7 Mart 2021 Pazar

Patrik Sahak II: ‘Bereket, Tanrı’nın Hayatımıza Dokunmasıdır’

Ermeni Kiliseleri’nde, 21 Şubat Pazar günü, “Ardaksman Giragi” (Cennetten kovuluş haftası) ve “Hısgum” (İstirahat duaları) ayinleri gerçekleşti.

Türkiye Ermenileri Kadasetli Patriği Sahak II, Pazar vaazlarının yanı sıra ”Dünya Ana Dili Günü” dolayısı ile özel bir konuşma yaptı.

Ermeni kilise takvimine göre, Büyük Oruç döneminin ilk Pazarı olan “Ardaksman Giragi” (Cennetten Kovuluş Haftası) töreni, ve Büyük Oruç dönemine özgü, Pazar akşamları yapılan, “Hısgum” (İstirahat duaları) törenleri; Covid19 salgını kısıtlamalarının hafta sonu sürmesi sebebiyle Patriklik Makamının talimatı ile Perşembe günleri gerçekleşecek ve Pazar günleri Patrikliğin Facebook sayfasından yayınlanacak.

21 Şubat Pazar günü, 18 Şubat Perşembe günü yapılan kutsal sunu ayini yayınlandı. Ayini, Peder Bedros Buldukyan gerçekleştirdi. Galata Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’ndeki törende, kilisenin din görevlisi Şirvan Mürzyan da hazır bulundu. Bu yayının ardından Patrik Sahak II, Cennetten Kovuluş haftası üzerine canlı olarak Ermenice ve Türkçe vaazlar verdi. Ermenice vaazında Matta 5:17-20 ayetini okuyarak, İsa Mesih’in dağdaki vaazı ve ilk günah üzerine konuştu.

Türkçe vaazında ise, ilk günah ve oruç konuları üzerinde durarak özetle şöyle konuştu;

“İnsan cennetten niçin kovuldu; iştahına engel olamadı… Bu bize ilk günahın ve bütün günahların modelini gösteriyor.

Kısacası, günah bilinci, yasanın bilinci ile ortaya çıkar. Yasayı bilmeyen günah işlemez. İsa’nın dediği gibi < kör olsaydınız günahınız olmazdı, ama şimdi diyorsunuz ki görüyoruz, günahınız üstünüzde duruyor.

Kötü bizi kötülükle kandırmaz, iyilikle kandırır. Biz kötüye meyil etmeyiz, iyiye meyl ederiz. Bizim bütün hatalarımız, günahlarımız, suçlarımız, daha iyiyi istediğimizden.

Bizim öğreneceğimiz birinci ders bu; günah, her zaman daha çoğunu istemekle oluşuyor. Günah, iştahımızı ve merakımızı kontrol edememekten ortaya çıkıyor.

Günahın özü, ölçüyü bozmaktır, dengeyi bozmaktır. Tanrı her şeyi yasalar üzerine kurdu. Her şeyin bir yasası var, kanunu var, hiç bir insan o kanundan üstün olamaz. Doğa yasaları, dini yasalar, sosyal yasalar var, insan bu yasalar içinde ölçüyü bulmak zorunda.

Günah gözlerimizde hep güzel bir şeydir. Aklınıza hangi günah ve kötülük gelirse gelsin, onun işleyen kişi mutlaka kendisi için daha iyi olacağını düşündüğü için yapmıştır. O zaman bunu önlemenin yolu da, Kilisemiz bize gösteriyor, Oruçtur.

Daha sonra Matta 6:16-18 ayetini okuyarak, vaazına özetle şöyle devam etti;

İnsanın en büyük ve hakiki merkezi, ben derken gösterdiği yerdir. Ruhumuzun evidir, ruhumuzun mekanıdır, en büyük merkez orasıdır.

Her şeyimizi kalbe göre ayarlamalıyız. Bu da oruçla ve duayla olur.

Oruç; bizim irademizin, bedenimiz üzerine hakimiyetini ilan etmesinin bir metodudur. Niçin buna ihtiyacımız var? Tanrı’ya makbul olabilmek için.

Yaşayan insanda, ruh ve beden, ayrılmaz bir şekilde birlik oluştururlar. Ancak ölümle ayrılır bunlar birbirinden.

Bir arınma dönemi,bir saflaşma dönemi, bir Tanrı’ya dönüş, bir tövbe dönemi olarak, bu Büyük Oruç dönemini ön görüyoruz.

Hristiyanlıkta, kesin kuralları ile emredilen bir oruç yoktur ama geleneğin getirdiği bir oruç tutma şekli vardır. Genelde bitkisel diyet üstüne kurulur, Paskalya’ya kadar. İsteyenler perhiz tutar, bitkisel yiyebilirler, ya da günde bir kez yerler, bu geleneksel olandır.

Oruç, insanın kendisi için tuttuğu bir şeydir, başkaları için değil. Tanrı için de tutmayız biz orucu. Orucu Tanrı’ya gitmek istediğimizde, bizi engelleyen şeyleri ekarte etmek için tutarız.

Orucu Tanrı için tutmamız şu anlamdadır, kendimizi mükemmelleştirerek, ona uygun bir tapınak haline getiriyoruz, varlığımızı.

Kilisemiz de binlerce yıllık bilgeliği ile bize diyor ki; ruhsallaşmanın yolu, kendini disipline etmekten geçer ve bunun en güçlü, denenmiş yolu, Oruçtur. Oruçla beraber süren duadır.

Bu Büyük Oruç döneminde, hayatını karartan, Tanrı’ya doğru yürümene engel olan, diğer insanlarla ilişkini bozan bir özelliğini keşfet ve onun için oruç tut, dua et. Oruç tutamıyorsan perhiz tut. Perhiz tutamıyorsan, çok sevdiğin bir şeyden kendini alıkoy.

Kutsal Ruh, şimdiden bize ayna oluyor ve şimdiden bizi rahatsız ediyor. Şimdiden bize diyor ki ; düzelt evladım.

Ermenice vaazımda söyledim, cennetin tasvirlerinden birisi, içinden bir nehir doğuyor ve dört kola ayrılıyor. Bazı kilise babaları, bunu insan yüreği olarak düşünmüşler, o dört damar yürekten çıkan, o zaman insan yüreği cennet, göksel babanın bulunduğu yer…

Bereket, Tanrı’nın hayatımıza dokunmasıdır.

Tanrı hepimize o görüşü versin, o görüşle zenginleşelim, kendimizi tanıyalım, kendimizi denetleyelim, kendimizi düzeltelim. Rab sizinle olsun sevgili kardeşlerim.

Vaazın ardından, “21 Şubat Dünya Anadil Günü” olması sebebi ile, yine patrikliğin Facebook hesabından yayınlanan Ermenice bir konuşma yaptı ve özetle; ”Ana dilini kullanmanın, ülkeler ve milletler için önemini. Dilin, eğitim, kültür, sanat, bilim, ve her türlü konuda ihtiyaç olduğunu, milletlerin ayakta kalmak için mutlaka kendi ana dillerine sahip çıkmaları ve kullanmaları gerektiğini belirtti. Unesco’nun, Batı Ermenicesini kaybolmaya yüz tutmuş diller ailesinden olduğunu açıkladığını hatırlatarak, hepimizin bu dili ayakta tutmak için görevlerimiz olduğunu” dile getirdi.

18 Şubat Perşembe akşamı ise, Patriklik Merkez Surp Asdvadzadzin (Meryem Ana) kilisesinde,Patrik Sahak II riyasetinde gerçekleşen “Hısgum” töreni yayınlandı.

İstirahat Duaları olarak da bilinen Hısgum Töreni Ermeni Kilisesi’nin 7 temel töreninden sonuncusu olan ve Manastır geleneğinden doğan bu tören, Mezmurlarla ve dualarla doludur. İnananlar, bu tören sayesinde, gün içerisinde bahşettiği nimetler için Tanrı’ya hamt etmekte ve uyumak içim esenlikle istirahata çekilmektedir.

Törene Patriklik ruhbanları ve din görevlileri katılırken, ilahiler Kıdemli Peder Krikor Damadyan önderliğindeki din adamları tarafından seslendirildi. Tören, hep birlikte söylenen Rabbin Duası ve Patrik Hazretleri’nin son takdisiyle son buldu.

Törenin ardından ise “Ardaksman Giragi” ile ilgili, Başrahip Zakeos Ohanyan’ın Ermenice, Peder Şahen Uhanyan’ın Türkçe vaazları yayınlandı.

Bu yıl, Büyük Oruç Dönemi’nde, her Pazar akşamı, Hısgum Töreni’nin yanı sıra, Patriklik Din Görevlileri tarafından haftanın anlamına uygun vaazlar yayınlanmaya devam edecek.

Kiliselerden Engelli Kişiler için İşbirliği

Kiliseler, Engelli Kişilere Yönelik Balo Etkinliğini Uluslararası Başarıya Dönüştürmek İçin Tim Tebow ile İşbirliği yaptı. Tim Tebow...

Ünlü Tapınmacı Taciz Mağdurlarının Şifa Bulması için Çalışıyor

"No Ordinary Worship" ve "Hold Me Close" şarkılarıyla tanınan, listelerin zirvesinde yer alan bir tapınmacı Kelontae Gavin,...

Kürtajın, Ulusal Ölüm İstatistiklerine Dahil Edilmesi İstendi

Rus Ortodoks Kilisesi’ne bağlı Sinodal Sosyal Hizmet ve Yardım Dairesi Anneliği Koruma Bölümü başkanı Maria Studenikina, kürtajı...

Madrid Başepiskoposluğu, İstismar Mağdurlarına Destek Verdi

Madrid Başpiskoposu, 2020'de 75'i doğrudan mağdur ve 10'u aile üyesi olmak üzere 85 istismar mağduruna destek hizmetleri...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi