SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 7,44 / Satış: 7,47
€ EURO → Alış: 9,02 / Satış: 9,05

Episkopos Sahak Maşalyan’ın Hong Kong’da yaptığı ‘Cinsellik ve Cinsiyet’ sunumu

Episkopos Sahak Maşalyan’ın Hong Kong’da yaptığı ‘Cinsellik ve Cinsiyet’ sunumu
  • 24.10.2014

Sahak-Maşalyan

St. John’s College tarafından her yıl düzenlenen ‘Martin Seminerleri’nin katılımcılarından biri de Patrikhane Dinler Arası Diyalog Sorumlusu Sahak Episkopos Maşalyandı. Bu yıl Hong Kong Üniversitesi’nde düzenlenen seminer kapsamında 4 Ekim’de düzenlenen ve Episkopos Maşalyan’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Muslim-Christian Dialogue: Sexuality and Gender’ (Müslüman-Hıristiyan Diyaloğu: Cinsellik ve Cinsiyet) başlıklı panel yoğun ilgiyle karşılandı.  Panelin diğer konuşmacıları ise Türkiye’den Prof. Niyazi Öktem, Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Duncan Dormor ve etkinliğe ev sahipliği yapan Prof. Eric Chong’du.

Sahak Srpazan’ın konuşması, ‘Cinsiyet Oluşumunda İnancın Etkisi: Ortodoks Kilisesi Bakış Açısı’ başlığını taşıyordu. İngilizce yaptığı sunumda Sahak Srpazan cinsiyet yapılanmasında dini inançların oynadığı rolü Kutsal Kitap, gelenek, tarih ve kültür bağlamında ele aldı ve özellikle Ermeni Ortodoks Kilisesi başta olmak üzere Doğu Ortodoks Kiliseleri deneyiminden yola çıkarak saptama ve çıkarımlara bulundu.

Sahak Episkopos’un konuşmacı olarak katıldığı panelde, ruhanilerin ve eğitim kurumlarının cinsellik alanında etkin bir rol üstlenmesi gerektiği noktasında uzlaşıldı. Panelde, bu alanda, bilimin ve vicdanın ışığında adımlar atılarak, mevcut yanlışların ve yanılgıların düzeltilmesi gerektiği vurgusu yapıldı. Maşalyan, panelin çok canlı geçtiğini ve tartışmaların, bu alanda kat edilecek uzun bir yol olduğunu gösterdiğini ifade etti.

 

Sahak Episkopos Maşalyan’ın sunumundan özet alıntılar

 ‘Tanrısal yasa karşısında herkes eşittir’

Ortodoks Hristiyan dünyası batı Hristiyanlığıyla Doğu arasında bir köprü olarak düşünülebilir. Bir ucuyla İslam coğrafyasına dokunan ve hatta onunla iç içe var olan (Mısır Kıpti Kilisesi ve Ortadoğu Hristiyanları gibi), bir diğer ucuyla da (örneğin Rusya’yla), İran, Hindistan ve Çin’e komşu olan yaklaşık 300 milyonluk bir kitleden söz ediyoruz. Cinsiyet sorunlarını batılı gibi yaşıyor olsalar da bir doğulu gibi ketum davranmayı, az konuşmayı tercih ediyorlar. Çünkü burası batıya göre daha az seküler ve daha çok muhafazakâr bir dünya. Bu özelliği dolayısıyla Ortodoks halklar cinsel tartışmalara, Batıdaki dindaşları Katolik ve Protestan kiliseleri gibi hararetle katılmıyorlar. Daha eski muhafazakâr bir Hristiyanlığı temsil eden Ortodoks dünyası kadın ve cinsellik gibi tartışmalara akademik bazı çevrelerin dışında pek katılmıyor. Bunun tersini gerektirecek tabandan gelen güçlü bir etki olmadıkça da bu tavırlarını sürdürecekler gibi. Elbette batıda diasporası olan ya da Avrupa’daki Slav Ortodoks Kiliseleri için durum daha karışık bir hal alıyor. Velhasıl bu konularda konuşabilmek ve tartışabilmek sanki ‘batılı’ olmaya endekslenmiş gibi bir durum arz etmekte.

Cinsel ahlak konusunda inançtan bağımsız genel geçer herkesçe kabul görecek bir konsensüse varmanın mümkün olduğu kanısında değilim. Çünkü cinsel ahlak genel ahlakın bir parçasıdır. Ahlakın temeline dini, kutsal yazıları ve geleneği oturtan bir anlayışla, seküler, ateist, evrimci ve göreceli bir anlayışın cinsel ahlak konusunda uyuşmasını beklemek hayal olur. Bunun tek istisnası batıdaki bazı Protestan kiliselerinin yaptığı gibi kutsal yazılardan ve gelenekten ödün vererek, zoraki yorumlamalarla yeni bir dinsel yaklaşım oluşturulmasıdır. Lezbiyen ve gey evliliklerinin onaylanıp, dini nikâh kıyılması gibi çok tartışmalı hatta yeni bir din olma niteliğinde adımlar atılmaya başlanmıştır. Ama Hristiyanlığın ezici çoğunluğu tarafından bu yeni dinin kabul gördüğünü söyleyemeyiz, özellikle Ortodoks kiliselerince.

Dindar bilinçaltı hâlâ en çok cinsel konulardan muzdarip

Hristiyanlık günahları yarıştırmaz. Bizi Tanrı’dan ayıran her şey ruhsal sağlığımız için tehlikelidir. Günah bağımlılık yaratır ve özgürlüğümüzü kısıtlar. Bir kuşun bir iplikle ya da halatla bağlanmasının pek bir farkı yoktur. Çünkü her ikisinde de kuş uçamaz. Günahın gücü bizi uçmaktan alıkoymasıdır, büyük ya da küçük pek fark etmez. Doğunun ataerkil mirasında maalesef en büyük günahların cinsel nitelikli olduğuna ilişkin bir kanaat yerleşmiştir. Çağdaş dünyada bu bakış biraz değişse de, dindar bilinçaltı hâlâ en çok cinsel konulardan muzdariptir.

Doğuyu esir almış onca adaletsizlik, haksızlık, zulüm, kıyım, cehalet, yoksulluk ve eşitsizlik çığ gibi çoğalırken, dinsel enerjinin ve dikkatin özellikle ve en temelde cinsellik üstüne yoğunlaşması ruhsal bir yanılgıdır.

Günahların cinsiyetçi boyutu

Üstelik cinsel günahların doğuda algılanışı oldukça cinsiyetçidir. ‘Namus’un taşıyıcısı kadındır. Sadece kendisi için değil, kadın aynı zamanda ailesi, akrabaları, ait olduğu grup ve din için iffetini ve cinsel paklığını korumalıdır. Erkek ise sadece ‘kendine ait olan kadınların cinselliğini muhafaza etmek’le mükelleftir. Ayyuka çıkmadıkça erkeksi günahlara kolaylıkla göz yumulur. Evlenmeden önce kadından bakirelik beklenir, erkekten değil. Bu kesinlikle dinden kaynaklanan bir tavır değildir. Evlilik dışı cinsel perhiz hem kadın hem erkek içindir. Günahın cinsiyeti de yoktur. Tanrısal yasa karşısında herkes eşittir. Ortodoks halklar batılılaştıkça bu doğulu kalıntılardan kurtulsalar da,  bu cinsiyetçi tavrın henüz daha baskın olduğunu görüyoruz. Bu da başka bir ikiyüzlülüğe kapı aralıyor elbette.

Batıda gündemden hiç düşmeyen LGBT sorunlarının sıklıkla karıştırılan iki boyutuna değinmek istiyorum. Biri hukuksal, diğeri ideolojik. Cinsel tercih, yönelim ya da seçim, kaynakları ne olursa olsun, çoğulcu, laik ve demokratik bir düzende başkalarına zarar vermedikçe bir insan hakkı sorunu olarak savunulmalıdır. Cinsel azınlıkların hakları hukuk devleti tarafından saldırıya, aşağılama ve nefret suçlarına karşı korunmalı ve genel toplum bu konularda aydınlatılmalıdır.

Ancak mesele sadece bu değildir. Bu konuların insan hakları boyutu tartışılırken sanki cinsellik ve cinsiyet sorunlarında tek bir görüşe varmak, o da LGBT ve feminist lobilerin felsefesi ve ideolojisine boyun eğmek zorunda olduğumuz baskısıdır. Oysa medeniyetimiz bu konuların tartışılmasında henüz daha ilk evrededir. Batıdaki cinsel devrimin sonuçlarıyla henüz yeni yeni yüzleşmeye başlıyoruz. Dizginlerinden boşanmış bir cinsel özgürlüğün yol açtığı muazzam boyutlara varmış boşanma, tek ebeveynli aileler, pornografi, cinsel suçlar, hastalıklar, kürtaj, yalnızlık gibi sorunların insanlığa neye mal olduğunu ve olacağını bilmiyoruz. Tartışma devam etmeli.

 

 

 

Tim Tebow, Gençleri İsa Mesih’in Yanında Saf Tutmaya Çağırdı
Amerikalı profesyonel bir beyzbol oyuncusu olan Tim Tebow, Tutku 2021 Konferansı’nda gençlere hitaben yaptığı konuşmasında, çalkantılı dönemde gençlerin İsa’nın yanında...
Rus Ortodoks Kilisesi Bu Yıl  Buzlu Sulara Girmeyi Önermiyor
Rus Ortodoks Kilisesi yetkilileri, Epifani kutlamaları kapsamında buzlu sulara girerek İsa Mesih’in vaftizini kutlayan Hristiyanlara, bu yıl tüm dünyayı sarmış...
Rus Ortodokslar, Salgın Önlemleriyle Buzlu Sulara Girecek
Rus Ortodokslar, İsa’nın doğumundan 12 gün sonra kutlanan ‘Onikinci gün bayramı’ olarak da adlandırılan Epifani Bayramı’nı, her sene olduğu gibi bu sene...
Rus Kilisesi, 2020’de 250 Bin Dolardan Fazla Yardımda Bulundu
2020 yılı boyunca Rus Kilisesi’ne bağlı olan Sinodal Yardım Kurumu, yoksullara yiyecek sağlamak için Rusya, Moldova, Kırgızistan, Filipinler ve Doğu...
Vaftizci Yahya’nın Ölüme Mahkûm Edildiği Yer Keşfedildi
Arkeolog Győző Vörös, Machaerus, Ürdün’de ortaya çıkarılan bir avlu kalıntısının büyük ihtimalle Hirodes’in doğum günü şenliğinde, Vaftizci Yahya’nın ölüme mahkûm...
2020’de Hristiyan Olmanın En Zor Olduğu Ülkeler Açıklandı
Her gün dünya genelinde 8 Hristiyan inançları nedeniyle öldürülüyor. Her hafta 182 kilise saldırıya uğrarken, her ay 309 Hristiyan haksız...
Papa Françesko’ya Covid-19 Aşısı Yapıldı
Papa Françesko’ya yeni tip koronavirüse (Covid-19) karşı geliştirilen aşıdan yapıldığı bildirildi. Vatikan Basın Sözcüsü Matteo Bruni, gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı...
İngiltere’deki Katedraller İbadete Ara Verdi
Her gün on binlerce kişiye Covid teşhisi konulan İngiltere’de, katedraller kapılarını kapattı. İngiltere’deki ibadethanelerin üçüncü ulusal karantina döneminde açık kalmasına...
Vaftiz Sırasında Akıntıya Kapılan Hristiyanlar Kurtarıldı
Vaftiz törenlerinin çoğu polis müdahalesi ile bitmiyor, ancak nehirde akıntıya kapılan iki Perulu Hristiyanın kurtarılabilmesi için güvenlik güçlerinin yardımı gerekti....
Dünya Gıda Programı Başkanı, Geniş Çaplı Kıtlık  Uyarısında Bulundu
Dünya Gıda Programı’nın başkanı, 2021’de Kutsal Kitap çapında kıtlıkların yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Dünya Gıda Programı’nın genel sekreterliğini yürüten eski...
Çin’de Ev Kilisesine Baskın Düzenlendi
Yetkililerin, Çin’in Taiyuan şehrinde bir ev kilisesine baskın düzenlediği öğrenildi. Hristiyan kitaplarına el koyan yetkililer, vaizi ve beş kilise üyesini...
Sudan’da 13 Yaşındaki Çocuk Kilise Yakmaya Zorlandı
Sudan’da yetişkin birey, 13 yaşındaki çocuğu kiliseyi yakmaya zorlamakla suçlandı. Tamboul, El Cezire eyaletindeki Sudan Mesih Kilisesi’ne (SCOC) ait bir...
Dünyanın En Eski Mağara Resmi Bulundu
Arkeologlar, 45 bin 500 yıl önce çizildiğine inanılan, dünyanın bilinen en eski mağara resmini Endonezya’da keşfetti. Bir domuzun gerçek boyutlarıyla...
Pakistan’da Din Değiştirmeyi Reddeden Kadınların Cesetleri Bulundu
Pakistan’da güvenlik güçleri 4 Ocak tarihinde Lahor’da din değiştirmeyi kabul etmedikleri için öldürülen iki Hristiyan kadının cesedini buldu. 26 Kasım’dan...
Yaşamın Döngüsünü Sağlayan Arılar Hızla Ölüyor
ABD’de yapılan yeni bir araştırma, insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğinin, ekosistemdeki yaşam döngüsünü sağlayan arı popülasyonun hızla yok ettiğini ortaya...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ