21 Nisan 2021 Çarşamba

Siz hiç istismara uğradınız mı?

Beytüllahim22

 Çocukluğunda istismara uğramış bir yetişkini yakından tanıma fırsatınız oldu mu hiç? Çoğu içine kapanıktır, sessizdir, sağlıklı diyalog kurmakta başarısızdır, kontrolcüdür, kontrollüdür, kırıp geçirir, aşırı sahiplenicidir, çok sever ve çok nefret eder, duygusal iniş çıkışları çoktur, mutsuzdur, depresiftir, kızgındır, suçlayıcıdır, maruz kaldığı istismarı neredeyse aynı ölçüde, belki farklı şekillerde eninde sonunda yansıtır.

Bu bazen sevgiden çok bahsettiği halde sevgiyi yansıtamamasının, saf ve sade olanı yücelttiği halde kinayeden ve oyunlardan vazgeçememesinin, güzellikten çok bahsettiği halde iyi ve doğru olanı görememesinin, bunun yerine gördüğü ve duyduğu birçok şeye rağmen hala yalana ayağının seğirtmesinin, duygudan çok bahsettiği halde bir kaya duvarı gibi aşılmaz oluşunun, kendisine çok verilmesine rağmen kabul gördüğüne bir türlü ikna olmayışının, her ortamda farklı olmak üzere her geçen gün beğeni kazanacağı neyi varsa ortaya döktüğü için yaptıklarının göze batmasının, hiç göze batmamak adına görülmez olduğuna inandığı için her durumda kendini geri çektiği için sorumluluk almayışının, içinde fırtınalar koptuğu halde kendini koruması gerektiğine inandığından ötürü belirsiz mimikler sergilediği için itici görünmesinin; anlaşılmayı beklemekten bezdiği için genel kabul görmeyen gruplarla yakınlığı tercih edip kendine güvenli bir ortam oluşturarak girdiği bu ortaklıktan ötürü daha da batağa saplanmayı tercih etmiş biri olmasının, kendini güvene itebilecek bir dürtü zerresi bile kalmadığı için oldukça acımasız olabilmesinin, benzerleriyle oluşturduğu görünmez sınırlarla çevrili grubundan güç alarak kendisinden farklı olan herkesi bir şekilde cezalandırıp kendi koyduğu kurallarla örülü o daireye dahil etmemeye kararlı hareketlerde bulunmasının, kendisine yaşatılanların normalleştirilmesine tepki olarak inkârcı olmayı refleks haline getirdiği için genel olarak uyumsuz bir hali içinde olmasının; aslında kendisine bir şey katılmadığı için ve enerjisini kendini geliştirmekten ziyade içsel dengesini korumaya harcadığı ve bunu belli etmekten ölesiye korktuğu için bitmeyen bir kaçışta oluşunun, en temel ihtiyaçlarının ve güdülerinin tehdit altında oluşundan ötürü günü kurtarmaktan başka dileği olmayacak denli eylemsizleştiği için bencil ve çıkarcı olmasının, tek savunma aracı saldırganlık olduğundan zihninin sizin bütün zayıf noktalarınızı tespit etmeye ayarlı oluşundan ve kendisi için avantajlı olan her durumdan yararlanmak uğruna (belki de o anda onun için bu tek seçenek gibi göründüğünden) canınızı bir şekilde yakmaktan kaçınmayacağının işaretini verdiğinden ötürü güvenilmezliğinin, zayıflığından ölesiye utanç duyduğu için gördüğü her zayıflığa karşılık kendi üstün yönünü ortaya dökmesinin; isteseniz de istemeseniz de sizin arkanızı kollamaktan kendini alamayışının, tatmin edilemez sevgi açlığından ötürü size iliğinize kadar sömüreceğini hissettirmesinin, kendi gözüyle adaleti sağlamak adına yaptığı iyi kötü her şeyin sorumluluğunu aldığını düşünürken sadece sizin insanı dehşete düşüren gururunu ve kibrini görmenizin, tüm yalnızlığına rağmen hayatından ilelebet çıkmanızın an meselesi oluşunun ve sizin bundan bihaber oluşunuzun nedenidir. (Örnekleri sayfalarca çoğaltmak mümkün, yine de bir yerde durmak gerekiyordu.)

 Noel dönemi olduğu için değil, bir yeni yıl dileği olarak hiç değil, sadece şimdiye kadar kendini (mecbur olmadığı halde) kanıtlamış olan ve beni her seferinde (iyi ki) kendine mecbur bırakan Tanrı’nın Ruhu’na (burnu sürtülerek kısmen gelişmiş) güvenimden dolayı, yalvararak diliyorum ki;

 –   Bu topraklardan yaşayan, sana haykırmış ama cevap alamadığına inanmış, istismara uğramış halkının yüreklerinin iç odalarına girip seslen en derinlerine, kendini tanıt, bağışla, şifanı dök;

–    Belki ergenlik çağına bile yeni adım atmış, istismara uğramış imanlılar topluluğunu (kiliseni), komşu (komşun kim?) ve kardeş (kardeşin kim?) sevgisinin gelişmesi için daha da terbiye et;

–   Beni, artık mücadelelerime değil, öç alma ihtiyacıma değil, kulağımın aşina olduğu yalanlara değil, canımı kurtarma güdüme değil, Senin elin, gözün, ayakların, aklın, yüreğin, canın olarak nasıl kullanabileceğimi öğrenmeye yönelmem için eğit ki başkasını istismar etmeyeyim.

Çünkü beni zaten kucaklıyorsun, çarmıhta benim günahımla baş başa ve tümüyle yalnız kalan yeryüzündeki en kutsal varlık olduğun için beni anlıyorsun, bağışlanma yolunun açık durması için sona dek geçerli olacak kanını döküyorsun, canımın değerini göstermek uğruna canını karanlığa teslim ediyorsun, o karanlığa benim yerime, benim için, benimle iniyorsun, bende her şey ölüyken bana sevginden ötürü bana içinden yaşam akan ruhunu bırakıyorsun; bana etinle, kanınla, canınla, ruhunla sahip çıkıyorsun ve tüm bu çirkinliğin, istismarın sona ereceğinin gerçekten gerçek, sahiden sahi olduğunu, tüm bunları yıkıp yenileceğini, paklayacağını, olması gerektiği gibi olacağını söylüyorsun.

“Ne mutlu ruhta yoksul olanlara!  Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.

Ne mutlu yaslı olanlara!  Çünkü onlar teselli edilecekler.

Ne mutlu yumuşak huylu olanlara!  Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.

Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara!  Çünkü onlar doyurulacaklar.

Ne mutlu merhametli olanlara!  Çünkü onlar merhamet bulacaklar.

Ne mutlu yüreği temiz olanlara!  Çünkü onlar Tanrı’yı görecekler.

Ne mutlu barışı sağlayanlara!  Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.

Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere!  Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.” (Matta 5:3-10)

Pakistan’da Hristiyan Hemşirelere Saldırı

Pencap eyaletinin Faysalabat şehrinde iki Pakistanlı Hristiyan hemşire, dine hakaret suçlamasıyla tutuklandı.CLAAS-UK'ye göre, hemşire Maryam Lal ve...

Zirve Yayınevi Katliamı’nın Kurbanları Çevrimiçi Anıldı

Malatya'da 18 Nisan 2007'de, şehit edilen Tilmann Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel, 18 Nisan Pazar...

Sırbistan’da Öğrenciler, Din Bilgisi ve Yurttaşlık Bilgisi Arasında Seçim Yapmak Zorunda

Sırbistan'da din öğretmenleri için hala çözülmemiş, kendine özgü bir rejim var. Okulla olan sözleşmeleri sadece bir yıl...

Uzmanlar Yanıtladı: Uzaktan Eğitim, Yüz Yüze Eğitimin Yerini Alır mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milyonlarca öğrenci ve velinin merakla beklediği kararı açıkladı. Okul öncesi, 8 ve 12'nci...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi