24 Nisan 2024 Çarşamba

İskenderun Katedrali’nde Kutsal Perşembe Ayini Gerçekleşti

Rab İsa Mesih’in havarileri ile birlikte yediği son akşam yemeğinin anıldığı ‘Kutsal Perşembe’ Ayini, İskenderun’da hüzünle gerçekleştirildi. Kutsal Ayinde, ayak yıkama ritüeli de gerçekleştirildi. İskenderun Müjdeleme Latin Katolik Katedralindeki ayini iki episkopos yönetti. 

Geçtiğimiz hafta sonu kutlanan Zeytin Dalları Bayramı’nın ardından ‘Kutsal Hafta’ya giren Katolik Cemaati, Kutsal Perşembe ayinlerini hüzünlü bir törenle yaptı. İskenderun Müjdeleme Latin Katolik Kilisesi’ndeki Efkaristiya Ayinini, Anadolu Havarisel Vekili ve Episkoposu Monsenyör Paolo Bizzeti ile yardımcısı Monsenyör Antuan Ilgıt birlikte yönetti. Ayine Kilise Pederi Carmine Donnici ve Trabzon Kilisesi Pederi Attilio Cantoni eşlik etti.

Mesih İsa’nın, Havarileri ile birlikte yediği son akşam yemeği ve bu yemek esnasında, havarilerinin ayaklarını bir hizmetkâr gibi yıkamasının anıldığı özel ayin, günün anlamıyla ilgili Kutsal Kitap’tan yapılan okumalarla başladı.

Okumaların ardından bir vaaz veren Monsenyör Antuan Ilgıt, Kutsal Hafta süresince yapılan okumalarda sürekli karşımıza çıkan ismin Yahuda’nın adı olduğunu hatırlatarak; “Kim Rabbe ihanet ederse, kendi ruhuna ihanet eder, kardeşlerine ihanet eder, vicdanına ihanet eder, görevine ihanet eder ve mutsuz olur. Yahuda’nın ihaneti hiç kuşkusuz Rab’bin kalbine tarifi imkânsız bir ıstırap verdi. 

Yahuda, Rab’bin tutkusunda bulduğumuz en gizemli karakterlerden biridir. Ondan bahsederken sürekli hain olduğunu ve İsa Mesih’e ihanet ettiğini söylüyoruz. Sanki böyle yaparak kendi suçlarımızı, kendi günahlarımızı görünmez kılıyoruz. Oysa bizden hiçbir farkı yok Yahuda’nın: Rabbimiz İsa Mesih bizi sevdiği gibi onu da sevdi! Rabbimiz İsa Mesih bizi aradığı gibi onu da aradı! Rabbimiz İsa Mesih bizi çağırdığı gibi onu da çağırdı! 

Bu yüzden sevgili kardeşlerim, bu aksam, Rabbin Son Aksam Yemeğini anarken Yahuda’yı bir “hain” olarak değil bir “kardeş” olarak anmak istiyorum! Sizler de bu kardeşliği üstlenmekten utanmayın! Çünkü her birimiz kendi özel dünyasında Rab’be defalarca ihanet ediyor: O’na sözlerimizle ihanet ediyoruz, O’na eylemlerimizle ihanet ediyoruz, O’na ihmallerimizle ihanet ediyoruz. Bu yüzden sevgili kardeşlerim eğer sizler de günahkâr olduğunuzun bilincindeyseniz Yahuda’yı bir “kardeş” olarak görmekten utanmayın. Nitekim ona “kardeş” dediğimizde aslında Mesih İsa’nın dilinden başka bir dil kullanmıyoruz.

“Şeytan onu ele geçirdi”

Peki, nasıl oldu da ihanet etti? Birileri hiç kuşkusuz Yahuda’nın bir haine dönüşmesine yardım etmiş olmalı. İncil’de Yahuda’daki kötülüğün gizemini etkileyici bir şekilde önümüze koyan bir söz var: “Şeytan onu ele geçirdi” (Luka 22:3), onu işgal etti. Tıpkı “bir bebekten katiller yaratan” (Rakel Dink) kötülük gibi, şeytan da Yahuda’yı değiştirdi. Şeytana hizmet eden o kadar çok insan var ki sevgili kardeşlerim! Allah’ın yarattıklarını mahvediyorlar, vicdanları perişan ediyorlar, her tarafa şüphe yayıyor, nifak tohumları ekiyorlar, Allah’a olan güveni parçalamak için çaba sarf ediyor, Allah’ın sevgisini inananların kalbinden silmek istiyorlar. Bu kötülüğün işi değil de nedir? Bu şeytanın işi değil de kimin işidir? Yahuda’yı ayarttı, bizleri de aynı şekilde ayartabilir.

Bu nedenle İsa Zeytinlikte iken “Uyanık kalın ve günaha girmemek için dua edin!” diyor. Sevgili kardeşlerim, şunu hiç unutmayın: Günahların en büyüğü Mesih’i satmak değil, umutsuzluğa kapılmaktır. Petrus da Mesih’i inkâr etti ve sonra ona baktı ve ağlamaya başladı. Ve Rab onun üzerine Kilisesini kurdu! Bütün elçiler Rab’bi terk ettiler ve geri döndüler. Ve Mesih onları bağışladı. Ve onları aynı güvenle geri aldı. Eğer Yahuda isteseydi, haçın ayaklarına gelip O’ndan af dileseydi hiç kuskusuz İsa’nın merhameti Yahuda’yı da kucaklardı.

Hain Olarak Değil “Kardeş” Olarak Analım

Yahuda’yı bu akşam “hain” olarak değil “kardeş” olarak analım istedik. Onun için dua edeceğim çünkü onu ne yargılayabilir ne de kınayabiliriz. Eğer yargılamamız gereken birisi varsa o da kendimiz; eğer kınamamız gereken birisi varsa bizden başkası değil” şeklinde konuştu. 

Ardındansa Episkopos Monsenyör Ilgıt, geleneksel ritüeller gereği cemaat üyelerinden 12’sinin ayaklarını yıkadı, öptü ve havluyla kuruttu.

Ayin sonunda Episkopos Monsenyör Paolo Bizzeti, Kutsal Efkaristiya’yı alarak kilisenin küçük şapeline getirdi. Burada, beraberindekilerle birlikte diz çökerek dua eden Bizzeti, Efkaristiya’yı yerine bıraktı ve cemaat üyeleri ile birlikte bir süre daha sessizce duasını sürdürdü.

Kutsal Perşembe Ayini’nde, Kutsal Efkaristiya kuruldu, ilahiler söylendi ve hep birlikte yakarışlar gerçekleştirildi. 

İskenderun Müjdeleme Latin Katolik Kilisesi’nde, bu Kutsal Gece’nin ardından, bugün akşam da ‘Hüzünlü Kutsal Cuma’ ritüeli gerçekleştirilecek ve Cumartesi akşamı da Paskalya ayini yapılacak.

(SAT-7 TÜRK/İlyas Edip TERBİYELİ/İskenderun)

İskenderun Aziz Corç Rum Ortodoks Kilisesi’nde Paskalya Kermesi

Paskalya Bayramı hazırlıkları sürerken, İskenderun Aziz Corç Rum Ortodoks Kilisesi’nde de geçtiğimiz hafta sonu “Paskalya Kermesi” düzenledi. Pazar Ayini...

Episkopos Kayyal, Pazar Vaazında: “Liderlik ve Şöhret Kilisede Değer Görmez”

Antakya ve Tüm Doğu Kiliseleri Patriği 10. Yuhanna’nın bereketi ile İskenderun’da bulunan Lübnan Dağı Peygamber İlyas Patrikhanesi...

Episkopos Kayyal, İskenderun’da Çocukları da Unutmadı

Paskalya Oruç Döneminde, Mersin ve Hatay bölgelerinde gerçekleştirilen Patrikhane Programları kapsamında, Antakya ve Tüm Doğu Kiliseleri Patriği...

Episkopos Kayyal, İskenderunlu Gençlerle Kahvaltıda Buluştu

Paskalya Oruç Döneminde, Mersin ve Hatay bölgelerinde yapılacak Patrikhane Programları kapsamında, Antakya ve Tüm Doğu Kiliseleri Patriği...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi