25 Şubat 2021 Perşembe

Dünya Gıda Programı Başkanı, Geniş Çaplı Kıtlık Uyarısında Bulundu

Dünya Gıda Programı’nın başkanı, 2021’de Kutsal Kitap’ta bahsedilen kıtlıklar gibi felaketlerin yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu.

David Beasley

Dünya Gıda Programı’nın genel sekreterliğini yürüten eski Güney Karolina Valisi David Beasley, The Christian Post ile 2020 yılının sonlarında yaptığı bir röportajda, 2021’de ortaya çıkabilecek maddi sorunlarla ilgili endişelerini dile getirdi. 63 yaşındaki Beasley, COVID-19 salgınının mali gerçekleri konusunda uyarıda bulunarak 270 milyondan fazla insanın açlığın eşiğine gelebileceğini söyledi.

Beasley, ‘‘Dünya Gıda Programı’na katıldığımda açlığın eşiğindeki insan sayısı 80 milyondu. Bu sayı insan kaynaklı çatışmalar nedeniyle 2019 sonunda zirveye çıkarak 135 milyona ulaştı. Kötü iklim koşulları ve siyasi istikrarsızlık üstüne salgının da yaşanmasıyla artık açlığın eşiğine ulaşan 270 milyon insan var’’ açıklamasında bulundu.

Geçtiğimiz Nisan ayında dünya çapında hükümetler salgınla mücadele için stratejiler ortaya koymaya çalışırken, Beasley, BM Güvenlik Konseyi’ne salgının neden olduğu mali açıkların birkaç ay içinde Kutsal Kitap çapında birden fazla kıtlığa neden olabileceğini söyledi. Beasley, ‘‘Bence çok daha büyük olabilir. Bu, Kutsal Kitap’ta yaşanan kıtlıkları nasıl tanımladığımıza bağlı. Genel anlamda, olağanüstü mali destek sağlanmazsa 2021yılı felaket olacak. 2019’un sonlarında, 2020 için II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü yıl olacağını söylemiştim. Ardından çöl çekirgeleri ve son olarak salgın sahneye çıktı. İhtiyacımız olan desteği alamasaydık ve bazı uluslararası önlemler alınmasaydı geniş çaplı kıtlıklar, istikrarsızlık ve göçler yaşanabilirdi. Uluslararası toplum 2020’de çok önemli adımlar attı. Böylece bu yıl kıtlığı önleyebildik’’ ifadelerinde bulundu.

Beasley, 2021 sorununun, 2020 hükümet bütçelerinin büyük ölçüde güçlü ekonomik göstergelere dayalı olarak belirlenmesinden kaynaklandığını belirtti. Dünya Gıda Programı, hükümetlerin katkılarıyla ve bireysel bağışlarla çalışmalarına devam etmekte. 2019’da 88 ülkeden 97 milyondan fazla kişi yardım sağladı.

Beasley, ‘‘Güçlü ekonomik görünümler ve harika performans göstergeleri sonucunda iyi bir bütçeye sahip olduk. Bu iyi bir haber. Ardından salgın tüm dünyayı etkiledi. Zengin ülkeler karantina ve kapanmalar nedeniyle büyük bir ekonomik bunalım yaşanmadan ekonomiyi canlandırmaya ve işleri devam ettirmeye yardımcı olmak için 11 ile 17 trilyon dolar arasında değişen ekonomik teşvik paketleri geçirdi’’ dedi. Bazı hükümetlerin COVID’e karşı aldıkları tedbirler karşısında endişeli olduğunu söyleyen Beasley, ‘‘Bazı liderler tedarik lojistiğini, farklı dinamikleri ve ekonomik dalgalanma etkisini anlamadan COVID hakkında kararlar alıyordu. Bu şekilde karar veremezsiniz. Birlikte çalışarak ölümü, istikrarsızlığı ve göçü en aza indirebiliriz’’ dedi.

Kasım ayında Beasley, küresel durum hakkında konuşmak için ABD’li milletvekilleri, Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle bir araya gelerek durumun ciddiyetini paylaştı.

Beasley, ‘‘2017’de göreve başladığımda yıllık bütçe yaklaşık 5,9 milyar dolardı ve ABD’den yaklaşık 2 milyar dolar yardım geliyordu. 2019’da 8,4 milyar dolar artış sağlandı ve ABD yaklaşık 3,5 milyar dolar destek sağladı. Ayrıca Almanya, İngiltere ve diğer ülkelerden bağış alabildim’’ dedi.

Dünya Gıda Programı, 2019’da akut gıda güvensizliği ve açlıkla mücadele eden yaklaşık 100 milyon insana yardım etmesi ve çatışmalardan etkilenen bölgelerde barış için daha iyi koşullar oluşturması nedeniyle 2020 Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Norveç Nobel Komitesi, Dünya Gıda Programı’nın açlığın savaş ve çatışma silahı olarak kullanılmasını önleme çabalarında itici bir güç olarak hareket ettiğini söyledi.

Beasley, Dünya Gıda Programı’nın Nobel Ödülü’nü kazandığının kendisine bildirildiği günü hatırlayarak şu ifadelerde bulundu: ‘‘O gün Nijer’deydim. Her yerde aşırılık yanlısı grupların olduğu oldukça zorlu bir bölgedeydik. Erişim sorunları üzerinde çalışıyorduk. Erişimimiz olmadığında, yiyecekleri bir silah olarak kullanıyorlar. Biri kapıdan içeri girip ‘Biz kazandık!’ Dedi. ‘Benimle dalga geçiyor olmalısın’ dedim.’’

Açlık genellikle bir savaş silahı olarak kullanıldığından, Beasley ‘savaşları bitirebilirsek açlığı sona erdirebiliriz’ inancına sahip. 2020’de açlığın bir diğer önemli nedeni ise, Doğu Afrika ve Orta Doğu’daki çeşitli ülkelerde mahsulü yok eden çöl çekirgelerinin rekor düzeyde istilası oldu.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), geçen ay yeni çekirge sürülerinin oluştuğunu ve kuzey Kenya’yı yeniden işgal edebileceklerini belirterek, ‘‘Kızıldeniz’in her iki yakasında üreme devam ediyorlar. Bu da Eritre, Suudi Arabistan, Sudan ve Yemen için yeni bir tehdit oluşturuyor’’ açıklamasında bulundu.

Beasley, ‘‘Çok iş yaptık ve yapılacak çok iş var. Bazı yaşanan şeyler yüzünden çok fazla dikkat dağınıklığı var. Çekirge sürülerine karşı çalışmaya devam ediyoruz. COVID bu konuda ilerlemeyi gerçekten geciktirdi. Maddi kaynak gerekiyor, ancak günümüzde herkes dolar için mücadele ediyor. Çekirge sorunu çözülmedi, hareket etmeye devam ediyorlar’’ ifadelerinde bulundu.

Milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken Matta 25’e odaklanan Beasley ‘‘Her insan Tanrı’nın suretinde yaratıldı. Her insan, Her Şeye Gücü Yeten’in suretinde yaratıldı. Bu gerçeği ve sevgiyi inkâr ettiğimizde Tanrı’yı da inkâr etmiş oluyoruz. Herkesin eşit olduğuna inanıyorum ve herkes yiyeceklere ulaşma hakkına sahiptir’’ dedi. (CP)

Protestan Kiliseler Derneği’nin Hazırladığı 2020 Hak İhlalleri İzleme Raporu Yayınlandı

Türkiye’deki Protestan toplumuna yönelik izleme raporlarını yayımlayan Protestan Kiliseler Derneği’nin 2020 raporu, 22 Şubat tarihinde yayınlandı.Her yıl...

Patrik Sahak II’ye Rahiplerden Önemli Ziyaret

Türkiye Ermenileri Kadasetli Patriği Sahak II, 23 Şubat Salı günü, Patrik Vekili Kıdemli Peder Krikor Damadyan’ı, Kadıköy...

17 bin 300 Yıllık Kanguru Çizimi Keşfedildi

Avustralya'nın batısında yer alan ve Aborijin kaya resimleri ile tanınan Kimberley bölgesinde bilim insanları, bir kayalık mağaranın...

Hristiyanlar, Kilise Saldırısının Ardından Endişeli

Bangladeşli Hristiyanlar, geçen hafta Protestan bir kilisenin tahrip edilip yağmalandığını bildirdikten sonra yerel makamlarla ilgili endişelerini ve...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi