SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,06

Zirve Katliamı’nda 107. duruşma yapıldı

Zirve Katliamı’nda 107. duruşma yapıldı
  • 09.09.2015

tolonZirve Yayınevi’nde biri Alman uyruklu 3 Hristiyanın boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın 107. duruşmasında, tutuksuz sanık emekli Orgeneral Ahmet Hurşit Tolon ve adli kontrol kararıyla elektronik kelepçe takılan sanıklardan Cuma Özdemir savunmalarını verdi.

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, tutuksuz sanıklar Ahmet Hurşit Tolon, emekli Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil, İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat, Murat Göktürk, Mehmet Çolak, Abdullah Atılgan, Levent Ercan Gelegen ile adli kontrol kararıyla elektronik kelepçe takılan sanıklar Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım ve Salih Gürler hazır bulundu. Elektronik kelepçe takılan sanıklardan Hamit Çeker Elbistan Adliyesinden, Cuma Özdemir ise Darende Adliyesinden video konferans sistemiyle duruşmaya dahil edildi.

Cinayetlerde hayatını kaybedenlerden Uğur Yüksel’in annesi Hatice Yüksel de duruşmaya katıldı.

HÂLÂ BİLİRKİŞİ HEYETİ OLUŞMADI

Mahkeme Başkanı Vedat Koç, geçen duruşmada davanın tutuksuz sanıklarından İlker Çınar’ın dosyaya delil olarak sunduğu flash bellek ve CD ile tutuksuz sanık Haydar Yeşil’in kayınbiraderi Hüseyin Kılıç’ın verdiği harddiskin bilirkişi tarafından incelenmesinin kararlaştırıldığını hatırlatarak, henüz bilirkişi heyeti oluşmadığını belirtti.

Daha sonra Ahmet Hurşit Tolon, esas hakkındaki savunmasını verdi. Sözlerine Hakkari ve Iğdır’daki terör saldırılarında şehit olan asker ve polislere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyerek başlayan Tolon, “Davaya konu menfur cinayetler münasebetiyle hayatlarını kaybedenlere Tanrı’dan rahmet diliyorum” dedi. Bu sırada fenalaşan ve polislerce dışarıya çıkarılan Hatice Yüksel, daha sonra duruşma salonuna getirildi.

Tolon, cinayetlere ilişkin en küçük bir bilgisi, ilgisi ve irtibatı olmadığını savundu.

İddianamede adı geçen Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekat Dairesi (TUSHAD) isimli bir örgütün kurulmadığı gibi böyle bir oluşumun varlığına ilişkin hiçbir bilgi ve görgüsü olmadığını ileri süren Tolon, “Dinlenen tanık beyanları da bu gerçeği teyit etmiştir. İddia makamı; Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve sosyal güvenlik kurumlarının yazılarına rağmen İlker Çınar isimli müfterinin aşağılık iftiralarına itibar etmeyi tercih etmiş, sadece tedarik edilmiş bir müfterinin iftiralarıyla kurgulanmış bir senaryoyu uygulamaya koymuştur. Yargılamanın ulaştığı bu aşamada toplanan somut delilleri göz önüne alarak ayrıntılı bir savunma yapmayacağım. Somut deliller, resmi makamlardan gelen belgeler ve toplanan delillerle isnat edilen suçu işlemediğim tüm açıklığıyla gözler önüne serilmiştir” diye konuştu.

İlker Çınar’a şair Ziya Paşa’nın “En ummadığın keşf eder esrar-ı derunun, sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın” dizeleriyle cevap vermek istediğini ifade eden Tolon, “Son kullanma tarihini doldurmuş bir sahte mütalaa dosyada mevcudiyetini korumaktadır. İddia sahibi iddiasını ispatla yükümlüdür. Ne iddianameyi düzenleyen cumhuriyet savcısının ne de iddia makamının bu kurala dikkat ve imtina göstermediği açıktır. Sözde gizli tanık esastaysa sanık olan kişinin kimliğini araştırmamışlardır. Subjektif ve tutarsız beyanlarına itibar etmişlerdir” dedi.

– “Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıpratılmasına çalışmıştır”

“Şahsımı kamuoyunda menfur bir cinayetin azmettiricisi gibi göstererek aslında Türk Silahlı Kuvvetlerini (TSK) hedef almışlardır” diyen Tolon, şöyle devam etti:

“Şahsımın kabul edilemez ithamlarla suçlandığı görülmektedir. Benimle birlikte muvazzaf askerlerin yargılanmasıyla planlı şekilde devam eden yıpratma, karalama ve öç alma kampanyasının sürdürülmesi amaçlanmıştır. Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Eşref Bitlis ve Turgut Özal gibi kişilerin ölümlerinin inkar edilemez şekilde sorumlusu olarak TSK gösterilmiştir. Bununla da yetinilmemiş Genelkurmay Başkanlığı ve askeri savcılığı sahte evrak düzenlemekle itham edilerek esasen TSK’nın yıpratılmasına çalışılmıştır.”

Atatürk’ün 31 Temmuz 1920’de Afyonkarahisar’da subaylara hitaben “Orduyu itham etmek için mutlaka subayları karalamak lazımdır” dediğine değinen Tolon, “Ülkemizde yaşanan gelişmeler Atatürk’ün bu sözünün günümüzde de halen geçerliliğini koruduğunu ortaya koymaktadır. TSK’nın emekli ve muvazzaf mensuplarına düzmece delillerle büyük bir hukuk katliamı yaşatılmıştır. Şerefli Türk askerlerinin büyük bölümü hayatlarını kaybetmiş ya da uğradıkları iftiralara dayanamayarak yaşamlarına son vermişlerdir. Orduya kurulan kumpasın tüm açıklığıyla ortaya çıkması tek ve yegane tesellimizdir. Şahsıma kurulan tuzaklara rağmen bugün de yine ‘varlığım Türk varlığına armağan olsun’ diyorum. Bu uğurda ömür verdim, kalan ömrümü de vermeye hazırım. Bu karalama kampanyalarını hak etmediğimi düşünüyorum. Hukukun üstünlüğünün bu mahkemede hala geçerliliğini koruduğuna inanmak ve güvenmek istiyorum. Yaşantım boyunca hukuka aykırı suçum olmadı” ifadesini kullandı.

Tolon, beraatını ve İlker Çınar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Tolon’un avukatı İlkay Sezer de Ahmet Hurşit Tolon’un konutunda 1 Temmuz 2008’de el konulmasının üzerinden 7 sene geçtikten sonra imajlarını alabildikleri 2 CD’ye dikkati çekerek, CD’leri incelemeye tabi tutturduklarını söyledi.

Sezer, inceleme sonucunda aldıkları 2 bin 450 sayfalık rapor olduğunu belirterek, bunu mahkemeye sunacağını kaydetti.

Raporun önemli bir bölümünü okumak istediğini dile getiren Sezer, şöyle konuştu:

“CD’lerin bulundukları yerde imajlarının alınmaması, özlüklerinin çıkarılmaması delil olarak işlenmeleri konusunda ciddi olumsuzluğa sebep oldu. Bu dosyaların farklı kaynaklarda oluşturulduktan sonra CD’lere yazıldığını ortaya koyuyor. Bu dosyaların tarih manipülasyonu içerdiği ortaya çıktı. 4 dosyanın tarihleriyle ilgili durum bu manipülasyonu güçlendiriyor. İncelenen dosyalarda oluşturulan değiştirme izleri dikkat çekti. Bu CD’ler müvekkilime ilişkin arama, el koyma tutanaklarında da belirtilmiyor. Buradan anlıyoruz ki bu CD’lerin imajları bize neden verilmemiş.”

Sezer, “Müvekkilim, şu anda yurtdışına gitmiş bir savcı tarafından hazırlanan iddianameyle yargılandı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı, bu ceza sonra müebbet hapse çevrildi. Sonra beraat etti. Dava Yargıtay’da temyiz aşamasında bekliyor. Bunun ne anlama geldiğinin takdirini mahkemenize bırakıyorum” dedi.

Sezer, daha sonra hazırladığı 68 sayfalık esas hakkındaki savunmasını ve “Elba 3” ve “Elba 4” ibareli CD’lerle ilgili kriminal bilirkişi raporunu mahkeme heyetine teslim etti.

Daha sonra Cuma Özdemir, esas hakkındaki savunmasını verdi.

Özdemir, olayın olduğu dönemde köyden şehre dershaneye gitmek ve üniversiteye hazırlanmak üzere gelen bir kişi olduğunu ifade ederek, Hamit Çeker ve Salih Gürler ile tanıştığını anlattı.

Özdemir, Hamit Çekir ve Salih Gürler ile iyi diyalogları bulunduğunu savunarak, “Emre Günaydın, bize ağabeyinin, dayısının mafya babalarıyla ilişkilerini anlatıyordu. Sümer Karakolu’na gidip çıkışı ondan korkmamıza sebep oldu. Emre Günaydın, bize misyonerlikten bahsetmese haberimiz yoktu. Ülkemize karşı kötü insanlar olduğunu anlatıp dururdu. Ailesinin yanında kalmak dururken niye yurtta kalıyordu? Köyden gelmiş, ne dese inanan başka kimi bulabilirdi?” ifadelerini kullandı.

– “Öldürülmelerinde dahlim yoktur”

Olay günü olay yerine ilk kez gittiğini savunan Özdemir, “Öldürülmelerinde dahlim yoktur. Olay yerinden dışarı çıkmak istediğim, kapı kilitli olduğu için çıkamadığım doğrudur. Olay yerinden herhangi bir şekilde bir şey almış değilim. Pencere kenarında bekliyordum. Herhangi bir terör örgütüne üye değilim” dedi.

Özdemir, cezaevinde üniversiteyi kazandığını ve okulu orada bitirdiğini belirterek, “Okumamdan dolayı idare tarafından ödüllendirildim” diye konuştu.

Cinayetlerin azmettiricisi olarak yargılananları tanımadığını iddia eden Özdemir, “Hiçbiriyle en ufak bir ilgim alakam yoktur. Bilsem olayın azmettiricisi bu sanıklar, anlatırım ama şimdi bu insanlara iftira atacak değilim, atmadım, atmam da. Bu insanlara iftira atılıyorsa ben hiçbir şeyden haberi olmayan Cuma ne yapsın?” ifadesini kullandı.

– “Keşke köyümde çobanlık yapsaydım”

Özdemir, hayatımın en güzel yıllarını ailesinden uzak geçirdiğini ifade ederek, “Artık bir yuva kurmak istiyorum. Beraatimi talep ediyorum. Keşke köyümde çobanlık yapsaydım da Emre Günaydın’ı tanımasaydım” şeklinde konuştu.

Özdemir’in avukatı Soner Demirci de söz konusu cinayetlerin devlet rejimini, otoriteyi hedef almadığını savunarak, cinayetlerin zaman zaman farklı kesimlerce işlendiğine ilişkin algı oluşturulduğunu iddia etti.

Cinayetlerin ilk başta milliyetçi görüştekiler tarafından planlandığının ileri sürüldüğünü anlatan Demirci, şimdiyse “paralel devlet unsurlarınca” yapıldığı görüşünün hakim olduğunu savundu.

Hamit Çeker ise savunmasını yazılı verdiğini, sözlü beyanda bulunmak istemediğini kaydetti. (aa)

Çin’de 10 Emir’in 1’inci Buyruğu Kaldırıldı
Çinli yetkililer, Henan eyaletindeki bir kiliseyi, kendilerine hakaret olarak saydıklarından dolayı Tanrı tarafından Musa’ya verilen on emrin ilk buyruğundan vazgeçirmeye...
Papa, “Dua için Tıkla” Telefon Uygulamasıyla Herkese Sesleniyor
Papa Françesko bu Pazar günü “Dua için Tıkla” isimli yeni bir dijital uygulamayı duyurdu. Uygulama sayesinde Katolikler birbiriyle bir dua...
Keşfedilen Platform Antlaşma Sandığı’na Ev Sahipliği Mi Yaptı?
İsrailli arkeologlar oldukça büyük bir insan yapımı platform keşfettiler ve kazılan alanda Kutsal Kitap’ta bahsedilen Tanrı’nın yasasının içinde taşındığı Antlaşma...
Hristiyanlara Karşı Baskının 2019’da Artması Bekleniyor
Uluslararası izleme kurumlarının raporlarına göre, özellikle Nijerya, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde Hristiyanlara karşı baskı ve zulmün 2019 yılında artmasından...
AİHM, “Yedinci Gün Adventistleri Vakfı”nın Kuruluşuna Onay Vermediği Gerekçesiyle Türkiye’yi Haksız Buldu
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “Yedinci Gün Adventistleri Vakfı”nın kuruluşuna onay vermediği için Türkiye’nin insan hakları ihlalinde bulunduğunu beyan etti....
“Aşk Çeşmesi”nin Geliri İçin Belediye ve Katolik Kilisesi Karşı Karşıya Geldi
Dünyadaki en ünlü çeşmelerden biri olan ve Roma’da yer alan “Aşk Çeşmesi”nin geliri kriz yarattı. Yılda 1,5 Milyon Euro’ya yakın...
Almanya’da ‘Ortak Barış Duası’ Düzenlendi
Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yer alan Hamm kentindeki tarihi Pavlus Kilisesi’nde, savaşsız ve çatışmasız bir dünya ve yaşam için her...
Epifani Bayramı’nda Birçok İmanlı Şeria Nehri’ne Akın Etti
Ortodoks Kiliseleri’nden bazıları, Batı Şeria’nın Eriha kentindeki, İsrail ile Ürdün arasında doğal sınır teşkil eden Şeria nehrinde İsa Mesih’in doğumundan...
Esad: “Antakya Rum Ortodoks Kilisesi’ni Bölme Girişimlerine Tanıklık Ediyoruz”
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Antakya Rum Ortodoks Kilisesi’nin Lübnan ve Suriye kiliseleri şeklinde bölünmesi için girişimlerin olduğunu belirtti. Şam’ı...
İstanbul’daki Birlik Dua Haftası Bakırköy Latin Katolik Kilisesi’nde Başladı
İstanbul’daki Hristiyanların Birliği için yapılan duası haftası Cumartesi günü Bakırköy Meryem Ana Rosario Kilisesi’nde başladı. Her sene olduğu gibi farklı...
“Konforuna düşkün kilise yok olmakla karşı karşıya gelebilir mi?
Pastör Greear: “Konforcu bir inanç anlayışı kiliseyi öldürebilir!” Kuzey Karolina’da bulunan The Summit Kilisesi Pastörü J.D Greear kiliseleri “İkinci kuşak...
Rus Ortodokslar Epifani Bayramı’nı Buzlu Sularda Kutladı
Rus Ortodoks Kilisesi, İsa Mesih’in vaftiz edilmesini anmak ve kutlamak için Epifani Bayramı’nı kutladı. Rus Ortodokslar, İsa Mesih’in doğumundan 12...
2018 Yılının En Çarpıcı 10 Arkeolojik Keşfi
Her yıl, neredeyse günlük olarak ortaya çıkan arkeolojik keşifler Kutsal Kitap’ı ve çevresinde gelişen olayları, insanları ve kültürü daha iyi...
Kutsal Kitap Uygulaması Kiliseyi Nasıl Büyüttü?
Uganda’nın kuzeyinde bulunan mülteci kampında kurulan yerel kilise, Kutsal Kitap uygulaması sayesinde beklenenden daha büyük bir gelişme gösterdi. Güney Sudan’daki...
Vietnam’da Buda’ya Tapınmama Cezası: Dayak, Hapis ve Zulüm
Vietnam’da, Hmong Hristiyanları son zamanlarda hükümet güçlerinden gelen yoğun baskı nedeniyle ülkede barınamaz hale geldiler. Hristiyan inançlarında ısrarcı olmaları ve...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ