2 Mart 2021 Salı

Kilise Sadece Konuşmada Değil, Dinleme Konusunda da İyi Olmalıdır

Christian Today’de, daha önceden bir gazeteci ve birçok işletme alanında kitaplar yazan, şimdi ise bir rahip olan Steve Morris, kilisenin dinleme konusundaki düşüncelerini yazdı.

Ben, Steve Morris. Çocukken ilk önce hayat hikayelerinin güzelliğinin farkına vardım. Ailem Londra’nın Doğu ucundaydı. Savaş sırasında bombalandılar ve Batı Londra’ya yerleşmek zorunda kaldılar. Taşınmamıza rağmen eski yaşam tarzımız hala devam ediyordu. Bu, aileye değer verdiğimiz, kenetlenip çok çalıştığımız, birbirimize hikayeler anlatıp, dinlemeyi sevdiğimiz anlamına geliyordu. Aile ve savaş hakkında hikayeler, kime ve ne zaman sorularının sorulduğu hikayeler anlatılırdı. Acı, kahramanlık ve inişli çıkışlı hikayeler kimliğimizin belirlenmesine yardımcı oldu.

Steve Morris

İş adamı olduğum zaman mücadele hikayelerine olan bağımı kaybettim. Ama kilise hizmetine başladığımda çevremdekilerin hikayelerini duyma arzusu yeniden alevlendi. Dahası kilisenin hikaye anlatımlarının merkezi olabileceğini ve bu şekilde büyük bir uyanışın başlayabileceğini düşünmeye başladım.

Bu konuda ”Değerli Hayatlarımız” kitabını yazarken, bir vaiz bana şu hikayeyi anlattı: Kilise ruhsal anlamda zayıftı ve sıkışmış görünüyordu. Vaazlarıyla cemaati canlandırmaya çalışsa da değişen bir şey olmadı. Duaya saatlerini harcadı. Ama kilise sadece tek bir yönde ilerliyordu. Bir pazar günü, bilge bir yaşlı onu kenara çekerek tavsiyelerde bulundu. ‘‘Git ve cemaattekilerin hikayelerini dinleyerek zaman geçir. O zaman onların pastörü olabileceksin’’ dedi.

Yaşlı bilgenin sözünü dinleyen vaiz, haftalar boyunca etrafındakileri dinledi. İnsanlar ona gelip hikayelerini anlatmaya başladı. Kilisedeki her bireyin hikayesini duymuş oldu. Bazıları için pazar günü kiliseye gelmenin nasıl büyük bir cesaret işi olduğunu öğrendi. Yaşamın sevinçlerini ve üzüntülerini işitti. Evlilikleri ve işleri için mücadele eden çiftlerin azmine şahit oldu. Çocuklar ve okulları hakkında işitti, onların spora ve hayvanlara olan ilgisini gördü. Kısacası, hayatı duydu.

Başkalarının hayatlarını işittiğinde, kendi yaşamındaki durumları görmeye başladı ve yüreğinde yeni bir hizmet kurma arzusu alevlendi. Evet, bir vaizdi ve aynı zamanda bir pastördü. Ama hikayesi iniş ve çıkışlardan ibaretti.

Vaazları değişmeye başladı ve kilisesi bu değişikliğin farkına vardı. Onun sevgisini gördü. Aslında hikayelerimizi anlatmak ve karşımızdakini dinlemek, Hristiyan olmanın ve kilise olmanın özünü oluşturmaktadır. İsa Mesih, insanları dinlemek için zaman harcadı. O’na en büyük korkularını, pişmanlıklarını ve umutlarını anlattılar ve dinlenen bu insanların hayatları değişti.

İsa Mesih gibi bizler de öykü halkı olabiliriz. Hristiyan inancı, bizlere herkesin hikayesini dinlemeyi ve bunun bir parçası olmayı buyurmaktadır. -Steve Morris (CT)

Eritreli Askerler Yüzlerce Tigraylıyı Katletti

Etiyopya ve Eritreli hükümetler tarafından Tigray'de devam eden saldırılar sonucunda Eritreli askerlerin en az 800 Tigraylıyı katlettiği...

Hindu Ayinlerine Katılma Zorunluluğu Getirilen Hristiyanlar Endişeli

Ülkenin batı kesimindeki Dadra ve Nagar Haveli toprakları ile Daman ve Diu bölgesindeki tüm okullarda baharın gelişine...

Normalleşme Kararları Açıklandı

Son dakika haberine göre, tüm Türkiye’de gözler, bugünkü ‘yerinde karar’ döneminin ilk kabine toplantısına çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep...

İskenderun’da ‘Haç Yolu’ İbadeti

İsa Mesih’in dirilişinin kutlandığı ‘Paskalya (Diriliş) Bayramı’ öncesinde, Mesih’in çarmıha gerilerek Kudüs’teki Golgotha Kayası'ndaki ölümünün anıldığı ‘Kutsal...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi