SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 6,10 / Satış: 6,12
€ EURO → Alış: 6,59 / Satış: 6,61

Başbakanlık açıklaması: “Ermeni Patrikhanesi’nce düzenlenecek dini bir törenle, Osmanlı Ermenileri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de anılacaktır”

Başbakanlık açıklaması: “Ermeni Patrikhanesi’nce düzenlenecek dini bir törenle, Osmanlı Ermenileri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de anılacaktır”
  • 21.04.2015

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı, 24 Nisan öncesinde resmi bir açıklama yayımladı. Açıklamada “1915 yılında, tehcir sırasında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bir kez daha saygıyla anıyor, çocuklarının ve torunlarının acılarını paylaşıyoruz” deniyor.

“Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış döneminde hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerine ilişkin” ibaresiyle başbakanlık sitesinde yayımlanan taziye mesajında, “Osmanlı Ermenilerinin hatırasına ve Ermeni kültürel mirasına sahip çıkmak Türkiye için tarihi ve insani bir görevdir” deniyor.

24 Nisan 2014’te dönemin Başbakanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan taziye mesajı hatırlatılarak “Türkiye ve Ermenistan’ın, birlikte, kendilerine yakışır bir törenle’ Osmanlı Ermenilerini anmaları çok daha anlamlı olurdu” ifadelerine yer verilen taziye mesajında Ermeni Patrikhanesi’nde 24 Nisan’da düzenlenecek ayinden de bahsediliyor.

‘Adil hafıza’ve ‘ortak gelecek’ kavramlarının vurgulandığı metinde “acılarımızın hafiflemesi için hayatını kaybedenleri hatırlamak kadar, geçmişle dürüstçe yüzleşmenin de önemli olduğuna inanıyoruz” denirken “Ne var ki, her şeyi tek bir kelimeye indirgeyerek, sorumluluğu genellemeler yoluyla sadece Türk milletine yüklemek, hatta bunu bir nefret söylemiyle birleştirmek vicdanen de hukuken de sorunludur” ifadeleri kullanıldı.

1915’in ‘tehcir’ olarak tanımlandığı açıklamada, “ tehcir sırasında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bir kez daha saygıyla anıyor, çocuklarının ve torunlarının acılarını paylaşıyoruz” deniyor.

Açıklamanın tam metni şöyle:

“Osmanlı İmparatorluğunun son yıllarında, asırlardır barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşamış olan farklı etnik ve dini kökenden pek çok Osmanlı vatandaşı, hafızalarda derin izler bırakan büyük acılar yaşadılar.

Birinci Dünya Savaşı koşullarında bu acıları yaşayan, farklı etnik ve dini kökene mensup milletlerin torunları olarak yaşananları anlıyor, hayatını kaybeden masum Osmanlı Ermenilerini saygıyla anıyor, torunlarına taziyelerimizi sunuyoruz.

Osmanlı Ermenilerinin hatırasına ve Ermeni kültürel mirasına sahip çıkmak Türkiye için tarihi ve insani bir görevdir.

Bu anlayışla, bu yıl 24 Nisan günü davutoglu1

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönemde, 23 Nisan 2014 tarihinde yayınladığı mesajda belirtildiği gibi, ‘Türkiye ve Ermenistan’ın, birlikte, kendilerine yakışır bir törenle’ Osmanlı Ermenilerini anmaları çok daha anlamlı olurdu.

Tarih siyasete alet edilmediğinde, bu olgun ve erdemli duruşun gerçekleştirileceğine inanıyoruz.

Kadim Anadolu medeniyeti tarihimize sahip çıkmayı, sevincimizi ve acımızı birlikte anmayı, yaralarımızı birlikte sarmayı ve geleceğe birlikte bakmayı öğretmiştir.

Hrant Dink’in ölüm yıldönümü vesilesiyle 20 Ocak 2015 tarihinde yayınladığım mesajda ifade ettiğim üzere ‘iki kadim halkın birbirini anlama ve birlikte geleceğe bakma olgunluğuna ulaşmaları mümkündür.’

Bugün de, tarihi sorumluluğumuzun ve insani görevimizin bir gereği olarak, acılar arasında ayırım gözetmeden yüzyıl önce yaşanan olaylarda hayatını kaybedenleri saygıyla hatırlıyoruz,

Öte yandan, acılarımızın hafiflemesi için hayatını kaybedenleri hatırlamak kadar, geçmişle dürüstçe yüzleşmenin de önemli olduğuna inanıyoruz.

Birinci Dünya Savaşı’nda yaşananların nedenlerini ve sorumlularını tespit etmek mümkündür

Ne var ki, her şeyi tek bir kelimeye indirgeyerek, sorumluluğu genellemeler yoluyla sadece Türk milletine yüklemek, hatta bunu bir nefret söylemiyle birleştirmek vicdanen de hukuken de sorunludur

Yüz yıl önce Türk ve Müslüman Osmanlı vatandaşlarının maruz kaldığı sürgün ve katliamların derin izleri bugün de hafızalardadır.

Bu gerçeği görmezden gelmek, acılar arasında ayırım gözetmek, tarihi bakımdan yanlış olduğu kadar vicdanen de kabul edilemez.

Nitekim geride bıraktığımız yıllar, çatışan hafızaların birbirine dayatılmasının sonuç getirmeyeceğini göstermiştir.

Bu çerçevede, tüm Osmanlı vatandaşlarının hafızasına ve vicdanına saygı gösterilmesi, seslerine kulak verilmesi gerekmektedir.

Hakikate ulaşmak için adil hafıza, duygudaşlık, saygılı bir dil, makul ve nesnel bakış yeterlidir.

Türkiye, tüm görüşlerin serbestçe dillendirilip, özgürce tartışılabildiği, her türlü belge ve bilginin soruşturulabildiği bir ortam sağlayarak, ortak geleceği inşa etme hedefi doğrultusunda önemli pozitif adımlar atmaktadır.

Yüz yıl önce, sevinç ve hüzünde aynı kaderi paylaşmış iki halkın torunları olarak bize düşen ortak sorumluluk, yüzyılın yaralarını sarıp, insani bağlarımızı yeniden tesis etmektir.

Türkiye, bu sorumluluğa kayıtsız kalmayacak, dostluk ve barış için elinden geleni yapmaya devam edecektir.

Bütün üçüncü taraflara da tarihi yaraları deşmek yerine, adil hafızaya ve ortak barışçıl geleceğe dayalı bir tutum benimsenmesi çağrısında bulunuyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, 1915 yılında, tehcir sırasında hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini bir kez daha saygıyla anıyor, çocuklarının ve torunlarının acılarını paylaşıyoruz.”

 

 

Burkina Faso’da Kiliseye Saldırı!                                       24 Kişi Feci Şekilde Can Erdi
Burkina Faso’da Yagha kentinde bir kiliseye düzenlenen silahlı saldırıda 24 kişi yaşamını yitirdi. Yaralanan 18 kişi de tedavi için çeşitli hastanelere...
Kilise İbadetinde Çıkan İzdihamda 20 Kişi Hayatını Kaybetti
Tanzanya’da Pentekostal bir kilisenin düzenlediği toplantı sırasında çıkan izdihamda en az 20 kişi hayatını kaybetti. Yüzlerce Hristiyan, geçtiğimiz Cumartesi günü...
Çin’de Kutsal Kitaplar Toplatılıyor
Yeni bir rapora göre, Çin’de hükümet yetkilileri son aylarda ‘yasadışı yayınları’ ortadan kaldırma çabasının bir parçası olarak Hristiyanlığa yönelik yoğun...
Mozambik’te, IŞİD Bağlantılı Kriz Tehlikesi Gündemde
Son 2 yıldır, Afrika’nın Kuzey Mozambik’teki Cabo Delgado Bölgesi’nde insani kriz yaşanıyor. Bu bölge, yüzlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan...
Ortodoks Kiliseler, Mültecilerle Mücadele Ediyor
Ortohodoxia Haber Ajansı, on binlerce mülteciye ev sahipliği yapan Kuzey ve Doğu Ege adalarındaki gergin durumun ‘patlamaya hazır bomba’ gibi...
Hristiyan Kasabasına Irkçı Saldırı Gerçekleşti
İsrail’in Kuzey Bölgesi’nde bulunan çoğunlukla Arami Hristiyanların yaşadığı Jish kasabasında, Hristiyanlara ait araçların lastikleri kesilmiş halde bulunurken, araçlarda ve binalarda...
Black Metal Topluluğundaki İmajı İçin Kiliseleri Kundakladığını İtiraf Etti
ABD’de 22 yaşındaki bir genç, üç kiliseyi kasten ateşe vermekle suçlandı. ‘Black metal’ müzik yapan bir grupta yer alan genç,...
Pakistanlı Hristiyanlar Uluslararası İnsan Ticaretinin Kurbanı Oluyor
Geçtiğimiz bir yıl içerisinde 600’e aşkın Hristiyan genç kız Pakistan’dan Çin’e gelin olarak satıldı. Associated Press haber kaynağından alınan bilgilere...
Çoğu Hristiyanın Kiliseye Gitmesinde Çocuk Hizmetleri Etkili
Yeni bir Barna araştırmasında, her 10 kilise topluluğunun yaklaşık 6’sının, mevcut kiliseleri seçmelerinin başlıca nedeni olarak çocuklara yönelik hizmetlerin varlığı...
“Overcomer” Filmiyle İsa Mesih’e İman Ediyorlar
“Overcomer” adlı Hristiyan filminin, vizyona girmesiyle 3 hafta içinde Amerika Birleşik Devletleri’nde en iyi filmler arasında yer aldı. Filmin yönetmeni...
Çin’de Hristiyanlar Kriz Bölgesinde Müjdeyi Duyurmaya Devam Ediyor
Elçilerin İşleri 5:29’da, ‘insanlardan ziyade Tanrı’ya hizmet etmek gerekir’ bildirisini referans alan Hristiyanlar, korona virüsü salgınının merkez üssü olan Wuhan...
Rakka’da Ermeni Katolik Kilisesi’nin Restorasyonu Devam Ediyor
Suriye’nin Rakka şehrindeki kiliseler IŞİD tarafından yağmalanmış ve yıkılmış, çoğu kilise ise harabeye dönmüştü. Raşid Parkı yakınlarında, Rakka’nın en büyük...
Hristiyanlar, Çoğunlukla Vaazlardan Memnun Kaldıklarını Belirtiyor
Vaazların, kiliselerdeki farklı gelenekler arasındaki ibadetin ayırt edici bir unsurudur. Pew Araştırma Merkezi’nin 28 Ocak tarihli raporunda, Hristiyan topluluklardaki vaazların,...
3 Bin Yıllık Kavanoz, Bölgenin ‘İsrail Şehri’ Olduğunu Kanıtlayabilir
İsrailli bir adamın ismini taşıyan yaklaşık 3 bin yıllık kavanoz, Eski Antlaşma’da bahsedilen bölgenin, gerçekten İsrail şehri olduğunu kanıtlayabilir. Azusa...
Çinli Pastör, Acil Dua Çağrısında Bulundu
Ölümcül korona virüsü salgınının merkez üssü Wuhan’da yaşayan Çinli Pastör, vaka sayısının 20 bini aşması ve birçok büyük şehrin karantina...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ