SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 3,88 / Satış: 3,89
€ EURO → Alış: 4,57 / Satış: 4,59

“Umut Utandırmaz”

Soner Tufan
Soner Tufan
  • 07.09.2016

SONER TUFAN

Son bir yıl içinde yaşadıklarımızın daha önce yaşanabileceğini biri söylese inanmazdık.

Kısa bir dökümünü yaparsak;

7 Haziran 2015’teki seçimler önemli bir milattı. En dikkat çekici sonuç HDP’nin Türkiye partisi olma yolunda yüzde 13.2 civarında bir oy alıp 80 milletvekili çıkararak Meclis’te 3.parti oldu.

Sonuçlar Türkiye’nin koalisyon istediği şeklinde okunabilirdi.

Lakin yasal süre içinde, tek başına iktidar olabilecek oyu alamayan 1.parti AKP’nin olmasına rağmen koalisyon kurulamadı, aslında sanki o dönemde her şey koalisyonun kurulamaması üzerine kuruluydu.

Dolayısıyla genel seçimlerin yinelenmesine karar verildi. 1 Kasım’da seçimler yenilendi. Hem HDP hem de MHP ciddi oranda milletvekili kaybı yaşadı. CHP bile küçük de olsa geriledi. Bütün bu kayıplar seçim sloganını istikrar üzerine oturtan AKP’nin hanesine yazıldı.

Ne var ki seçim sonuçları özellikle doğuda yaşanan Hendek savaşlarını engelleyemedi. Kısa bir süre içinde neredeyse 1980li yıllarda yaşanan terör ortamı geri gelmiş gibi bir etki yarattı. Bugün şamar oğlanına dönüştürülmeye çalışılan ülkemizde gelen gidenin vurduğu bir arena haline geldi.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi büyük bir sorun yumağı haline gelmiş sığınmacıların topluma entegre edilememesi ve eğitim alamayan çocukların sokaklara çıkması başka toplumsal sorunlar oluşturdu.

Bir anda onca sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkemizde kaos ortamı daha da arttı.

Dış politikada yaşanan sorunlar durumu daha da ağırlaştırdı. Aynı anda birçok cephede savaşmak ülkemizi yordu.

En kötüsü de IŞİD’in rutin aralıklarla son bir yılda yaptığı 14 bombalı eyleme her ay yenisinin eklenmesi oldu.

Özellikle Gaziantep’teki saldırıda ölen 54 kişinin 30 tanesinin 18 yaşından küçük çocuklar olması ve hatta canlı bombanın da 14 yaşında bir çocuk olması durumu daha da dramatik bir hale getirdi.

Öyle ki bir yandan PKK’nın doğudaki saldırıları ve rutin aralıklarla gerçekleştirilen IŞİD eylemleri ülkemize bir türlü nefes aldırmadı.

Tabii ki en son ve en büyük tahribat 40 yıldır gizli bir şekilde ülkede örgütlenen FETÖ’nün ne kadar derin ve etkili bir şekilde devlet aygıtlarını ele geçirdiği, 30 Ağustos YAŞ kararlarıyla mevzi kaybedeceğini anlayarak darbe yapmak için 15 Temmuz’daki girişimi ülkenin zaten başından aşkın olan sorunlarını daha da büyüttü.

Bu kalkışma her ne kadar kötü bir şey olsa da cumhuriyet tarihi boyunca yaşanmayan bir ilke de imza atılmış oldu.

Ülkeyi bölmek, ele geçirmek ve hakim olmak için askeriyenin tankını, uçağını ve silahını kullanmak için bir darbe kalkışmasına girişenlere karşı halk topyekün bu darbe girişimine karşı sokaklara döküldü.

Bu darbe girişimiyle ilgili tam olarak resmin tümünü göremesek de hem halkın sokakta sesini yükseltmesi, korkmadan tankların önüne kendini atması, tüm siyasi partilerin birlik içinde aynı fikirde birleşerek tek ve yüksek bir ses yükseltmesi, askeriye içinde vatanına ihanet etmeyecek neferlerin olağanüstü fedakarlıkları, polisin ve tüm güvenlik birleşenlerinin karşı çıkmasıyla bir gün geçmeden darbe girişimi önlendi.

Darbeci teröristlerin amaçlarına ulaşmak için Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast girişimi ve her yerde gerçekleştirdikleri eylemler bu çağda yetişen neslin de darbe korkusunu yaşamasına neden oldu.

Aslında ülkemiz direkten döndü. Zira Tayyip Erdoğan’ın tek bir telefonla görüntülü olarak bir haber kanalına bağlanıp halkı sokağa davet etmesi, (ki bu da  basın özgürlüğünün herkese bir gün lazım olduğunu gösterdi) ardından gelen demokrasi buluşmaları halkı da, siyasetçileri de birleştirdi.

Sonrasında hepimizin bildiği gibi tam bir tasfiye hareketi başladı. Düzmece davalarla içeri tıkılan onurlu komutanların açıklamaları hepimizi dehşete düşürdü, zira devletin neredeyse tüm birimlerinin, ordunun, eğitimin ve bakanlıkların nasıl işgal edildiği net bir şekilde gördük.

Elbette siyaset hayatı boyunca en samimi şekilde aslında en kalbi duygularıyla aldatıldığını ve kandırıldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı’mız “Allah da halkımız da bizi affetsin” dedi.

Kamuda 100 bine yakın çalışan ya açığa alındı, ya da uzaklaştırıldı, okullar, televizyon ve radyolar, gazete ve dergiler kapatıldı. Onlarca dernek ve vakıfın kapısına kilit vuruldu. İş dünyasına neşter vurulup birçok kişinin örgütle bağlantısı nedeniyle malvarlıklarına el konuldu. Cumhurbaşkanı, başbakan, ana muhalefet partisiyle MHP’nin liderinin Yenikapı’da milyonlarca insanın buluşup aynı sözcük üzerinde buluşmaları çok özeldi. Darbeci örgütün önü belki de şimdilik kesilmiş oldu.

Tabii ki mücadele devam edecek, ancak şu da kesin ki devletin tekrar cumhuriyetin kurucu ilkelerine dönmesi gerektiğini, laikliğin, liyakatın yeniden benimsenerek demokratik bir sistemin bina edilmesi gerektiğine herkes şahit oldu.

Darbenin savuşturulası ve yarattığı tahribatın bilançosunun çıkarılması üzerine tam da düze çıkıyoruz derken yeniden ve daha alçakça terör örgütlerinin saldırıları yeniden yükseldi.

Hele geçtiğimiz günlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik suikast girişimi atraksiyonların bitmeyeceğini de göstermiş oldu.

Bütün bu yaşananlar sonucu ne düşüneceğimizi ve olanları nasıl anlamlandıracağımızı düşünmekten yorulduk.

Oysa her ne olursa olsun iyi bir yurttaş olarak ülkemizin korunmasına ve ülkemizin geleceğini ipotek altına almak isteyenlere karşı şiddet içermeyen yapıcı desteği verebiliriz.

Kim ne yapmaya çalışırsa çalışsın Tanrı’nın elinin ülkemizin üzerinde olduğunu anımsamaya ihtiyacımız var.

Bu ülke rastgele insanların istedikleri gibi at oynatacakları ve çirkin emellerini gerçekleştireceği bir ülke olmayacak.

Her durumda iyilik için etkin olan Tanrı yeniden yazılan tarihimize elinin üzerinde olduğunu net bir şekilde gösterecektir. Tanrı bizim yanımızda duracak ve bizi terk etmeyecek. Bizi koruyacak ve kollayacak. Bizim hem öncümüz hem de artçımız olacak.

En önemli sorumluluğumuz her gün Tanrı’ya dua etmek ve ülkemizin esenliği için Rab’be yalvarmaktır. Her günün sabahında ülkemizi Tanrı’nın önüne getirmektir. Olaylara bakmak yerine Tanrı’ya bakalım. O’na bakanlar her gün umutla dolarlar.@sonertufan

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ