27 Eylül 2022 Salı

Müslüman mahallesinde salyangoz satmak

“Müslüman mahallesinde salyangoz satmak”

Aret Mahlas

Bu deyimi yıllardır duyarım ve hatta kullanırım. Müslümanların kabuklu hayvanları yemesi kutsal kitaplarında yasaklanmıştır ve bu nedenle salyangoz yemezler. Zaten salyangoz ismini de pek kullanmazlar. İyice iğrençleştirmek için salyangoza “sümüklüböcek” derler. İsim ve görüntü itibariyle insanın canı da yemek istemez. Herşeye rağmen bir kez denemiştim ve tadını beğenmiştim. Müthiş bir ritüelle sunmuşlardı bana. Salyangoz pişirilen tepsisi, sosu ve hatta yemek için çatalı bile farklıydı. Yine de bizim ülkemizde beğenileceğini ve hatta satış amacıyla tutacağını hiç sanmıyorum. Ama salyangoz ithali ülkemiz için iyi bir yatırım kapısı olmaya devam ediyor. Dikkatinizi çekerim, toplayıp paketleyip salyangoz yiyen ülkelere ithal ediyoruz. İçeride satışı geçerli değil. Yasak değil ama akıllı bir insan Müslüman mahallesinde salyangoz satar mı hiç?

Diyelim ki satmaya kalktı. Ne olur: Salyangozlarını alacak kimse olmadığı için bütün salyangozları elinde kalır bozulur ve zarar eder. Satmaya devam ederse batar. Yine de satmaya devam ederse adama deli derler.

Yıllar önce İstanbul dev apartmanlar yerine bostanlarla kaplıyken bir adam bostanların en bol olduğu bölge (Bostancı) yakınında bir bakkal açmaya karar verir. Herkes şaşırır. Bir insanın bostanların olduğu yerde hazır yiyecek satması pek akla yatkın gelmez. Çünkü herkes kendi bostanından ihtiyacını karşılamaktadır. Bu yüzden bakkalın adını şaşkın koyarlar. Bu o kadar gündemde kalır ki o bölgenin adı artık Şaşkınbakkal olmuştur. Herkes bakkalla dalgasını geçmiş ama asla bakkalı tehdit etmemişlerdir: ”Bostanların olduğu yerde sen nasıl bakkal dükkanı açarsın” diye. Hatta kimse bakkalın canına kıymak istememiştir. Kimse bakkaldan nefret etmemiştir.

Bir kimse ülkemizde sadece salyangoz yemeği yapan bir lokanta açsa sanırım herkes güler. Ve bir-iki kişi dışında dükkanını çevirecek bir müşteri potansiyelini asla yakalayamaz. Ya da bilmiyorum belki salyangoz yemeyi deneyecek cesur insanlar çıkar, tadını beğenir ve bir sektör patlaması yaşanabilir. Yine de böyle bir lokanta açmaya kimse cesaret edemez ülkede. Neticede Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz.

Şu an ülkemizdeki Hristiyanlık, Müslüman mahallesindeki salyangoz gibi görünüyor. Misyonerler ise salyangoz satan satıcılarla eşdeğer tutuluyor. Yüzde 90‘ının Müslüman olduğu bir ülkede Hristiyanlığı anlatmak tam anlamıyla Müslüman mahallesinde salyangoz satmak şeklinde nitelendiriliyor. Çünkü 10 kişiden 9’u Müslümansa, bu ülkede başka inanç sistemleri geçerli değil demektir. Kalan 10’da birlik kısım ise kendi inancından çok Müslümanlığa tanık olma durumundadır. Böyle bir ortamda başka bir inancı anlatmak imkansız gibi görünmektedir.

Buna rağmen bu korku ve panik havası nedendir? Acaba 1 kişinin diğer 9 kişiyi kendi düşüncesine ve inancına çevirmesi bu şartlarda mümkün müdür? Düşünceme göre bu bir tek şartta mümkün olur. Eğer 9 kişinin sağlam bir inancı ve düşüncesi yoksa; mantıklı ve sağlam olan onda birlik düşünce ve inanç sistemine geçiş yapabilir. Bunu engellemenin yolu da elinizde bulunan inancı doğru ve sağlam bir şekilde tanıtmak ve uygulamak. Ama onda birlik kısmı yok etmek inancınızı ve düşüncenizi asla sağlamlaştırmayacak aksine gücünü düşürecektir. Bu inançsal ve düşünsel bir savaşsa savaş aletlerini de ona göre seçmek gerekir. Dürüstlük, inancı tam olarak tanıma ve uygulama, iyi ve doğru bilgiler ışığında düşünmek ise bu alanda kullanılacak en iyi savaş aletleridir. Tarih boyunca yeni çıkan her inanca eski inançlar saldırmışlar ve yok etmeye çalışmışlardır. Ve düşünülenin aksine yeni inançlar her zaman akacak bir yol bulmuştur.

Uzun sözün kısası bırakın salyangoz tacirleri ellerindeki silahla istedikleri gibi ticaret alanına girsinler. Siz salyangoz yemenin uygun olmadığını net doğru bir şekilde anlatabilirseniz salyangoz satıcıları zaten uğraşlarının boş çıkacağını göreceklerdir. Sizler salyangoz satıcılarına saldırdığınız sürece, korkudan dolayı kimse salyangoz satmayacak hatta yemeyecektir ama salyangoz kafalarda hep bir soru işareti olarak kalacaktır.

 

Küresel Gıda Krizinin Acilen Ele Alınması İçin Çağrı

Uluslararası kuruluşlar, Ukrayna'daki savaşın yol açtığı küresel gıda krizinin, tahıl koridorunun açılmasına rağmen bitmediğini belirterek, krizin daha...

İskenderun Katolik Katedrali’nde Öğrenciler İçin Dua

İskenderun Müjdeleme Latin Katolik Kilisesi Pederlerinden, Anadolu Havarisel Vekili Şansölyesi Antuan Ilgıt, geçtiğimiz hafta başlayan yeni eğitim-öğretim...

Ermeni Kilisesi’nde Varaka Surp Haç Yortusu

Yılda 5 kez kutlanan, Haç'ın bayramlarından biri olan ve sadece Ermeni Kilisesine ait Varaka Surp Haç Yortusu,...

Kutsal Toprakları Ziyaret Eden Hristiyanlar, Kazı Çalışmalarına Katılabilir

ABD'den Kutsal Toprakları ziyaret etmeyi planlayan Hristiyanlar, hükümet girişiminin bir parçası olarak Kutsal Kitap'a yönelik kazı çalışmalarına...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi