18 Mayıs 2022 Çarşamba

Hrant Dink Ölümünün 15. Yılında Anıldı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 15. yılında vurulduğu yerde, vurulduğu saatte anıldı. Salgın koşullarına rağmen anmaya katılan yüzlerce kişi bir kez daha Hrant Dink için adalet isteğiyle bir araya geldi.

Hrant Dink 15 yıl önce bugün, 19 Ocak 2007’de genel yayın yönetmeni olduğu Agos Gazetesi önünde öldürüldü. Hrant Dink anısına her yıl olduğu gibi bu yıl da saat 15.05’te katledildiği noktada İstanbul Şişli’deki gazete binasının önünde binlerce kişi toplandı.

“15 eksik yıl” temasıyla düzenlenen bu yılki anmaya Dink’in ailesi, arkadaşları, milletvekilleri ve çok sayıda kişi katıldı. Saat 14.00’den itibaren Şişli Halaskargazi Caddesi üzerindeki Sebat Apartmanı (eski Agos Gazetesi binası) önünde bir araya gelenler “Hrant için adalet”, “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz” yazılı dövizler taşıdı. Katılanlar taşıdıkları döviz ve attıkları sloganlarla adalet istemekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı. “Hrant Dink’in gerçek katilleri cezalandırılmadan ve bu alçak cinayetin hesabı tüm ortaklardan sorulana kadar biz bitti demeden bu dava bitmez” mesajı verildi.

Sebat Apartmanı’ndan seslenen ”Hrant’ın Arkadaşları” topluluğundan Bülent Aydın, “Arkadaşımızın 15. yılında vurulup düştüğü yerdeyiz. Arkadaşımızı hakikat anlatıcımızı anmaya geldik. Bu kez anmamızı salgın koşullarında yapıyor. Buradayız Ahparig buradayız. Hrant Dink samimiyetin, hakikati söylemenin barış dilini kuruyordu. Arkadaşımız bu ülkenin nefretten beslenenleri O’nu bu yüzden katletti. Hrant Dink bu ülkede farklılıkların bir arada yaşanacağını düşünüyordu bu yüzden katlettiler” dedi.

Anmada Hrant Dink’in eşi, Rakel Dink de bir konuşma yaptı.

Rakel Dink’in konuşması şöyle:

”Çutağım,

15 yıl oldu, arkandan sıkılan kalleş kurşunlar seni bizden alalı. Sesin hâlâ kulağımızda. Halkına yapılanları her anlattığında seni hainlikle, arkadan hançerlemekle suçlamışlardı oysa…

Ya Rab “düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, hakaret edenler için dua edin” diyorsun. Dua ediyorum.

15 yıl oldu. 15 eksik yıl. O günün çocukları Nazım gibi büyüyorlar. Çözemediğimiz her sorunu onların omuzlarına yıkıyoruz. Sorunun sahibi de sebebi de biz değilmişiz gibi, bir de tutup cepheye çocukları gençleri sürüyoruz.

Oysa bizim kanlı mirasımız olmasa, tüm dünyadaki akranlarıyla, bütün farklılıklarıyla başka bir gelecek hayali kurabilir ve gerçekleştirebilirler. Zaten yeterince sorunları olacak. Daha ne depremler göreceğiz. Şu geçmişin kilidini açalım da özgür kalsın acı dolu ruhlar. Evimizi inşa edeceğimiz sağlam kayadır gerçek. Hakikat sağlam kayadır. 

Gelecek korkuları ve hayalleriyle, büyüklerinin acı dolu mirası arasında sıkışıyor çocuklar. Ya kendilerine ya başkalarına zarar veriyorlar. Oysa bir araya gelip su gibi aksalar karşılarında hiçbir şey duramaz. Bu dünya ne zorbalar, ne zulümler gördü. Gün geldi hepsi yıkıldı. Devirler değişti. Ne sultanlar, ne padişahlar, ne krallar yıkıldı. Yine yıkılacaklar.

Kimsenin olmayana “benim” diyene inanmayın! Herkesin olana, “benim” diyene inanmayın!

Çutağım!

Sana terörü her sorduklarında lanetledin. Karşısına gücün terörünü de koydun. Onu da lanetledin. Kastettiğin devlet gücünün gayrimeşru işleriydi. Dünyada çok terör estirildi ve devam ediyor… Senden önce de senden sonra da… Gücü ele geçiren zulme çıkıyor. Hangisi birbirini suçlayabilir. Olan halklara oluyor. Seni andığımız her 19 Ocak’ta başka zulümleri de anmaya, hatırlatmaya çalıştık. Resimler yan yana konduğunda, o acı albüme birlikte bakıldığında belki asıl katil ayan beyan ortaya çıkar diye…

Kıbrıs’ta bir başka gazetecinin, Kutlu Adalı’nın nasıl peşine düşmüşler gördün mü? Bu topraklarda estirilen terörün asıl kaynağını söylerken yanlış mı söylüyormuşuz?

Kutsal Kitap der ki “Karanlığın meyvesiz işlerine ortak olmayın. Tersine onları açığa çıkarın.”

Dostlarımızı yıllarca hapislerde bekletiyorlar. Birini salıp birini alıyorlar. Saçma sapan gerekçelerle, yalanlarla… Artık gerekçe bile uydurmuyorlar, “öyle işte” deyip alıyorlar. Ülkenin her derdine koşan genç avukatları aldılar, gazetecileri aldılar, Osman’ı da Bircan’ı da aldıkları gibi… “Kürdüm” diyen her siyasetçiyi aldılar. İstiyorlar ki silahlar konuşsun, insanlar konuşmasın. Yine kendi dillerini dayatıyorlar.

Ama umudu söndüren olmayalım.

Seni toprağa verirken buradan yükselen isyan ve itiraz sesi susmadı, susmayacak. İşçiler, kadınlar, öğrenciler, köyler yine direnişte. Herkesin olanı, kimsenin olmayanı, “benim” diyenden koruyorlar. Bir gün yine birleşip sel olup akacaklar. 

Kiminin gönlü kırık. “Bize olurken neredeydiniz?” diye soruyorlar. Biz öyle olmak istemedik, gücümüz yettiğince seslerine ses katmaya gayret ettik. Edeceğiz.

Sesin, kulağımızda. Sözümüz söz.”


Papa Françesko, Lange Sendromlu İnsanlara Yakınlığını Dile Getirdi

10.000 ila 30.000'de 1 yeni doğanda görülen Cornelia de Lange sendromu, büyüme geriliğine, zihinsel yetersizliğe ve kemik...

Papa Françesko: ‘‘Nükleer Silahların Kullanılması ve Bulundurulması Düşünülemez.’’

Papa Françesko, Çarşamba günkü Genel Dinleyici Toplantısında, Japonya Başbakanı Fumio Kishida ile bir araya gelerek, nükleer silahların...

İskenderun Katolik Katedrali’nde ‘Yağların Kutsanması’ Ayini

İskenderun Müjdeleme Katolik Kilisesi'nde, her yıl gerçekleştirilen ‘Yağların Kutsanması’ Ayini, geçtiğimiz hafta içinde gerçekleştirildi. Rahiplerin yeminlerini tazelediği ve yağların...

Papa Françesko, 10 Kişiyi Aziz İlan Etti

Katoliklerin ruhani lideri Papa Françesko, aralarında Dachau toplama kampında öldürülen Nazi karşıtı Hollandalı bir rahip ve Cezayir'de öldürülen...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi