24 Şubat 2021 Çarşamba

Papa Françesko ‘Tanrıyla Olan Sevgi Hikayesine’ Dikkat Çekti

Papa Françesko 22 Ekim Pazar günü yaptığı vaazında, Hristiyan yaşantısının Tanrı’yla olan bir sevgi hikayesi olduğuna dikkat çekti ve ekledi, bugün azizlik mertebesine yükseltilenler ve özellikle şehitler bize yolu gösteriyor.

İncil’in Matta kitapçığının 22. Bölümündeki ilk benzetmede Tanrı’nın Egemenliği’ni bir düğün şöleni olarak görüyoruz. Benzetmedeki ana karakter Kralın Oğlu, bunun Mesih İsa olduğunu kolayca görebiliriz. Benzetme, gelinin üzerinde değil fakat davet edilenlerin, beklenen konukların ve kıyafetlerini giymiş olanların üzerinde duruyor. Bizler o davet edilenler ve konuklarız çünkü Tanrı bizimle birlikte bu düğünü kutlamak istiyor. Düğün bize ömür boyu sürecek bir birliğin yolunu gösterir ve Tanrı hepimizin zevk almasını ister. O’nunla olan ilişkimiz bu sayacaklarımdan çok daha fazla olmalı; sadık hizmetkarların sahipleriyle, krallarıyla ya da bir konu üzerine kendini adamış öğrencilerin öğretmenleriyle olan ilişkilerden. Her şeyden önce sevgiyle dolu bir gelinin, damadıyla olan ilişkisi. Başka bir deyişle Rab bizi istiyor, bizi arıyor ve bizi davet ediyor. O’nun için yasalara itaat etmemiz, gereksinimleri yerine getirmemiz yetmiyor. O bizden gerçek bir birliğe dayalı, güven, bağış ve diyalog üzerine kurulu bir ilişki istiyor.

Hristiyan hayatı, Tanrı ile olan bir aşk/sevgi hikayesi. Tanrı özgürce insiyatif almıştır ve kimse davet edilenin yalnızca kendisi olduğunu iddia edemez. Tanrı’nın sevincinde kimsenin daha iyi bir yeri yoktur. Hristiyan hayatı işte bu sevecenlikle doğar ve şununla dirilir: özel ve ayrıcalıklı sevgi. Kendimize şunu soralım, en azından günde bir kez Tanrı’ya O’nu sevdiğimizi söylüyor muyuz? Gündelik hayatın yoğunluğu arasında her gün bunu söylemeyi hatırlayabilmeliyiz: “Tanrım seni seviyorum ve sen Benim hayatımsın.” Çünkü sevgi bir kez kaybolursa, Hristiyanın yaşantısı boştur. Ruhsuz bir beden, iyi bir sebep olmadan itaat edilmesi gereken bir sürü kurala dönüşür. Tanrı ise yaşantılarımız dan bir cevap beklemektedir. Sevgi Tanrısı bizden sevginin cevabını beklemektedir. Vahiy kitapçığında kiliselerden bir tanesine konuşan Tanrı şöyle seslenmektedir: “Ne var ki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevginden uzaklaştın.” İşte bu tehlikelidir, rutin haline gelen, kısa süreli, hevessiz bir Hristiyan yaşantısı. Bunun yerine Tanrı’nın bize sağladığı sevgiyi alevlendirelim. Bizler düğündeki davetlileriz, hayatımız bir armağan çünkü her gün Tanrı’nın davetine cevap vermek için bir fırsatımız var.

Ancak Müjde bizleri davetin reddedilebileceği hakkında uyarıyor. Davetlilerin bir çoğu hayır dedi çünkü kendi işlerine kapıldılar. “Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti…” Her biri kendi işiyle ilgilendi, işte bu davetiyenin neden reddedildiğini anlamak için bir anahtardır. Konuklar, düğünün sıkıcı olacağını düşünmedi yalnızca gereken önemi göstermediler. Kendi işlerine kapıldılar. Bir şeyleri riske atmaktansa bir şeye sahip olmakla daha çok ilgilendiler. Sevgi, sakince büyür, kötü niyetle değil, kendi özümüz için olan bir tercihin dışındadır: güvenliğimiz, kendimizi doğrulamamız ya da konforumuz…

Kazancın, zevklerin veya bize bir mutluluk getiren bir hobinin koltuğuna yerleştik. Yaşlanmayı kötü ve çabuk bitiriyoruz, çünkü içinde yaşlanıyoruz. Kalplerimiz genişlemediğinde, kendi içlerine kapanırlar. Her şey bana bağlı – ne hoşuma gitsem, en iyi neye hizmet ettiğimi, ne istediğimi – o zaman sert ve inatçı olmaya başlıyorum. İnsanlara neden kötü davrandılar, davetiyeyi teslim etmek için gelenleri öldürdüler? “Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler…” Çünkü onları rahatsız ediyorlardı.

Müjde bizlere kiminle durduğumuzu soruyor; kendimizle mi yoksa Tanrı ile mi? Çünkü Tanrı ile olmak bencilliğin, kendi isteklerini tatmin etmenin tam tersidir. Müjde bize, davet edilen kişiler reddetse, kayıtsız kalsa dahi düğünün iptal edilmediğini söylüyor. Vazgeçmiyor, “Hayır” duyduğu zaman kapıyı kapatmıyor. Hatalara karşılık daha büyük bir sevgiyle cevap veriyor. Bizler canımız yandığında, haksızlığa uğradığımızda doğrudan kin duyarız. Tanrı ise “hayır” diyenlere karşı, kötülük edenlere karşı bile iyiliğini sürdürüyor. Çünkü sevgi bunu gerektirir. Çünkü bu kötülükten kurtulmanın tek yoludur. Bizim Tanrımız hiç bir zaman umudunu kaybetmez, gerçek sevgiyle yaşayabilmemiz için neler yapmamız gerektiğini söyler.

Son olarak İncil’in bize vurguladığı nihai fikir, davet edilenlerin giymesi gereken zorunlu kıyafetidir. Sadece bir kez davete “evet” cevabı verip, hayatımızın geri kalanında hiç bir şey yapmamak yeterli değildir. Her gün, düğünde giyeceğimiz kıyafeti sevgiyle giyinmeliyiz. Tanrı’ya yalnızca “Ya Rab, Ya Rab” diye seslenen değil, Baba’nın isteğini yerine getirenlerden olmalıyız. Her gün Tanrı’nın sevgisini seçmeli ve benliğimizin isteklerine karşı durmalıyız. Bugün kutsanacak olan Azizler, özellikle de bir çok şehit bunu göstermektedir. Onlar sevgi için kısa bir “evet” dediler; hayatlarıyla sonuna dek bir “evet” dediler. Her gün giyindikleri kıyafet Mesih İsa’ya olan aşklarıydı. O bizi, sona dek sevdi. Vaftiz sırasında hepimiz beyaz bir elbise giyindik, Tanrı’nın düğün şöleni için olan giysimiz. Kardeşlerimiz, birbirimize soralım bu sevinci, bu kıyafetleri lekesiz tutmaya gerçekten karar verdik mi? Bunu nasıl yapabiliriz? Her şeyden önce, Rab’be bağışlanmama korkusu olmadan yaklaşmalı ve bizi bağışlamasına izin vermeliyiz. İşte bu, düğün şölenine gitmek ve kutlamak için saygılı bir adımdır. (VR/ O)

Avrupa Kiliseleri, Oruç Dönemi’nde Salgın Kurbanları İçin Dua Ediyor

Kül Çarşambası'ndan itibaren ve Oruç Dönemi boyunca, Avrupa kıtasının Episkoposluk Konferansları Başkanları inanlıları koronavirüs salgını kurbanları için...

Covid-19 Aşısı Olan En Yaşlı Kişi 111 Yaşında

ABD'li 111 yaşındaki Maria Aulenbacher, 1918 yılındaki İspanyol gribi salgınından kurtulmasının ardından, sağlık çalışanlarının alkışları eşliğinde Covid-19...

Salgında ‘Komple Teorilerine’ İnananların Sayısı Arttı

Uluslararası düzeyde yapılan geniş kapsamlı bir araştırmaya göre, yeni tip koronavirüs, insanların büyük bir kısmını eğitim düzeylerinden...

‘Vaka Oranı 100 Binde 35 Olan İllere Gevşeme Yok’

NTV Habere göre, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın duyurduğu kademeli gevşemede detaylar belli oluyor. İlk gevşeme 100 binde...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi