleri yansıtmaktadır.(Elise M.)

Etiketler: / /

Meksiko’da Ayin Sırasında Rahip Bıçaklandı
Meksika’nın başkentinde bulunan Meksiko Katedrali’ndeki ayin sırasında rahip bıçaklandı. Hükümet ve kilise yetkilileri, bir Meksikalı rahibin Mexico City’deki katedralde boynundan...
Papa Françesko, ABD Başkanı ve Ailesini Ağırladı
ABD Başkanı Donald Trump, ilk yurt dışı seyahatinin üçüncü ayağı olan Vatikan’daki temaslarına başladı. Trump, eşi Melania ile birlikte Papa...
Noel Baba’nın Kemikleri Rusya’da
Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolas’ın kemiklerinden bir parça, sergilenmek üzere Rusya’ya gönderildi. Tüm Hristiyanlık dünyası için en ünlü ve...
Manchester’da Konser Çıkışı Patlama
İngiltere’nin Manchester kentinde Ariana Grande konserinde patlama oldu. Patlamada 22 kişi hayatını kaybetti, en az 59 kişi yaralandı. Kurbanların çoğu...
Üniversite Mezunları Daha Fazla Kiliseye Gidiyor
Pew Araştırma Merkezi’nin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, geleneksel olarak bilinenin aksine, ABD’de yüksek eğitim alan Hristiyanların, kiliseye gitme ve...
Müjde Uğrana Daha Fazla Zulüm Görüyorlar
Yapılan yeni araştırmalara göre, Evanjelist ve Pentekostal kiliselerin diğer Hristiyan topluluklarına göre, zulüm görme olasılığının daha fazla olduğu söyleniyor. Christian...
Şirket Arazisinde Bazilika Bulundu
Kırım’da bulunan Artek Uluslararası Çocuk Merkezi Devlet Şirketinin topraklarındaki kazılar sırasında 6’ıncı yüzyıla ait eşsiz Bizans bazilikasına rastlandı. Yalta Üçüncü...
İz Bırakmadan Kiliseyi Soydular
Ukrayna’nın güneybatısında bulunan Odessa’daki Dimitri Solunsko Kilisesi kimliği tespit edilemeyen kişiler tarafından soyuldu. Olay yeri inceleme ekipleri, son bir yıl...
Milyonlar Afrika’da Bir Araya Geldi
Güney Afrika’nın en büyük dua etkinliğine 1,7 milyondan fazla insan katıldı. 1,7 milyondan fazla Hristiyan, Güney Afrika’nın başkenti Bloemfontein’de kötü yönetimle...
“The Simpsons” Dizisi İçin Yaş Sınırı
Rus Ortodoks Kilisesi temsilcileri, orta sınıf bir Amerikan ailesini anlatan The Simpsons dizisinin yeni bölümünde karakterlerin kilisede Pokémon avladıklarını gösteren sahnelerinden...
Nepal’de Katedral Yangını
Nepal’in Katmandu şehrinde bulunan gotik tarzı ve kendine özgü mimarisiyle kültürel ve sanatsal mirasın bir parçası olarak kabul edilen Meryem...
Fatima Törenine 500 Bin Kişi Katıldı
Papa Françesko, Meryem Ana’nın 3 küçük çocuğa görünmesi ‘Fatima’nın Sırrı’ olarak bilinen olayın yüzüncü yıldönümünde hikayenin yaşandığına inanılan Portekiz’in Fatima...
Trump, Brunson’ın Serbest Bırakılmasını İstedi
ABD Başkanı Donald Trump‘ın, Beyaz Saray’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘la yaptığı görüşmede Türkiye’de kasım ayından bu yana ‘FETÖ’den tutuklu olan İzmir Diriliş...
Papa Françesko’nun Mısır Ziyareti
Papa Françesko, 28-29 Nisan tarihleri arasında artan şiddet olayları ve siyasi gerginliğe rağmen 28 Nisan Cuma günü öğleden sonra dini...
Papa’nın Mısır Ziyareti Başladı
Papa Françesko, bugün ve yarın (29 Nisan ) artan şiddet olayları ve siyasi gerginliğe rağmen bugün öğleden sonra dini ve...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ