SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 3,88 / Satış: 3,89
€ EURO → Alış: 4,57 / Satış: 4,59

Uyar: Buralardan Yeni Haberler Var!

Editör
Editör
  • 24.06.2013

İlyas Uyar / Diyarbakır

Diyarbakır’dan yeni haberler var. Var olan yeni haber eski haberlerin yokluğu.5547

Eskiden Diyarbakır’dan sıkça duymaya alıştığınız çatışma eylem haberlerini medyada göremiyorsunuz artık.

’Burada hayat normale döndü’ diyen gazetecilerin çocukları aynı cümleleri söyleyerek haber sunuyorlardı bir ara.

21 Mart 2013 günü Newroz kutlamalarını izlerken Diyarbakır’da yaşayan bizler büyük bir siyasi değişimin tanıklığını yapmanın haklı sevincini, gururunu yaşıyorduk. İlk defa ‘barış’ sözcüğü umutla söylenir oldu.

Uzun süredir isyanla, çatışmayla yoğrulmuş bu toprakların ‘barış’ sözcüğünü bu kadar içten derinden söyleyeceğini tahmin etmiyorduk.

Çünkü isyan anlayışı tam bir kültüre dönüşmüştü. İsyanın kendi müziği, kendi dili, kendi sözlüğü var bu topraklarda artık. İsyan burada çocukluktan öğrenilen bir olgu. Çocuklar kimlere yakın, kimlere uzak olduklarını, kimleri seveceklerini kimleri sevmeyeceklerini öğreniyorlar.

Biz Mesih İmanlıları içinde tarihi bir andı çünkü topluluk olarak göksel bir icraatın vuku bulmasını izledik. Kilise olarak 1.5 yıldır belediye binasının önünden parklara uzanan açık hava dua etkinliğimiz vardı. Belki de göksel bir eylem dersiniz bilemem ama bu ülkenin zayi olan çocukları ve ‘Koreş’ misali harekete geçirilecek önderleri için dua ediyor yakarıyorduk.

Sadece bir taraf için değil bitaraf olmuş savaşın kayıp çocukları için dua ediyorduk. Ve evet açık yüreklilikle ve sevinçle söyleyebilirim ki Newroz kutlamalarındaki açıklamaları ve sonrasında medyadan takip ettiğim gelişmeleri izlerken dualarımız nefes alıyor diye düşündüm.

Yıllardır kilisemizde bu kültürün içinde büyümüş, yoğrulmuş, bağlanmış insanlara umut aşılarken bu günlerin geleceğine hep inanmıştık. Ailesinden bir ferdi kaybetmiş, soruna bir yerden bulaşmış bulaştırılmış ruhsal çöküntü yaşayan ve bir türlü bu yüzden Mesih’e tam bağlanamayan kardeşlerimiz için de yıllardır dua etmekte ve uğraşmaktaydık.

İsyanın bir insanda açabileceği derin yaraları çok açık şekilde gördük.

Nefretin ve özellikle öfkenin üstadın benzettiği gibi derimizin altında nasıl insanı zehirlediğini, nasıl Mesih’te barış için dua ederken içerden öfkeyle Mesihi anlayışa isyan ettiğini gördük. Bu şekilde kaybettiğimiz gençlerimizde oldu. Uzaklaşan gençler Mesih’teki;

Mümkünse, elinizden geldiğince herkesle barış içinde yaşayın’

‘Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin’.

‘Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever’ anlayışını fazlasıyla naif veya Kutsal Kitap’ın öngördüğü gibi ‘saçmalık’ saydılar, bu yüzden kayboldular. Yukarıda da belirttim buralarda çocukluktan öğrenilen bir duygu isyan ve onu çıkartıp atmak hiçte kolay değildir.

 

Yıllarca yalnız bırakılmış, tecrit edilmiş, batıda kendi memleketlerinde ‘doğulu’ asi olmuş bu insanlar kendi başlarına isyan etmeyi yardım almadan bununla yaşamayı öğrenmişler. İsyan insanı değiştirir nefret etmesini sağlar öfkelendirir ve insanda bunu sürdürmek sürekli nefret etmek gibi bir ahraz bırakır.

 

Bu yüzden insanların bu yolu neden seçtiğini hiç anlayamacağım, öte yandan bunun bedende yaşayan bizlerin laneti olduğunu da unutmamaya çalışıyorum.

 

Şimdi ise buralarda her şey çok güzel…

 

Diyarbakır gerçekten bir barış parkı, bahçesi gibi. Aldığınız nefese şükrediyorsunuz. Daha düne kadar oğlumu dışarı çıkartmaya korkardım, çünkü her an gaz bombasının, bir yürüyüşün, eylemin veya mitingin, öteye beriye koşan kaçışan insanların ortasında kalabilirdiniz.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, bu günlerde gaz yemek meziyetse 2.5 yaşındaki oğlum İstanbullulardan önce tanıştı gaz bombası ve limonla. Diyarbakır dışında süregelen çatışmalara anlam vermekte zorlanıyor bu halk. Burada kısmen de olsa bir neden vardı çözüme bağlanan, bizler başka yerlerdeki isyanın nedenini çözmeye çalışıyoruz. Buradaki kuaför, minibüsçü, simitçi, kahveci, gazozcu merak ediyor. Madem bu kadar dertliydiniz neden bize de derman olmadınız? Madem bu kadar sorun vardı ve mustariptiniz de neden 30 yıldır süregelen bu sorun için bir kerecik sesinizi yükseltmediniz. Neden sorunun tarafı biz olunca kötü ilan edildik de siz olunca haklı bir dava oldu? Neden medya şimdi yanlış oldu, dün neden yoktu bu anlayış.(Kendimi bir tenzih edeyim; bunu soran simitçi kahveci gazozcu)

Bu yüzden, olup biten buradaki halka, yavan ve samimiyetsiz, bencilce ve anlamsız geliyor (kendimi yine tenzih edeyim)

Ve biz Mesih imanlıları olarak sosyal medyada süregelen bu anlayışı hayretle izliyoruz. Bunca ruhsal çöküntü Mesih’e gelememezlik, isyan anlayışının bir parçasıyken; radyasyonlu çay içmek gibi, koli basili dolu denize girmek gibi, neden bir insan kendini kirleten isyan anlayışına dahil olur.

Eminim mantıklı bir açıklaması vardır.

Yapılanları tasvip etmemek başka bir şey yapanlara hakaret etmek onlardan nefret etmek başka bir şey bu yüzden ötede beride dolanan hükümet karşıtı söylemlerin Mesih’in çizgisine hiç uymadığını bunun dün nalına bugün mıhına vurmak olduğunu hatırlatmama gerek var mı?

Bu halkı seviyoruz bu yüzden dua ediyoruz başımızdakileri de seviyoruz onlar için de dua ediyoruz. Bundan ötesi şerirden yani kötülüktendir diyor Kutsal Kitap.

Uzattığım için üzgünüm ama buralarda yeterince isyan görmüş birisi olarak söylüyorum lütfen insanları neye bulaştıkları konusunda uyarın. Siz kardeşlerim iman ailem sizde uyanın! Biz de ellerimizi kirletirsek bu halkı kim temizleyecek bizleri kim temizleyecek? Herkesin yüreklendiği cesaretle olanları göğüslediğini görüyorum bu cesaret eminim Taksim’de durup dua ile kötülükle savaşmanızı sağlayacak kadar güçlüdür.

Bu sert toprakta işe yaradıysa eminim orada da işe yarar. RAB bütün Türkiye’nin Rabbidir.

Diyarbakır’dan haberler bu kadar, esen kalın…

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ