22 Haziran 2021 Salı

Ermeni Apostolik Kilisesi, Surp Eçmiadzin Mabedi’nin Kuruluşunu Kutladı

Ermeni Apostolik Kilisesi, kilise takvimine göre, Dünyanın temelinden kurulan ilk mabedi (M.S. 301) olan Ermenistan’daki Surp Eçmiadzin Mabedi’nin kuruluşunu kutladı.

Türkiye Ermenileri Patrikliği’nin yayınladığı son talimat gereğince 6 Haziran Pazar günü, kiliselerde Surp Badaraklar (Kutsal Sunu Ayini) gerçekleşti. İnanlılar da yürüme mesafesinde olan kiliselerde ayine katılabildiler.

Türkiye Ermenileri Patrikliği’nin Facebook sayfasından, Perşembe günü Galata Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nde gerçekleşen Surp Badarak ve Surp Eçmiadzin kutlama töreni yayınlandı. Ardından Türkiye Ermenileri Patriği Kadasetli Sahak II, canlı yayın ile bu özel gün hakkında Ermenice ve Türkçe vaazlar verdi.

Galata Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’ndeki Surp Badarak, Kıdemli Peder Kevork Çınaryan eli ile gerçekleşirken, patrikliğin ruhani eğitim alanları da Rab’bin sofrasına hizmet ettiler. İlahileri Patriklik Armaş korosu üyeleri seslendirdi.

Patrik Sahak II, Ermenice vaazında özetle; Ermeni Halkı için Surp Eçmiadzin Yortusu’nun ve kilisenin önemini açıkladı. Bu bağlamda kilisenin tarihi dokusunu vurgulayarak, o doku üzerinde geleneklerin ve prensiplerin yer aldığını hatırlattı:

“Ermeni Kilisesi özellikle, Surp Krikor Lusavoriç önderliğinde, Kral Drtad’ın da kabul etmesiyle, kurumsal olarak yapılanmaya ve geleceğe doğru yürümeye başladı. Bu bağlamda inşası gerçekleşen Surp Eçmiadzin Kilisesi, Ermeni halkının inancının sembolü oldu. O katedralin varlığı, Hıristiyanlık inancının çağlar boyunca halkımız arasında gerçekleştirdiği mucizeleri anımsattı ve anımsatmaya devam ediyor. Fakat unutmamak gerekir ki, kilise kelime anlamıyla inananlar topluluğu demektir ve içindeki inanç kavramıyla anlam kazanır.”

Türkçe vaazında da öncelikle Surp Eçmiadzin Mabedi’nin tarihsel oluşumunu özetledi.

”Kilise Mesih’in Bedenidir”

Sadece kiliselerin tarihimizde önemli bir yeri olduğunu ve bu kiliselerin halkımızın müzesi haline geldiğini söylemek hiç bir şey ifade etmez. Hristiyanlık dipdiri, büyüyen ve çoğalan bir dindir. Bakmayın siz Batı’da gördüklerinize, dünyanın başka köşelerinde, Afrika’da Uzak Doğu’da Hristiyanlık yayılıyor. Çin’de 200 milyon Hristiyan var. Hepsi yeraltı kilisesi çünkü büyük bir baskı var. Hristiyanlık dipdiri çünkü bu dünyaya diyecek mesajı var ve Hristiyanlık bunu Kilise vasıtası ile yapıyor.

Kilisenin sorunları var elbette, çünkü kilise hep eskiyle yeninin ortasında bir yerlerde durur, eskinin sesi olmak zorundadır ve yeniye bir şeyler demelidir. Her canlı organizma gibi yenilenmelidir, eskiye ihanet etmeden. Ama bazılarının istediği gibi, her şey aynı kalsın, her şey geleneksel kalsın, hiç bir şey değişmesin, bu kiliseyi müze haline getirir, donmuş bir varlık haline getirir, hiç bir işe de yaramaz müzelik olmanın dışında. Müzenin de elbette kendince bir değeri vardır ama Kilise evlatlarıyla bu dünyada bir diyeceği olan, bir davası olan, yaşayan bir organizmadır. Bu hale gelmesi için onu oluşturan üyelerin bunun bilincinde olması gerekir.

Gerçekten, kiliseyi eleştirenler, din adamlarını eleştirenler, kiliseye gidenleri eleştirenler, kiliseye hizmet edenleri eleştirenler hep garip bir şekilde kiliseyi, kiliselerini, kendilerinin dışında sanki bir kurum gibi görüp eleştirme lüksüne sahipmiş gibi duruyorlar. Öyle bir şey yok. Ey Ermeni kardeşim sen de bu kilisenin bir parçasısın. Sen de sorumlusun bu kilisenin artılarından ve eksilerinden.

Birlik olalım, güzel olalım, sevgide olalım, Hristiyan olalım. Bu birliğimizden, bu kardeşliğimizden dünya da faydalansın. İnsanları esinleyelim. Bakın bir avuç Hristiyan kalmışız 82 milyonluk Müslüman ülkede, Hristiyanlığımızın tanıklığını verelim. Hristiyanlar böyle insanlar diye…

Bu kilisenin misyonu ölümlü bir varlık olduğumuzu bize hatırlatmak, iyi insanlara çevirmek, sevgi dolu insanlara çevirmek içindir. Tanrı’nın Peygamberlere verdiği sözleri fısıldamak içindir. Onların bilgeliğini alarak, kısa günlerimizi yaşamak, doldurmak içindir. Kilise de böyle bir işi üstleniyor. Onun için ebedi hayatımızın garantisidir, göklere açılan kapıdır her bir kilisemiz…

Bazen Kutsal Kitap okuyan, yada başka toplantılara giden, gitmeyen, İncil’i bir kere okumuş insanlar diyorlar ki; Kiliseye ne ihtiyacımız var bizim. Ben zaten imanlıyım, ben zaten biliyorum, tek başıma da ben imanlı olamaz mıyım? Niçin kiliseye gideceğim? Ha şimdi de bu kanallarımız var, sosyal medya kanallarımız var, naklen yayınlarımız var evlerinizden rahat da izliyorsunuz. Yüzlerce Hristiyan kanalı var, özellikle yabancı dil bilenler onları da takip edebilirler. Artık kiliseye gelmeye ne gerek var? Niçin kiliseye gitmeliyiz? Evimizde tek başımıza Hristiyan olamaz mıyız biz? Bu soruyu bir kış günü bir rahibe soruyor bir Hristiyan. Şöminede ateş yanıyor kömürler var. Rahip maşayla kızıl kor bir kömürü ateşten alıyor ve gösteriyor. Nasıl diyor rengi? Adam, kızıl diyor, ateş gibi. Sohbete devam ediyorlar, birkaç dakika sonra kömür kararıyor, Rahip tekrar soruyor; şimdi ne oldu? Karardı diyor adam. Niye karardı, az önce ateş gibiydi diye sorunca Rahip. Adam; e ateşten aldın onu onun için. Rahip; doğru diyor. Sonra tekrar ateşe sokuyor, o kara kömür ateşte tekrar kor halini alıyor. Rahip adama dönüyor; sen böylesin, biz böyleyiz, tek başımıza zayıfız dünyanın soğuğunda, dünyanın fesatında, kirinde, nefretinde, günahlarında tek başımıza yalnızız. İstediğimiz kadar tek başımıza İncil okuyalım, dua edelim, sadece diğer Hristiyanlarla yan yana geldiğimizde, ki o zaman Kilise oluruz biz. Orada korunuruz ve orada başka Hristiyanları koruruz. Orada biz Hristiyan güzelliğine ve görkemine erişiriz. Onun için kilise dualarımızdan biri der ki; kilise ile kurtuluyoruz biz, çünkü kilise Mesih’in bedenidir.

 

Türkiye’de ”Normale Dönüş” Başlıyor

Kademeli normalleşmede yeni adımlar bugün Beştepe'de görüşüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık ettiği toplantının ardından alınan yeni...

Metropolis Antik Kenti’nde 1800 Yıllık Kadın Heykeli Bulundu

İzmir’in Torbalı ilçesindeki Metropolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında, Roma dönemine ait 1800 yıllık, başsız kadın heykeli bulundu....

Pastör, Oğlu İle Birlikte Öldürüldü

Morning Star News, 21 Mayıs'ta pastörün ve üç yaşındaki oğlunun Fulani çobanları tarafından öldürüldüğünü duyurdu. Saldırı, Nijerya'nın...

Patrik Sahak II: Her Türlü Kötülüğün Bir Kökü Para Sevgisidir

Ermeni Apostolik Kiliselerinde, pazar ayinlerine devam edildi. Patriklik makamının bildirisi uyarınca, kiliselere yürüme mesafesindeki inanlılar Surp Badarak'lara...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi