5 Mayıs 2021 Çarşamba

Kuzey Kore’de Hristiyanlar, Ülkenin Kurucusuna Tapınmaya Zorlanıyor

Kuzey Kore’nin kurucusu 1994 yılında hayatını kaybetmiş olmasına rağmen, ülkeyi terk etmek zorunda kalan Hristiyanlardan biri, her yıl Kim Il-Sung’a boyun eğmek zorunda olduklarını bildirdi.

Kim İl-Sung

Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un büyükbabası Kim İl-Sung, 15 Nisan 1912’de doğdu. Her yıl ülkenin kurucusu olması nedeniyle övgüyle anılan eski lider, bu yıl başkent Pyongyang’da anıldı.

Kuzey Kore’yi terk etmek zorunda kalan biri, bunun Hristiyanlar için kendi Tanrılarına ibadet etmelerine nasıl izin verilmeyişinin bir hatırlatıcısı olduğunu söyledi. Ülke resmi olarak ateist olmasına rağmen, her yıl 15 Nisan’da, ‘Güneş Günü’ adlı kutlamalarda Kim Il-Sung’a ‘yaşayan bir tanrı’ gibi tapılıyor.

İnsanlar Kim Il-Sung heykellerinin önünde eğiliyor, çiçekler getiriyor. Televizyon programlarında ise savaşta nasıl yenilmez olduğu ve bugün sahip oldukları kültürü ve toplumu nasıl oluşturduğuna dair hikâyeler anlatılıyor. Bununla birlikte Open Doors, yaklaşık 50-70bin Hristiyanın hapishanelerde veya çalışma kamplarında tutulduğunu ve İsa Mesih’e bağlılığın cezalandırılabilir bir suç olduğunu bildirdi.

Timothy Cho

Kuzey Kore’den kaçıp ardından Hristiyanlığı kabul eden ve Open Doors için çalışan Timothy Cho, Hristiyanların ‘yaşayan bir tanrının’ önünde eğilmek zorunda kaldıkları için zor bir durumda olduklarını söyleyerek, ‘‘Sizlerden bir heykele boyun eğmenizi isteseler, bu konuda ne hissedersiniz? Sanırım bu soruyu her Hristiyana sormalıyım. Onların büyük bir bilgeliğe ve sezgiye ihtiyacı var’’ dedi.

Çocukken aynı şekilde davranması için ‘beyninin nasıl yıkandığını’ anlatan Cho, ‘‘Sabah saat 6’da elimde çiçekler ve temizlik malzemeleri ile nasıl uyandığımı ve heykellerini ziyaret edip dışarıdaki heykelleri nasıl parlattığımı hatırlıyorum’’ dedi.

Cho, Kim Il-Sung’un tek yetkili olduğunu vurgulayan ve On Emir’e benzetilen 10 ideolojik ilkenin bile olduğunu söyledi. Dua etmeyi asla bırakmadığını söyleyen Cho, ‘‘Dua etmeyi bırakmamalıyız. Ben her gün dua ediyorum. Yemeden önce kendime hatırlatıyorum ve dua ediyorum. Burası içine kapanık bir krallık. Kendi vatandaşlarına ne yaptıklarını ve ülkedeki vatandaşlara nasıl zulmettiklerini göremiyoruz. Benim gibi insanlar, içeriyi deneyimledik, şu anda orada yaşayanların resmini çizebiliriz. Bu nedenle onları hatırlarsanız, günde bir dakikalığına bile olsa dua edebilirsiniz. Yer altı Hristiyanlarının neler yaşadığını bir düşünün. Rejim ve liderlik vasfına sahip olanlar için de dua etmeyi bırakmamalıyız. Liderlik, kendi halkına bu şekilde zulmetmek anlamına gelmiyor. Liderlik, İsa’nın ardından bir hizmetkâr olmak demektir, ancak ülkede bu anlayış tamamen reddedildi’’ dedi. (premierchristian)

Papa Françesko, Mayıs Ayı Duasını Finans Dünyasına Adadı

Papa Françesko, 2021 Mayıs ayının dua konusunu açıkladı ve finansal piyasalardaki spekülasyonu sınırlanması ve insanları korumaları çağrısında...

Müteveffa Patrik Mesrob II Anı Kitabı Yayınlandı

Müteveffa Patrik Mesrob II'nin vefatının 2. yıldönümü vesilesi ile, Türkiye Ermenileri Patrikliği tarafından bir anı kitabı yayınlandı.Patrikliğin...

Siyahi Kilise Liderleri: ”Hükümetin Irk Raporu, Irkçılığın ‘Yaşanmış Tecrübeleri’ İle Çelişiyor”

Siyahi Kilise liderleri, Britanya'da ırkçılıkla ilgili bir Hükümet raporundan duydukları hayal kırıklığını dile getirdi.Irk ve Etnik Eşitsizlikler...

Salgın Döneminde Kiliselere Bağış Arttı

LifeWay Research'e göre, ABD'de kiliseye gidenlerin yaklaşık üçte ikisi 2020'deki koronavirüs salgını sırasında bir önceki yıla kıyasla...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi