SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 4,72 / Satış: 4,74
€ EURO → Alış: 5,52 / Satış: 5,54

ZAPTURAPT

Mustafa Mızrak
Mustafa Mızrak
  • 18.01.2018

Kilise disiplini konusunda uzunca bir araştırma yapıp bu araştırmaları özetleyerek sizlerle paylaşmak istedim. Aslında bu kurallar bir çoğumuzun bildiği fakat bir kısmımızın uygulamadığı süregelen kurallardır. Bu paylaşımı okumaya başlamadan önce şunu unutmayalım ki, KİLİSE RABBİN BEDENİDİR BİZLER BU BEDENİN ORGANLARIYIZ VE KİLİSENİN BAŞI MESİH İSA’DIR.

Tanrı, halkını bir topluluk olmak üzere bir araya getirmektedir. Aslında Tanrı ilk olarak kiliseyi, gözle görülebilir olarak yapılandırmıştır. Zira kilise, Tanrı’nın Lütfunu yansıtan bir araç olmak üzere tasarlanmıştır. Yani kilise, dünyanın gözleri ile görebileceği ve bunu görüp; Tanrı’nın Lütfunu anlayabileceği bir araç olarak düzenlenmiştir. Gözle görülen kilise, bizim bildiğimiz ve gördüğümüz anlamdaki Kilise’dir.

Yeni Antlaşma Kilise’den bahsederken fiziksel bir gerçeklik olarak göz önüne alır. Yani kilise, dünyanın gözleri ile görebileceği ve bunu görüp; Tanrı’nın Lütfunu anlayabileceği bir araç olarak düzenlenmiştir.

Kutsal Kitap, insanların, inançlarını ikrar etmelerinin ve ikrar ettikleri imanlarına sahip çıkmaksızın kendilerini bu toplantılara dahil edebildiklerinin mümkün olduğunu çok açık bir şekilde ifade eder. İsa, insanların yürekleri uzak düşmüşken dudaklarıyla O’nu onurlandırma serbestliğinden bahsetmiştir. Dağdaki vaazında son günde “Ya Rab, Ya Rab” diye kendisine seslenecek kişileri “Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden” diyerek huzurundan bertaraf edeceğine dair uyarıda bulunmuştur.

Biri organize olmuş kilise diye adlandırdığımız bir kurumun içinde, diğeri kurumsallaşmış kilisenin dışında olmak üzere iki ayrı bölüm yoktur. Görünmeyen kilise, görünür bir kilisenin içinde de mevcut olabilir. Bir kişinin görünmeyen kilisede yer alıp aynı zamanda görünür kilisede olması nasıl mümkün olabilir diyorsunuz değil mi? İlk örnekte, görünür bir kiliseye bağlanma isteğine rağmen, bunu yapması Tanrı tarafından bir şekilde engellenmiş kişileri gösterebiliriz. Örneğin, İsa’ya iman etmiş birini düşünün. Yerel bir kiliseye katılmaya giderken araba çarpsın veya ölümcül bir kalp krizi geçirsin ve bu isteği yerine getirme fırsatı bulamadan hayatını yitirmiş olsun. Aklımıza hemen, son nefesini verirken İsa’yı kabul eden (bu andan önce iman etmediğini farz ederek) ve bu sayede İsa’dan çok yakında cennette kendisine katılacağının yüreğine su serpici garantisini edinen, çarmıhtaki hırsız gelir. İkinci kategori, ruhsal bir çocuksulukla, yanlış anlama sonucu, görünür kiliseye bağlı olmanın zorunlu bir görev olduğunu inanmayan kişileri içerir. Gerçekten iman etmiş olsalar da bir süre için bu yanılgıda kalabilirler.

Kiliseyi özetle tanımladıktan sonra bu tanımla yola çıkarak KİLİSE DİSİPLİNİ HAKKINDA PAYLAŞABİLİRİZ. Kilise disiplini aslında Rabb’in önünde nasıl durmamız ve kardeşlere Rabb’in buyurduğu gibi davranmamızı gerektiğini içeren birkaç sözcükle ifade edilebilir. Kiliseye zarar veren bireylerin bertaraf edilmesinden ziyade Kilisede yani Rabb’in önünde nasıl durmamız gerektiğini bilmek asıl önemli konudur. Kilise disiplini mezhepler arası farklılık göstermekle birlikte Rabb’in kelamına uygun şekilde davranmayı geçerli kriter olarak benimsemişlerdir.

Kilisede disiplin etkinliği Tanrı yolundaki üzüntü ve gerçek tövbe oluşturması umuduyla yapılır. Bu gerçekleştiğinde, birey paydaşlığa döndürülebilir.
Dünyasal olarak bir makama girdiğimiz vakit, ceketimizin düğmelerini ilikleriz ve saygıyla hazır olda bekleriz. Ki bu dünyasal makamların çok üstünde olan Tanrı’nın görkemi karşısında sevgiyle durmak Rabb’e içtenlikle övgüler sunarak onu yüceltmek daha yerinde olmaz mı? Kürsüde günlerce bizlerle Rabb’in hangi kelamını paylaşacağı konusunda dua ederek hazırlık yapan Pastör kardeşimizi lakayt bir şekilde dinlemek hiçte uygun değildir. Saygısızlık yaptığımız paylaşımcı kardeşimiz değil, Rab’dir aslında. Hıristiyan inancı, Mesih’e benzeyiş özelliğiyle bir din değil, yaşam biçimidir. Bu yüzden de Mesih’in dünyadaki yansıması olan imanlılar da hal hareketlerinde, tavır ve üsluplarında, İsa’ya yaraşır ve Tanrı halkına yakışır şekilde davranmalıdırlar. Örneğin cep telefonunuzu kiliseye girmeden önce kapatmanız veya sessize almanız, içeride kardeşleri rahatsız etmemeniz düşüncesi ile önemlidir. Müjde’nin sadık bir şekilde vaaz edilmesi, Sakramentlerin uygun ve doğru bir şekilde uygulanması, Kilise disiplininin doğru bir şekilde yapılmasıdır.

Kutsal Yazılara baktığımızda şunu görüyoruz: İnsanların yüreklerini Kurtuluşa ve Müjde’ye açan şey, Tanrı’nın Söz’üdür. Çarmıhla ilgili bildiri mahvolanlar için saçmalık, ama kurtulmakta olan bizler için Tanrı’nın gücüdür. Şöyle yazılmıştır: “Bilgelerin bilgeliğini yok edeceğim, akıllıların aklını boşa çıkaracağım.*

Müjde’nin vaaz edilmesi; yani çarmıhla ilgili olan bildiri, Tanrı’nın gücüdür. “Müjde’nin sadık bir şekilde vaaz edildiği her yerde, uygun sonuçları görmeyi bekleyebiliriz. Müjde nerede vaaz edilirse, kilise de orada bulunacaktır.

 

Endişede değil Sevgide Kalın. Endişe Sallanan Sandalye Gibidir.

Sizi Meşgul Etmeyi Başarır, Ancak Hiçbir Yere Varamazsınız.

 

Mustafa Mızrak / Gazeteci Yazar

 

*1.Korintliler 1:19
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ