SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 3,53 / Satış: 3,54
€ EURO → Alış: 4,11 / Satış: 4,12

Suriye’de Hristiyan Olmak

Editör
Editör
  • 25.09.2013

Syria ChristiansHepimizin aklına Suriye’de Hristiyanlar denince ilk olarak üç kişinin başlarının canice kesildiği video geliyor. Sitemizde de haberini yaptığımız o dehşet verici görüntülerden sonra artık Suriye’de Hristiyan varlığının kim tarafından nasıl tehdit edildiğine dair şüpheler azalmış oldu. Üstelik o görüntüler sadece onlarcasından biri. Görüntüsü internete düşmeyen katliamlar, adam kaçırmalar, yakılan-yıkılan kiliseler arasında Suriye Hristiyanları hala varlığını sürdürüyor. Kaçırılan iki piskoposla birlikte uluslararası kamuoyunun da dikkatlerinin odaklandığı bu büyük ve kadim toplum var olma mücadelesinde kırılma noktasında bulunuyor. Siyasetin çevrelediği, savaşın sınırlarını çizdiği bu mücadele nereye gidiyor?

Aris Nalcı’nın 2013’ün Mayıs ayında görüştüğü, Suriye’den göç eden Ermeni bir ailenin hikâyesini bazılarınız hatırlar. Bin bir güçlükle İstanbul’a gelen ve kendi Suriyelerine özlemle bakan bu aile için Hotbird’den yayın yapan Suriye kanalları, artık acının ve kederin canlı yayınını yapan ve her gün dişlerini söken bir kerpeten gibi. Zaruhi annenin şu ahını nasıl unutabiliriz; “Biz hiç bu olayların Halep’e kadar gelebileceğini düşünmüyorduk. Ama gel gör ki en beteri Halep’e oldu” derken bir yandan da iç geçiriyor: “Ah Halebs” (Ah Halebim) diye” Suriyeli bir Hristiyan için bolca “ah” ve çok az güven duygusu mevcut artık. Muhaberat korkusuyla geçen yılların ardından isyancı ve teröristlerin şiddetine tanık olmak travmayı büyütmüş durumda.

Bugüne kadar sadece Humus’tan 100 binin üzerinde Hristiyan göç etmiş durumda. Suriye halkının %8’ine tekabül eden Hristiyanlar savaş başladığından beri sanki eriyorlar. Şam ve Halep’te Hristiyan nüfus yoğunlaşıyor ve bu bölgelerde nispeten kalmakta direnenlerin sayısı fazla. Türkiye sınırına yaklaştıkça Hristiyanlar için ülke cehenneme dönmüş durumda. Vatikan’ın Suriye büyükelçisi Nuncio Mario Zenari’nin işaret ettiği gibi “Diğer tüm vatandaşlar gibi Hristiyanlar da dehşet verici savaşın sonuçlarından mustaripler. Bazen farklı kontrol noktalarında durdurulduklarında, Hristiyan olduklarını kanıtlayan kimliklerini gösterdiklerinde herhangi bir şiddete maruz kalmıyorlar. Ancak devam eden savaştan dolayı 100 bin civarında Hristiyan Humus’u terk etmek zorunda kaldı. Bunların birçoğu Crack des Chevailers ile Şam’a gitti.” Ülkenin merkezi ve Hristiyan bölgeler olarak tanımlanan yerlere doğru sıkışan Hristiyanlar için gelecek biraz karanlık. Özellikle Humus’ta ibadetlerini sürdürecek kilise bulmaları çok zor çünkü bölgede ki kiliselerin çoğu zarar görmüş durumda. Bazıları isyancıların karargahı haline geldi veya depo olarak kullanılıyor.

Bazı Hristiyanlar mevcut durumu farklı bir cephede karşıladı. İsyancı veya muhalif gruplarla yakın ilişki içinde olan hatta bu oluşumlarda aktif rolleri olan Hristiyan önderler var. Önceleri bölgesel çıkarları gereği daha büyük yoğunlukta katılım sağlayan Hristiyanlar’ın isyancılara desteği gün geçtikçe azalıyor. Özellikle iki önemli piskoposun kaçırılması bir öfkeye neden oldu. Bu arada kaçırılan piskoposların akıbeti hala belirsiz. Öldürülmüş olma ihtimalleri yüksek olsa da kaçıranların elinde büyük bir koz olarak iki önderi tutma ihtimali de yüksek.

Siyasi konjonktürün tamamen muğlaklaştığı Suriye’nin üzerinden duran kara bulutların gölgesinin en çok vurduğu halklardan biri Suriye Hristiyanları. Siyasi veya sosyal kimliklerini özgürce yaşayacakları, barış ve kalkınma içerisinde bir Suriye’yi hayal dahi etmiyorlar. En azından mirasları olan ülkelerinin savaştan bir an önce kurtulması ve geleceğe dair kalıcı bir çözüm şimdilik yeterli olacak gibi görünüyor.

Bu arada BM, AB, ABD gibi güçlerin Hristiyanlar için geliştirdiği kurtarma projelerinin de ülkelerin göçmen kotaları ve sınırlı yerleştirme planları arasında hedefine ulaşmadığını düşünenler kaygılı.

Dilerim bu istikrarsızlık ve şiddet ortamı içinden yeni bir Suriye hedefi çıkar ve Hristiyanlar için yeni bir gelecekten söz edilebilir. (SAT-7 TÜRK, Gökhan Talas)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ