SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,05 / Satış: 6,08

Josh Özçelik: Popüler Kültür ve İntikam Üzerine (Tr/Eng)

intikam-topluJosh Özçelik

Eğer son zamanlarda TV dizilerini takip ediyorsanız mutlaka Karadayı, 20 Dakika, İntikam vb. dizilere gözünüz takılmış hatta tiryakisi olmuş olabilirsiniz. Konuştuğum çoğu kişi bu dizilerden birisini düzenli bir şekilde her hafta takip etmeye çabalamaktadır. Tabi bu da zihnimde, “bu dizilerin ne gibi bir özelliği var?” sorusunun dolaşmasına neden oluyor. Neden insanlar bu tarz dizilerin deyim yerindeyse bağımlısı oluyorlar? Toplumumuz da hemen hemen her dönem bu tarz diziler ortaya çıkmaktadır. Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz sezonlarda Ezel dizisi de bu dizilerin içeriği ile benzer şeyler içermekteydi. Aslında hepsinin ortak paydasını bulmaya çalışırsak, göreceğimiz şey sanırım İntikam ve Adalet kavramları olacaktır.

Bu iki kavram birbiri ile çok yakından ilişkilidir. Adalet kavramı insanoğlu için çok önemlidir. Adalet, herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı vermektir.[1] Hayatta yaptıklarımızın ya da bize yapılanların karşılığının verilmesini bekleriz. Örneğin, bunu olumlu anlamda ele alırsak, bir işte çalışırken emeğimizin karşılığını maaşlarımızda almayı, olumsuz olarak düşündüğümüzde ise, bizi zarara uğratan kişinin bu zararı karşılamasını yani yaptıklarının karşılığını almasını bekleriz.

Onlarca kişinin tecavüz ettiği kızın davasını hatırlıyor musunuz? Ne karar verilmişti? Tecavüz eden bu ahlaksız ve hayvani eylem cezalandırıldı mı? Hayır! Diğer davaları düşünün. Bu ülkede yaşayan ve sevilen dost canlısı bir adam olan Hrant Dink’in nasıl öldürüldüğüne ve mahkemenin ne karar aldığına bakın. Sizce adalet yerini buldu mu? Yapılan fiiliyatlar, uygun karşılığı aldılar mı? Ya da devam eden Malatya katliamı davasında, zalimce öldürülen üç Hristiyan’ın duruşmalarında neler yaşanmakta? İşte buna benzer şekilde maalesef dünyada her zaman adaletin sağlandığını görmüyoruz. Bu da “Adalet” ile çok yakından ilişkili diğer bir kavram olan ve genelde Adalet noksanlığından dolayı ortaya çıkan “İntikam” kavramını irdelememize neden oluyor.

İntikam, adaletin bireyler tarafından kişisel olarak gerçekleştirilmeye çalışıldığı bir eylemdir. Bugün gazetelere baktığımızda karşılaştığımız gerçekler ne kadar bizi düşündürtmektedir. Tekrar örnek verdiğimiz TV dizilerine baktığımız da ne görmekteyiz? İntikam dizisinde gördüğümüz şey de bozuk bir adaleti kendi çabasıyla düzeltmeye ve hak edene uygun karşılığı vermeye çalışan bir kadın değil midir? Peki, İntikam gerçek adaleti sağlar mı?

Eğer Kutsal Kitap’taki ilk 5 kitabı okuduysanız, intikam hakkında birçok şey görebilirsiniz. Öncelikle, karşımıza şeriat kanunları çıkar. Yasa yani Şeriat, “ Göze göz, dişe diş ”der. Birçok kişi tarafından yanlış anlaşılıp yorumlanan bu kuralın anlamı nedir?

Yasa’nın amacı intikam almaya teşvik etmek değildir. Yasa’nın amaçladığı şey, adaleti doğru bir şekilde sağlamak için uygun standardı belirlemek ve uygulamaktır. Yani eğer birisi senin bir koyununu helak ettiyse, bunun karşılığında senin yapabileceğin tek şey ona uygun karşılığı uygulayabilmektir. Diğer bir deyişle, senin bir koyununu çalan kişinin, hak ettiği karşılık ona uygun olmalıdır. Adaletin sağlanması, Tanrı’nın karakterinin bir yansıması olduğundan, adaletin uygun şekilde yerine getirilmesi çok önemlidir. Tanrı, işlenen her suçun gerekli ve uygun karşılığı almasını ister ama bununla birlikte, “Göze göz, dişe diş” kriteriyle kişilerin ceza uygulamasında aşırıya kaçmalarını önlemektedir. Adalet kusursuz ve uygun bir şekilde yerine getirilmelidir.

İntikam ise, zarara uğrayan kişiyi, bu standardın dışına çıkmaya zorlar yani cezaya verilmesi gerekli olan uygun karşılığın abartılmasına ya da bu konuda aşırıya gidilmesine neden olur. İntikam duygusu o kadar güçlü bir duygudur ki, insanın gözünü karartır. Yüreğini nasırlaştırır.

Kutsal Kitap’taki Yasa kitaplarını okuduğunuzda, insanın duygularının ve içgüdülerinin ne kadar bozuk olduğunu görürsünüz.[2] Doğası bozulmuş sınırlı bir yaratık olan insanın olayları sadece kendi penceresinden değerlendirip, kendi başına adaleti sağlaması ne kadar adil olabilir acaba? Veyahut soruyu şöyle sormama izin verin: “Acaba siz aldatan, yalan söyleyen, kendi çıkarını arayan bir kişinin yargısına ya da adaletine güvenir misiniz?”

Kutsal Kitap’ta okuduğum bazı bölümler gerçekten çok ilginçtir. Örneğin, Yeşu kitabının 20. Bölümünde Tanrı, Yeşu’ya sığınak kentler yapmasını söyler. Eğer birisi kazayla birisini öldürürse, bu kentlere kaçması istenir. Böylece öç alacak kişinin adil olmayan bir şekilde davranmasının önüne geçilecektir.[3] Tanrı, adam öldürme işleminin sonuçlarından önce niyete bakmaktadır.

Konuyu daha basit güncel konulara indirgersek, yargılarımız ne kadar adildir. Acaba gördüğümüz şeylerde verdiğimiz hükümler sadece görüntüye mi dayalı? Sadece duyduklarımıza göre mi karar veriyoruz? İntikam hırsımızı buna göre mi ayarlıyoruz?

İsa Mesih dedi ki, “Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.”[4]İnsanoğlu sınırlı ve bozuk bir doğaya, nefse sahip olduğundan kendi başına adaleti yerine getirmesi bir hayli güçtür. Bu nedenle Kutsal Kitap şöyle der:

“Kimseden öç almayın; bunu Tanrı’nın gazabına bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Rab diyor ki, ‘Öç benimdir, ben karşılık vereceğim.”[5]

Yargımızın adil olmasını, adaleti doğru bir şekilde yerine getirmek istiyorsak, bunu öncelikle Tanrı’ya bırakmamız gerekir. Fakat doğamızdaki ve nefsimizdeki güçlü istekler maalesef bunu yerine getirmemizi imkânsızlaştırmaktadır. Bu yüzden Tanrı reçeteyi de hazırlamıştır. Reçeteyi merak ediyorsanız bir İncil alıp okumanızı tavsiye ederim…

Esen kalın,

[1] 1. TDK adalet kavramı: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.515be7906f7cb7.22810931

[2] Yeşaya 64:6; Yeremya 17:9

[3] Yeşu 20:1-9;

[4] Yuhanna 7:24

[5] Romalılar 12:19

 

 

Josh Özçelik:

On Popular Culture and the Revenge

Should you follow television series recently, you must have met some series like Karadayi, 20 Dakika (20 Seconds) and İntikam (the Revenge) etc., by chance or you might have already become addicted to them. Most of my contacts reportedly try to follow at least one of these series regularly on weekly basis. Naturally their attitude made me ask “what is it, out there in these series?” in the end. How do people become addicted to such series?

In our society, this type of series appears on television in almost every season. As you may remember, the highly-rated television series called ‘Ezel’ in previous seasons had similar contents. To me, the common thread to all these is Revenge and Justice. These two concepts are interrelated. Particularly, the concept of Justice is of considerable significance for mankind. Justice means upholding what is just and giving the due reward.

We always cherish and live with the hope of receiving the due reward. For instance, if we take it from positive perspective, we may expect to get the reward of our labour at work with our salaries; if we take it from negative perspective, we may expect a person, who has caused a loss, would cover and compensate it.

Do you still remember the court case of a little girl raped by dozens? What is the decision? Was this inhuman crime punished? No! And, have a look at other cases. Have a look at how Hrant Dink, a friendly citizen of this country, was murdered and what the court decided in the end. Do you really think that justice has been served? Did all actions receive their reward? Or, let’s have a look at another on-going court case: slaughters in Malatya. What is going on in the court cases of three brutally-slaughtered Christians? Unfortunately, we see that justice is not always served all the time. For this reason, we are in a sense forced to question the concept of ‘revenge’ which is closely related to ‘justice’ and which appears in the absence of justice.

Revenge is the act of distributing justice by individuals. To what extent are we forced to think over the news we see on papers? And to what extent in the case of television series? What is it, out there in the series ‘the Revenge’? Is not it a woman who tries to administer justice, make things go right with her own means and deliver the due reward? In this context, I would like to ask whether revenge secures justice.

If you read the 5 books in the Bible, you can find many things about revenge in it. First and foremost, we come across with sharia laws. Laws, i.e. sharia, say ‘eye for an eye and tooth for a tooth.’ What is the true meaning of this law, which is misunderstood and misinterpreted by most people?

The underlying goal of this particular law is not to urge for revenge. The actual goal of it is to set and implement the convenient standards to secure justice. Should some destroys your cattle, the only thing you can do in return is to implement the convenient retribution. In other words, retribution of a person, who stole one of your sheep, should compensate it. Administering justice the way it should be is quite important because securing it is a reflection of God’s character. In general, God wants every single crime to receive due retribution, but most importantly he aims to prevent going to extremes while executing the punishment based on the law ‘eye for an eye and tooth for a tooth.’ It is necessary for justice to be secured flawlessly and properly.

In this context, ‘revenge’ forces the aggrieved to go beyond this standard, i.e. exaggerating the due retribution for the crime and going to extremes in this regard. The feeling of revenge is such a strong one that it blinds man by anger and makes one’s heart go numb.

When you read the Laws in the Bible, you will see how wicked the feelings and instincts of man tend to be. How just and fair could it be for a man to secure justice on his own by evaluating the case only from his limited perspective, because as a limited creature his nature is already corrupt? Or, let me put it in this way: Would you rely on the judgement and justice of a person, who deceives you, tells lies to you, and seeks his own selfish benefits?

Some parts I read in the Bible are really interesting for some reasons. For example, in Joshua 20, God says to Joshua to build cities of refuges. In case someone kills another by accident, they are recommended to flee and take refuge in these cities. This is a proactive move to prevent the revenger to act in an unfair and unjust way. Rather than the results of murder, what God cares about in the first place is the intent and will.

When this point is applied to our daily affairs, do we have any idea about how just and fair our judgements are. Are our judgements based on mere appearance? Or do we make decisions based on what we hear? Do we calibrate our sense of revenge in accordance with these all?

Jesus Christ said that ‘Stop judging by mere appearances, but instead judge correctly.’ As man has a corrupted and limited nature, it is very hard for him to secure justice on his own properly. For this reason, the Bible advises that ‘Do not take revenge, my dear friends, but leave room for God’s wrath, for it is written: “It is mine to avenge; I will repay,” says the Lord.’

If we really do want our judgement to be fair and just and to secure justice properly, it is highly essential to leave it to the Lord. However, strong feelings deep inside our nature make it impossible. Therefore, the Lord is also offering the prescription. Prescription? Yes, if you are curious about it, I strongly recommend you to start reading the Bible right away…

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ