SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 7,38 / Satış: 7,41
€ EURO → Alış: 8,95 / Satış: 8,98

Türkiye’de Kadın Cinayetleri Sonrası Sık Sık Gündeme Gelen ‘İstanbul Sözleşmesi’ Nedir ve Ne Öngörüyor?

Türkiye’de Kadın Cinayetleri Sonrası Sık Sık Gündeme Gelen ‘İstanbul Sözleşmesi’ Nedir ve Ne Öngörüyor?
  • 22.07.2020

Avrupa Konseyi’nin “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” İstanbul’da imzalandığı için uluslararası camiada “İstanbul Sözleşmesi” olarak biliniyor.

Türkiye, 2011 yılında kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve onaylayan ülke. Sözleşme, 10 ülkenin onayıyla 2014 yılında yürürlüğe girdi ve Mart 2019 itibariyle 33 devlet ve Avrupa Birliği tarafından da onaylandı.

Sözleşme, uluslararası hukukta kadına karşı şiddetin, kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın sonuçları olduğuna vurgu yapan ilk sözleşme olma özelliğine sahip.

İstanbul Sözleşmesi gereğince kurulan izleme mekanizması olan Kadınlara Yönelik ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadele Uzman Grubu GREVIO’nun değerlendirme raporuna göre Türkiye’nin sözleşmeyi uygulamada bir hayli yol kat etmesi gerekiyor.

İstanbul Sözleşmesi’nin Amaçları ve Yükümlülükler Neler?

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlandı.

Taraf devletlerden beklenen öncelikli olarak kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; şiddet mağduruna ve failine karşı destek politikaları oluşturmak.

Sözleşme kapsamında taraf devletlerin tüm ilgili organlar, kurumlar ve örgütlerle iş birliği içerisinde olması ve koordinasyon biriminin kurulması öngörülüyor.

Bunun yanında kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak da sözleşmenin amaçları arasında.

Sözleşmeye göre taraf devletlerin şiddetle mücadele etmek için yeterli düzeyde mali kaynak ve insan kaynağı tahsis etmesi gerekiyor.

İmzacı taraf devletlerin yükümlülükleri:

  • Toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar, kapsayıcı ve eş güdümlü politikalar uygulamak,
  • Mali kaynaklar ayırmak,
  • Resmi bir eş güdüm birimi kurmak,
  • İstatistiksel veri toplamak, incelemek, yayınlamak,
  • Şiddetin önlenmesi için zihniyet değişikliği sağlamak.

İstanbul sözleşmesi bütün bunların yapılması için devletlere detaylı bir yol haritası çiziyor.

Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’ni Uygulamada Nerede?

İstanbul Sözleşmesi gereğince kurulan izleme mekanizması olan Kadınlara Yönelik ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadele Uzman Grubu GREVIO, yaptığı incelemeler sonucu Türkiye için ilk değerlendirme raporunu 2018’de yayımladı.

Nazan Moroğlu

İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Av. Nazan Moroğlu, değerlendirme raporunda “İstanbul Sözleşmesinin kabulünün ardından kadınlara yönelik ve aile içi şiddetle mücadele kapsamında atılan olumlu adımlara değinildikten sonra, uygulamada kadınlara yönelik şiddetle mücadelede eksikliklere ve engellere dikkat çekildiğini” söylüyor.

Moroğlu’na göre raporda bahsedilen, Türkiye’de kadına şiddeti engellemeye yönelik atılan “olumlu adımlar” şunlar:

  • “2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesine dair Kanunun kabul edilmesi;
  • Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesindeki Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün bir koordinasyon kurumu olarak belirlenmesi;
  • 2007-2020 yıllarını kapsayan ve şiddetle mücadele amacıyla birbirini izleyen üç Ulusal Eylem planı hazırlanması;
  • Ulusal Eylem Planlarında yer verilen bir dizi tedbirlerin odağında kadınlara yönelik şiddetin bir tür ayrımcılık olduğuna değinilmesi;
  • Yapılan yasal reformlar, Türk Ceza mevzuatının İstanbul Sözleşmesi’yle uyumlu hale getirilmesi;
  • Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi odaklı tedbirlerin alınmış olması.”

”Devlet Şiddet Mağduru Kadınları Koruyamıyor”

GREVIO değerlendirme raporuna göre Türkiye’nin sözleşmeyi uygulamada bir hayli yol kat etmesi gerekiyor. Raporda bahsedilen eksiklikleri Av. Nazan Moroğlu şöyle özetliyor:

  • “6284 sayılı yasaya ilişkin idari verilerin ötesindeki ayrıştırılmış verilerin derlenmemiş ve iletmemiş olması;
  • Türkiye’nin genel politikalarında kadın erkek eşitliğinin esas alınmaması ve bunun kadınlara karşı şiddet üzerindeki potansiyel etkilerinin kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulmaması;
  • Türkiye’de kadının anne ve bakım sağlayıcı geleneksel rollerinin ön planda tutulması; bu eğilimin, kadın ve erkeğin aile ve toplumdaki rol ve sorumluluklarına ilişkin kalıplaşmış ayrımcı ön yargılarla mücadelede engel oluşturması;
  • Şiddet faillerine yönelik soruşturmalar, kovuşturmalar ve cezalandırmalara ilişkin adli verilerin mevcut olmaması, bu nedenle yasaların kolluk kuvvetleri, savcılıklar ve mahkemelerce uygulanmasının etkili bir biçimde izlenmesi önünde ciddi bir engel oluşturması;
  • Devletin mağdurları koruyamamasının, kadınların zaman zaman, yeniden mağdur edilme ve/veya çifte mağduriyete uğramasına yol açması;
  • İstanbul Sözleşmesi’nin ve bu sözleşme ilkelerinin savunuculuğunu yapan bağımsız kadın kuruluşlarının, ilgili sivil toplum kuruluşlarının giderek kısıtlayıcı koşullarla karşı karşıya kalmaları;
  • Mahkemelerin uygulamalarıyla kadına karşı şiddet eylemlerine cezai yaptırımların caydırıcılığının gerektiği gibi sağlanamaması;
  • Koruyucu tedbir kararlarının etkili bir biçimde uygulanabilmesi için, bu kararların yasal kurumlarca mağdurun emniyeti ve güçlendirilip kurtarılması ihtiyacına gereken dikkat gösterilmemesi;
  • Koruma kararlarının kısa süreli verilme eğiliminin olması.”

”Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne Göre İç Hukukunu Tadil Etmesi Gerekir”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim ise “Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesine göre iç hukukunu tadil etmesi” gerektiğini söylüyor.

Fidan Ataselim

Ataselim, siyasi iktidarın kadınların toplumdan soyutlanması, değersizleştirilmesi ya da sadece belli rolleri yücelterek sınırlama çabasının dışında uygulanmayan yasaların uygulanması, ihmallerin üzerine gitmesi imzaladığı sözleşmelerin uygulanması için yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini ifade ediyor ve ekliyor: “Bu sadece sözlü beyandan öte siyasi irade ile ortaya konmalıdır. Fakat bu noktada da kadınların kazanılmış haklarının tartışma konusu haline getirilmesi nafaka gündeminde olduğu gibi işte bu kadın cinayeti davalarında karar vericilerin kararını kanaatlerini bu anlamda doğrudan ve olumsuz etkilemektedir.”

Türkiye’de, İstanbul Sözleşmesi’nin ne olduğunu bilmeyen kişi sayısı %50’nin üzerinde:

Türkiye’de son 10 yılda kadın cinayetlerinin düşüş gösterdiği tek yıl İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanıp düzgün uygulandığı yıl olan 2011 yılıdır:

İstanbul Sözleşmesi’nin tam metnine ulaşmak için:

http://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/uploads/istanbul_sozlesmesi.pdf

Kaynakça: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Euronews, Wikipedia.org

Etiketler: / / / / / /

Tim Tebow, Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Kitap Yayınladı
Özel gereksinimli çocuklar için ‘A Night to Shine’ hizmetini kuran Tim Tebow, hizmetine yeni bir kitapla devam ediyor. Tebow, özel...
1500 Yıllık ‘Meryem’den Doğan Mesih’ Yazıtı Keşfedildi
Arkeologlar, İsrail’in kuzeyinde 1500 yıllık ‘Meryem’den doğan Mesih’ yazılı bir yazıtı keşfetti. Bizans’a ait bir kilisesinin girişinde bulanan Grekçe oyulmuş...
Burkina Faso’da Kayıp Olan Rahip Ölü Bulundu
Burkina Faso’da yerel episkopos, perşembe günü yaptığı açıklamada, salı günü kaybolan Katolik rahibin ormanda ölü bulunduğunu duyurdu. Episkopos Lucas Kalfa...
Güney Afrika’nın İlk Kadın Anglikan Episkoposu Hayatını Kaybetti
Güney Afrika’ya Atanan İlk Kadın Anglikan Episkoposu Covid-19 Nedeniyle Hayatını Kaybetti. Güney Afrika Anglikan Kilisesi’nde göreve seçilen ilk kadın episkopos...
Episkoposluk Binaları, Sel Felaketinde Yok Oldu
Kosova’da son zamanlarda meydana gelen sel felaketleri, yüzlerce aileyi kışlık yiyecek depolarından, hayvanlarından ve evlerinden mahrum bırakarak ciddi hasara yol...
İsa Mesih’i Kabul Eden Adam, Bir Hafta Sonra Öldürüldü
Uluslararası Hristiyan Kuruluşu (ICC), 41 yaşındaki Yusuf Kintu adındaki adamın, Hristiyanlığı benimsedikten sonra 7 Aralık’ta aşırılık yanlılarının saldırısı sonucu hayatını...
‘Bir Yılda Kutsal Kitap’ Çalışması Dijital Medya Listelerinde İlk Sırada
Katolik grup, Ascension Presents tarafından yürütülen ‘Bir Yılda Kutsal Kitap’ (The Bible in a Year)  adlı çalışma, Apple kullanıcıları arasında...
İngiltere Kilisesi: ‘Irk Ayrımcılığının Müjde’de Yeri Yok’
İngiltere Kilisesi Evanjelist Konseyi (CEEC), Hristiyanları Martin Luther King Günü’nde ırksal konularda daha bilinçli olmaya teşvik etti. Martin Luther King...
20 Yıl İçinde Yangınlarda Hasar Gören Dünyaca Ünlü Kiliseler
9 Haziran 2000 Londra’da, Batı Dulwich bölgesinde XIX. yüzyılda inşa edilen Barking Anglikan Kilisesi yangın sonucu ağır hasar aldı. Yangın...
Fransa Devlet Radyosu, “Hristiyan” Kelimesini Yasakladı
Fransa devlet radyosu, ”Hristiyan” kelimesi kullanıldığı için ”Doğu’da Hayır İşleri” kurumunun hazırladığı kampanya reklamını yayınlamayı reddetti. Hristiyanlara çeşitli alanlarda destek...
Katolik Kilisesi’nde Artık Kadınlar Daha Fazla Görev Alacak
Papa Françesko, kadınların Katolik Kilisesi’ndeki ayinlerde okuyuculuk görevini üstlenmesi için yasal değişiklik yaptı. Vatikan Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Papa...
Gün Doğumu, Tanrı’nın Sözlerini Hatırlatıyor
Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki bir NASA astronotu, uzaydan güneşin doğuşunu izledikten sonra Mezmurlar’dan bir ayeti hatırladığını söyledi. Uzay istasyonunun Expedition 64...
Çin Hükümeti İlkokul Öğretmenlerini Siyasi Eğitimi Vermeye Zorluyor
Çin hükümeti ilkokul öğretmenlerini marksizm, ateizm ve sosyalizm eğitimi vermeye zorluyor. Çin hükümeti ülke genelindeki tüm okullarda marksizm, ateizm ve...
Yazar Charles Martin, Hristiyanları İsa Mesih Gibi Affetmeye Çağırdı
New York Times’ın en çok satan yazarı Charles Martin, Hristiyanları tıpkı birinci yüzyıl inanlıları gibi dünyayı alt üst etme gücüne...
2021’de Hristiyan Olmanın En Zor Olduğu Ülkeler Açıklandı
Hristiyanlara yönelik zulüm salgın dönemindeki tüm kısıtlamalara ve seyahat engellerine rağmen artmaya devam etti. Hükümetlerin koronavirüs önlemlerini kiliselere ve inanlılara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ