24 Nisan 2024 Çarşamba

Ölü Deniz Parşömenleri Şaşırtmaya Devam Ediyor

Ölü Deniz Parşömenleri’nin, bedevi çobanları ve arkeologlar tarafından keşfedilmesinden bu yana tam 70 yıl geçti. Buna rağmen Ölü Deniz Parşömenleri, uzmanları hayrete düşürüp günümüze dahi kaynaklık edebilecek içerikler barındırıyor.

Birçok insan için bu tarihi kağıt parçaları çöp gibi gözükebilir fakat her biri aslında eski hazinenin bir parçasıdır.

Oren Eybleman, “Her bir parşömen parçasına baktığınızda, Kutsal Kitap’da bahsi geçen bundan 2000 yıl önceki hayatın yankılarını duyuyormuş gibi hissedersiniz” diye belirtti.

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan Oren Eybleman, Ölü Deniz Parşömenleri’ni belli bir sayısal diziye göre sıralamaya çalışırken olağan dışı özellikler ile karşılaştığını söyledi. Oren Eybleman, “Anladığım kadarıyla hiç kimse şu ana kadar parşömenleri sıralamaya çalışıp detaylı incelemedi. Şuan için elimizde oldukça fazla parşömen parçası bulunuyor. Tüm bu kağıt parçalarına ilk baktığımda üzerinde yazanlar gözükmüyor veya içerisinden alınabilecek pek bir şey var gibi durmuyordu” dedi.

Her Bir Parça Detaylı Olarak İncelenmeye Başladı

Uzmanlar 70 yıl önce keşfi yapılan Ölü Deniz kaynaklarını özel laboratuvarlara getirdi ve her bir parçasını detaylı incelemeye başladılar. Oren Eybleman, “Ölü Deniz Parşömenleri’ni kutularda saklanan diğer el yazmalarıyla karşılaştırmaya başladım ve bunu yapmaya başladığım ilk andan itibaren yazışmalarda yer yer aynı el yazısının kullanıldığını fark ettim”

Gelişmiş görüntü işleme teknolojilerini kullanan Eybleman, daha önce okuyamadığı 82 parçayı incelemeyi tamamladı. Gerekli incelemelerin yapılması ve metinlerin çözülebilmesi, el yazmalarından 12’sinin fazla hasar almaması sayesinde mümkün oldu.

Oren Eybleman, parçalardan birinde “zamra” sözcüğünü okumaya başardığı ve kelimenin İbranice’de “şarkı” anlamına geldiğini vurguladı. Birçok parça üzerinde aynı el yazısına rastladıklarını ve buna dayanarak parçaları derleyerek böylece onların ilahiler içeren tek bir parşömene ait olduklarını tespit ettiklerini açıkladı.

Eybleman’ın incelemiş olduğu bir diğer Ölü Deniz Parşömeni ise uzmanların ellerindekiler hariç henüz keşfedilmemiş birçok kaynağın daha olduğunu gösterdi.

“Dead Sea Scrolls” projesine başkanlık eden Pnina Shor, “Parşömenler ile İsrail’in 70. Yıldönümü arasında özel bir bağlantı olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki incelemelerimiz devam ediyor. Şuan, herhangi bir açıklama yapmak için çok erken” dedi. Pnina Shor, “29 Kasım 1947’de Birleşmiş Milletler Ayrılma Planı’na oy verdiğinde, Profesör Sukenik’in oğlu radyoda açıklanan oy sayılarını hesaplıyordu. Profesör Sukenik ise masa başında elinde bir parşömen ile otururken bir anda elindeki kaynağın İkinci Tapınağın dönemlerine ait olduğunu fark etmişti. Bunun üzerine: “Yeni bir İsrail devleti kurulması için yapılan oylama sırasında, elimde 2000 yıl öncesine ait eski bir el yazması tutmamdan daha sembolik ne olabilir ki!” demişti.

Ölü Deniz Parşömenleri keşfedilmesinden 70 yıl sonra bile hala eski geçmişin yeni gerçeklerini ortaya çıkarmaya devam ediyor. (CNL News, IMBF/OD)

İskenderun Aziz Corç Rum Ortodoks Kilisesi’nde Paskalya Kermesi

Paskalya Bayramı hazırlıkları sürerken, İskenderun Aziz Corç Rum Ortodoks Kilisesi’nde de geçtiğimiz hafta sonu “Paskalya Kermesi” düzenledi. Pazar Ayini...

Episkopos Kayyal, Pazar Vaazında: “Liderlik ve Şöhret Kilisede Değer Görmez”

Antakya ve Tüm Doğu Kiliseleri Patriği 10. Yuhanna’nın bereketi ile İskenderun’da bulunan Lübnan Dağı Peygamber İlyas Patrikhanesi...

Episkopos Kayyal, İskenderun’da Çocukları da Unutmadı

Paskalya Oruç Döneminde, Mersin ve Hatay bölgelerinde gerçekleştirilen Patrikhane Programları kapsamında, Antakya ve Tüm Doğu Kiliseleri Patriği...

Episkopos Kayyal, İskenderunlu Gençlerle Kahvaltıda Buluştu

Paskalya Oruç Döneminde, Mersin ve Hatay bölgelerinde yapılacak Patrikhane Programları kapsamında, Antakya ve Tüm Doğu Kiliseleri Patriği...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi