SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 4,07 / Satış: 4,09
€ EURO → Alış: 4,97 / Satış: 4,99

Suriyeli Hristiyan göçmenler konuştu: “Merak etmeyin, kalıcı değiliz”

Suriyeli Hristiyan göçmenler konuştu: “Merak etmeyin, kalıcı değiliz”
  • 05.09.2014

Savaş öncesinde Suriye nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan Hıristiyanlar, hızla Avrupa’ya göç etmeye devam ediyorlar. Avrupa’ya giderken, güvenli bir transit ülke olarak gördükleri ülkelerin başında da Türkiye geliyor. Agos’tan Emre Can Dağlıoğlu’nun haberine göre, Türkiye’deki kısa süreli misafirliklerini, Beyoğlu Süryani Kadim Meryem Ana Vakfı ve Süryani toplumunun özverili çabalarıyla ayak duran Yedikule’deki misafirhanede geçiriyorlar.

Yedikule Meryem Ana Kilisesi’nin sokağına girdiğimizde, bizi artık alışık olduğumuz bir görüntü karşılıyor. Kaldırımda toplanmış, mümkün olduğunca kontrollü olmaya çalışan, sesini alçaltabildiği kadar alçaltan ve her hallerinden tedirgin ve ‘yabancı’ oldukları belli bir insan topluluğu: Suriyeli mülteciler. Fakat hikâyeleri biraz farklı, hepsi Hıristiyan. Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Ermeniler, Latin ve Rum Katolikler, Arap Ortodokslar…  Hepsi ‘geçici’ olarak Türkiye’de. Bu kısa ‘misafirlik’ sürelerini, Beyoğlu Süryani Kadim Meryem Ana Vakfı’nın çabalarıyla ayakta kalan bir misafirhanede geçiriyorlar.

2 yıllık çalışma

Vakıf, bu çalışmayı yapmaya yaklaşık 2 yıl önce başladı. Suriye’den gelen yoğun göçle, İstanbul’a gelen Hıristiyanlara yardım sağlayacak bir organizasyona ihtiyaç duyulması üzerine, Süryani Metropoliti Mor Filüksinos Yusuf Çetin gözetiminde. Süryani toplumundan 20 kişiden oluşan bir heyet kurulduğunu söyleyen vakfın yönetim kurulu üyelerinden Turgay Altınışık, ilk önce gelen Hıristiyanları kiralanan bir otelde 40 gün konaklamalarını sağladıklarını, bu süre içerisinde Yedikule’deki evi restore ettirdiklerini belirtiyor. 55-60 kişinin barınabildiği bu evde, şimdiye kadar yaklaşık 1.500 kişi ağırlanmış. Gelenlerden uzun süre kalanlar da oluyor, 3 gün içerisinde Avrupa için vizesini alıp giden de…

En büyük şikâyet

Gıda, giyecek ve iletişim dâhil mültecilerin her türlü ihtiyacının karşılandığı bu ev dışında, vakıf Selimpaşa’da 120, Bakırköy’de 40 mülteciye de gıda yardımı yapıyor ve bu yardımların hepsi, Süryani toplumundan gelen bağışlarla karşılanıyor. Altınışık’ın en büyük şikâyetlerinden birisi de bu zaten. Avrupa, ABD ve Türkiye’den birçok yardım kuruluşu ve STK’nın kendilerini ziyaret ettiğini, ancak arkasının hiçbir zaman gelmediğini söylüyor. Şimdiye kadar dışarıdan destek veren tek kuruluş, iki kez büyük gıda yardımı yapan Kızılay. Devletin her konuda kendilerine çok yardımcı olduğunu söyleyen Altınışık, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Ahmet Davutoğlu’yla Hıristiyanlara özel kamp yeri için görüştüklerini ve derhal Mardin’de kampın kurulduğunu anlattı. Fakat Süryani kiliselerine başvuran mültecilerin hiçbiri kampa gitmek istemediğinden, kamp işlerlik kazanmamış, ta ki Irak’taki Ezidiler, Türkiye’ye sığınana kadar.

Neden kampa gitmek istemediklerini, onlarla sohbet edince anlıyorsunuz. Çünkü kamp onlar için, bir anlamda Türkiye’ye yerleşmek, uzun süreli olarak burada kalmak demek. Hâlbuki onların sohbetlerinin tek ortak konusu, çıkmasını bekledikleri Almanya, Hollanda veya İsveç vizeleri. Çünkü hiçbiri Türkiye’de kalmaya niyetli değil, bir an önce akrabalarının yanına gidebilmeyi düşünüyorlar. Türkiye, onlar için savaştan uzak ve güvende oldukları transit bir ülke yalnızca.

Çocuklar tehlikede

Şu anda evde misafir olanların çoğu, Kamışlı veya Haseki’den geliyor, son döneme kadar savaşa rağmen orada kalmaya direnenler… Ancak, özellikle IŞİD’in bölgedeki etkinliğinin artmasıyla, ülkelerine dair son umutlarını da kaybetmişler. Çocuklar, ülkelerini terk etmelerine sebep olan kaygının temelini oluşturuyor. Bu haber yayımlandığında İsveç’e ulaşmış olacak olan üç çocuk annesi Aleda, ‘Kızlarımın kaçırılması korkusuyla orada yaşayamazdım’ diyor. Zira son dönemde, özellikle Hıristiyanların çocuklarının kaçırılması ciddi oranda artış göstermiş.

Haseki’de camcılık yapan Abrohom, Hıristiyanların çok zengin ve savunmasız oldukları düşüncesi yaygın olduğu için, IŞİD’in onlara yöneldiğini söylüyor. Evin mutfağından sorumlu olan Hasekili Ermeni Katolik Hrayr, ablasının çocuğunu 2 ay önce kaçırdıklarını ve fidye karşılığından serbest bıraktıklarını anlatıyor. Evin en yaşlısı, 74 yaşındaki David Amca için de kaçmasının sebebi çocukları. “Onları merakta bırakamam” diyerek, toplanıp gelmiş İstanbul’a. Almanya’ya gitmek için vize bekliyor. Bu yaşta yeni bir hayata başlama cesaretiyle, etrafına bir biçimde umut aşılıyor. Belki de bu yüzden hep gülmeye çalışıyor. Ancak laf arasında öyle bir cümle ediyor ki, o hissi saklamak için sürekli güldüğü anlaşılıyor: “Toprağımda ölemeyeceğim için çok üzgünüm.”

‘Rejim sayesinde…’

Suriye’nin kendileri için bu tür olaylarla tekinsiz bir yere dönüşmesinin suçunu, muhalif gruplara yüklüyorlar. Çoğu Esad rejimini desteklemese de, kendileri için zararsız, hatta güvenilir görüyor. Abrohom, devlete ait bölgelerin kendileri için güvenli olduğunu anlatırken, ekliyor: “Rejim sayesinde kaçabildik.” Kendileri için en güvenilir kaçış güzergâhının Kamışlı’dan uçakla Şam ve Beyrut aktarmalı İstanbul’a gelmek olduğunu söylüyorlar, çünkü Kamışlı Havaalanı ve Şam, rejimin kontrolünde. Karayollarını, Türkiye sınır kapılarına giden güzergâhın muhalif grupların kontrolünde olduğu için tercih etmiyorlar.

Suriye hayali ise onlar için halen bitmiş değil. Savaş biterse geri dönmek isteyip istemeyeceklerini soruyorum, çoğu hiç düşünmeden, “Evet” diyor gülümseyerek, “Suriye’nin eski halinden güzel bir yer olamaz…” Kamışlılı avukat Gabi’nin ise suratı asık, zorla dökülüyor kelimeler ağzından: “Eski haline dönmesi diye bir şey yok. Ben de çok isterim gitmeyi ama imkânsız.” Hrayr ise tam tersine, Turgay Bey’i gösteriyor ve gülerek, “10 gün izin versin, şimdi gideyim Haseki’ye” diyor kırık Türkçesiyle. Türkçesini duyunca şaşırıyorum, nereden öğrendin diyorum, coğrafyanın bir başka acı sayfası açılıyor. “Ben aslen Kızıltepeliyim” diyor ve ekliyor: “Mezbahadan [Arapça kıyım] sonra Kamışlı’ya göçmüş ailem, dedem de babam da Türkçe bilirdi.”

Aynı zamanda Hrayr, en uzun süredir burada olanlardan. 2013 Mayısı’nda gelmiş Türkiye’ye, Haseki’deki 1.500 kişilik lokantası bombalanarak yerle bir edilmesinden hemen sonra. Ailesiyle gelmiş Türkiye’ye, çocuklarına İsveç vizesi verilmiş, eşini ise kaçak yollarla İsveç’e yollamayı başarmış. Kendisi ise paramparça olmuş artık, sadece bekliyor; en azından ailesine kavuşabileceği günü bekliyor. Bu özlemle ne söylese gözleri doluyor, boğazı düğümleniyor.

‘Paramparçayız’

Türkiye’de Suriyelilere yönelik saldırılardan bahsediyorum, çoğu şaşırıyor. Türkiye’ye girişte hiçbir zorlukla karşılaşmamışlar vsuriyelie kilise çevresi dışında bir yer görmedikleri için de olan bitenden haberleri olmamış. Bir tek Gabi, neler olduğundan haberdar, yine sinirle başlıyor söze. “Bunu kesin yaz habere” diyor ve Türkiye’ye şu mesajı veriyor: “Biz paramparçayız. Çoğumuz ailesinden, eşinden, çocuklarından ayrı. Tek derdimiz güvenli bir yerde yaşamak. Zaten burada kalmayı düşünmüyoruz. Kimse merak etmesin, kalıcı değiliz.” Bir de Turgay Bey’e dönüyorum: “Süryani toplumu içinde Suriyelilerden rahatsız olan var mı?” Çok kesin bir ifadeyle cevap veriyor: “Biz 1915’i yaşadık. Böyle hissetmemiz mümkün değil.”

 

Aziz George, İskenderun’da Ayinlerle Anıldı!
Aziz George, İskenderun’da ismini taşıyan kiliselerde düzenlenen ayinlerle ölüm gününde anıldı. Aziz George Bayramı dolayısıyla, İskenderun Aziz George Rum Katolik...
Berlin’de “Birliğin Evi” İnşa Edilecek
Berlin’de sinagog, cami ve kilisenin bir arada olacağı, ‘’Birliğin Evi’’ adlı bir yapı inşa edilecek. “House of One” organizatörleri, projenin...
Her Yıl Bin Kişi “Şeytan Çıkarma” İçin Kiliselere Talepte Bulunuyor
Belçika’da İlahiyat Profesörü Rik Torfs, her sene neredeyse bin kişinin “şeytan çıkarma” talebiyle kiliseye talepte bulunduğunu açıkladı. Belçika’nın Flemenkçe yayın...
Dijital Dünyada 7 Ölümcül Günah!
BTC’nin (BlockTower Capital) CEO’su birkaç gün önceki paylaşımında, Katolik Kilisesindeki yedi ölümcül günahın şimdiki konjonktür’de yansımalarını gözler önüne serdi. Dijital...
Tunguska Meteoru Büyüklüğündeki Bir Asteroit Dünyayı Sıyırdı Geçti!
30 Haziran 1908 tarihinde Sibirya’nın orta kesimlerindeki Tunguska Irmağı yakınlarına düşen meteor büyüklüğündeki bir asteroidin dünyanın çok yakınından geçtiği açıklandı....
Trump ve Macron 1915 Olaylarına Değindi
ABD Başkanı Donald Trump 1915 olayları için Ermenice büyük felaket anlamına gelen ‘Meds Yeghern’ beyanını kullandı. Fransa Devlet Başkanı Emmanuel...
St. Boniface Kilisesi’nin Kapıları Evsizler İçin Gece Boyu Açık!
San Francisco’da bulunan St. Boniface Kilisesi, yaklaşık 15 sene önce barınma ihtiyacı olan insanlar için kapılarını açmaya başladı. Neredeyse her...
Ukrayna’dan, İstanbul Ekümenik Patrikhanesi’ne Özerklik Başvurusu!
Ukrayna Hükümeti, Rus Ortodoks Patrikhanesi’nden bağımsız olmak için İstanbul Ekümenik Patrikhanesi’ne başvurdu. Ukrayna’da oluşumu hedeflenen milli kilisenin özerlik başvurusu için...
Afrika Kıtasının İkiye Bölünme Tehlikesi!
Kenya’nın güneybatısında büyük bir çatlak oluştu. Bilim insanları bu çatlağın Afrika kıtasının ikiye bölünmesinin başlangıcı olabileceği değerlendirmesinde bulundu. DN’nin sosyal...
Hristiyan Topluluk Çatışmalar Yüzünden Ormanda Mahsur Kaldı!
Ordu güçleri ile ayrılıkçı gruplar arasındaki şiddetli çatışmalar sebebiyle Hristiyan Kaçin etnik topluluğuna mensup 2 bine yakın sivil, çevredeki ormanlarda...
İki Hristiyan Kilisenin Önünde Öldürüldü
Pakistan’ın Ketta kentinde bulunan bir kilisenin önünde duran iki Hristiyan motosikletli saldırganlar tarafından başlarından vurularak öldürüldü. Yetkililer, bu ay bölgedeki...
Fransa Karıştı: Macron’dan “Kiliseye Siyaset Daveti”
Katolik Kilisesi Episkoposlar Konferansı’na giderek “kiliseyi toplumu ilgilendiren konularda görüş belirterek siyasete davet eden” Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkedeki laiklik...
Cep Telefonuyla Şeytan Çıkarma Ayini
İtalya’da son birkaç yılda “şeytan çıkarma” taleplerinin 3 katına çıkması ve Vatikan’dan onaylı “şeytan çıkarıcıların” talebi karşılayamaması nedeniyle bu alanda...
Emekli Papa XVI. Benedikt’in 91. Yaş Gününü Kutlandı
Almanya’nın Marktl şehrinde 16 Nisan 1927 tarihinde dünyaya gelen tam adı Joseph Aloisius Ratzinger olan emekli ve bir önceki Papa 16. Benedikt...
Ortadoğu’daki Hristiyanların Gelecek Kaygısı
Suriye’de devam eden şiddetli çatışmalar sebebiyle ülkede ikamet eden hemen hemen her kesim büyük zarar gördü. Zarar gören kesimler arasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ