21 Nisan 2021 Çarşamba

1600 yıllık kilise kalıntısı üzerine türbe ve mescit

fft81_mf1948737Radikal gazetesinin haberine göre, Diyarbakır’da 2007’de ortaya çıkarılan ve 1’inci derecede tescilli alan ilan edilen 1600 yıllık kilise kalıntısının üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından türbe ve mescit yapılıyor.

Daha önce de onlarca örneğine rastladığımız uygulama Diyarbakırlı birçok çevrenin tepkisini çekti. Uzun süre korumasız bırakıldı

Diyarbakır’da bazı çevrelerin söz konusu alanın Diyarbakır’ın ilk Müslüman Valisi Sahabe Sultan Sasa’nın türbesi olduğunu ileri sürmesi üzerine, dönemin Valisi Hüseyin Avni Mutlu Dicle Üniversitesi’nden görüş istedi. Üniversiteden gelen bilimsel görüşün de müze ile aynı paralelde olması sonucu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kazıda ortaya çıkan tarihi yapının korunması için söz konusu 5 no’lu parseli 1’inci derece arkeolojik sit alanı ilan etti. Kurul Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden alanda açığa çıkan yapıların belgelenip konservasyonlarının yapılarak korunması ve turizme kazandırılması için proje hazırlamasını istedi. Alanı korumak ile görevli Vakıflar Bölge Müdürlüğü uzun süre koruma tedbiri alamayınca, kazıda ortaya çıkan tarihi kalıntılar tahrip edildi. Çevredeki bazı esnaf ise gün ışığına çıkarılan 1600 yıllık tarihi yapının bulunduğu alanı çöple doldurdu.

Vakıflar diretti, kurul kararını değiştirdi

Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Sultan Sasa türbesi iddiasını dile getiren çevrelerin baskısı üzerine yeniden Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na başvurarak, SİT koruma alanı kararının değiştirilmesini istedi. Kurul, başvuru üzerine Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne kalıntıların konserve edilip koruma önlemlerinin alınması ve sergilenmesine imkân vermek şartı ile üzerinde türbe ve mescit yapılması onayını verdi.
Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Koruma Kurulu’ndan aldığı izin ile 1600 yıllık kilise müştemilatı üzerinde türbe ve mescit yapılması kararını alarak, Ocak 2013’te ihale yaptı. Mescidin yapımına başlanırken, alt kısımda çıkan tarihi kalıntıların korunmadığı, alttaki kalıntılar gözetilmeden demir kolonların, çıkan arkeolojik kalıntılar üzerine veya içine yerleştirildiği ve üzerinin demir kolonlar ile kapatıldığı görüldü.

‘Ulu Cami’nin yanında mescide mi ihtiyaç var?’

Diyarbakır Mimarlar Odası Başkanı Necati Pirinççioğlu, yapılan kazılarda ortaya çıkan tarihi kalıntıların kilise müştemilatı olduğunu, bu nedenle koruma kurulunun önce alanı 1’inci derece sit alanı olarak tescillediğini belirterek şunları söyledi:
“Ancak, bazı çevreler ve vakıflar, ortaya çıkan kalıntıların bilinçli olarak tahrip edilmesine koruma tedbiri almayarak göz yumdular. Sultan Sasa Türbesi bu bölgeden 1925 yılında taşınmış. Biz cami ve mescit yapılmasına karşı değiliz. Dünyada 5’inci Haremi Şerif olarak kabul edilen Ulu Cami’nin hemen yanı başında mescide mi ihtiyaç var ki tarihi kalıntıların üzerine mescit yapıyorlar. Bazı çevreler, ulusal ve uluslararası alanda çok dilli, çok inançlı ve çok kültürlü olan bu kentin kimliğini değiştirmek için algı kampanyaları yürütüyor. Bu doğru bir anlayış değildir. Tarihi yapılarımızı korumamız gerekiyor.”

‘Türbe kalıntısı yok ama kayıtlarda orası türbe’

Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen ise vakıfların kayıtlarında söz konusu yerin Sultan Sasa Türbesi ve mescidi olarak göründüğünü, ancak kazı yapılırken bir türbe kalıntısına rastlanmadığını belirtti. Evsen, “Bizim orada yaptığımız mescit ve temsili türbe inşaatı Koruma Kurulu’nun kararına göre yapılmaktadır. Alt kısımda çıkan kalıntılar korunacak, zemin cam ile kapatılacak ve üstte namaz kılan biri alttaki kalıntıları rahatlıkla görebilecek. Alt kısmın ışıklandırması da yapılacak. İsteyen kişi mescidin altına inerek o tarihi kalıntıları görebilecektir” dedi.
Sultan Sasa kimdir?
Diyarbakır, İslam’ın efsane komutanlarından Halid bin Velid tarafından 639 yılında fethedilirken yaralanan sahabe Sultan Sasa kente ilk Müslüman vali olarak atandı. 2 ay sonra Sahabe Sultan Sasa vefat edince, bugünkü Hasan Paşa Hanı karşısında bulunan Küçük Cami avlusuna defnedildi. 1925 yılında dönemin Belediye Başkanı Nazım Önen tarafından yıktırılan caminin yerine park yapıldı. Sultan Sasa’nın türbesi de Yenişehir semtinde bulunan ve bugün imara açıldığı için üstüne konutlar yapılan Rızvanağa Mezarlığı’na taşındı. Bazı tarihi kaynaklarda ise Sultan Sasa Türbesi’nin 1925 yılında Gazi Caddesi’nin genişletilmesi esnasında, bugünkü cadde sınırlarında kaldığı için yıkıldığı belirtiliyor. 5 no’lu parselde 2007 yılında yapılan kazılarda da bu alanda herhangi bir türbe kalıntısına rastlanmamıştı.

Haitili Episkoposlar, Katolik Rahiplerin ve Rahibelerin Kaçırılmasını Kınadı

Pazar günü Haiti'de yedi Katolik rahip ve rahibe fidye için kaçırıldı.Beş rahip ve iki rahibe başkent Port-au-Prince...

Jamaika Kilisesi’ne Kadına Yönelik Şiddet Uygulamalarına Karşı Çağrı

Batı Hint Adaları Başepiskoposu Howard Gregory, Jamaika'daki Kiliseyi, bazı uygulamalarının kadınlara yönelik şiddeti meşrulaştırmak için kullanıldığını kabul...

Katolik Kilisesi Yoksulların ve Savunmasızların Hizmetinde

Etiyopya'daki Katolik Kilisesi, Sosyal ve Kalkınma Komisyonu aracılığıyla, ihtiyaç sahiplerine destekte bulunmaya çalışıyor. Komisyon geçen yıl ülkenin...

George Floyd Davasında Karar Açıklandı

ABD'de siyahi George Floyd'un öldürülmesiyle ilgili davada eski polis Derek Chauvin, hakkındaki 3 suçlamanın tamamından suçlu bulundu.ABD'nin...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi