SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 6,78 / Satış: 6,81
€ EURO → Alış: 7,47 / Satış: 7,50

Episkopos Sahak Maşalyan’ın Hong Kong’da yaptığı ‘Cinsellik ve Cinsiyet’ sunumu

Episkopos Sahak Maşalyan’ın Hong Kong’da yaptığı ‘Cinsellik ve Cinsiyet’ sunumu
  • 24.10.2014

Sahak-Maşalyan

St. John’s College tarafından her yıl düzenlenen ‘Martin Seminerleri’nin katılımcılarından biri de Patrikhane Dinler Arası Diyalog Sorumlusu Sahak Episkopos Maşalyandı. Bu yıl Hong Kong Üniversitesi’nde düzenlenen seminer kapsamında 4 Ekim’de düzenlenen ve Episkopos Maşalyan’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Muslim-Christian Dialogue: Sexuality and Gender’ (Müslüman-Hıristiyan Diyaloğu: Cinsellik ve Cinsiyet) başlıklı panel yoğun ilgiyle karşılandı.  Panelin diğer konuşmacıları ise Türkiye’den Prof. Niyazi Öktem, Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Duncan Dormor ve etkinliğe ev sahipliği yapan Prof. Eric Chong’du.

Sahak Srpazan’ın konuşması, ‘Cinsiyet Oluşumunda İnancın Etkisi: Ortodoks Kilisesi Bakış Açısı’ başlığını taşıyordu. İngilizce yaptığı sunumda Sahak Srpazan cinsiyet yapılanmasında dini inançların oynadığı rolü Kutsal Kitap, gelenek, tarih ve kültür bağlamında ele aldı ve özellikle Ermeni Ortodoks Kilisesi başta olmak üzere Doğu Ortodoks Kiliseleri deneyiminden yola çıkarak saptama ve çıkarımlara bulundu.

Sahak Episkopos’un konuşmacı olarak katıldığı panelde, ruhanilerin ve eğitim kurumlarının cinsellik alanında etkin bir rol üstlenmesi gerektiği noktasında uzlaşıldı. Panelde, bu alanda, bilimin ve vicdanın ışığında adımlar atılarak, mevcut yanlışların ve yanılgıların düzeltilmesi gerektiği vurgusu yapıldı. Maşalyan, panelin çok canlı geçtiğini ve tartışmaların, bu alanda kat edilecek uzun bir yol olduğunu gösterdiğini ifade etti.

 

Sahak Episkopos Maşalyan’ın sunumundan özet alıntılar

 ‘Tanrısal yasa karşısında herkes eşittir’

Ortodoks Hristiyan dünyası batı Hristiyanlığıyla Doğu arasında bir köprü olarak düşünülebilir. Bir ucuyla İslam coğrafyasına dokunan ve hatta onunla iç içe var olan (Mısır Kıpti Kilisesi ve Ortadoğu Hristiyanları gibi), bir diğer ucuyla da (örneğin Rusya’yla), İran, Hindistan ve Çin’e komşu olan yaklaşık 300 milyonluk bir kitleden söz ediyoruz. Cinsiyet sorunlarını batılı gibi yaşıyor olsalar da bir doğulu gibi ketum davranmayı, az konuşmayı tercih ediyorlar. Çünkü burası batıya göre daha az seküler ve daha çok muhafazakâr bir dünya. Bu özelliği dolayısıyla Ortodoks halklar cinsel tartışmalara, Batıdaki dindaşları Katolik ve Protestan kiliseleri gibi hararetle katılmıyorlar. Daha eski muhafazakâr bir Hristiyanlığı temsil eden Ortodoks dünyası kadın ve cinsellik gibi tartışmalara akademik bazı çevrelerin dışında pek katılmıyor. Bunun tersini gerektirecek tabandan gelen güçlü bir etki olmadıkça da bu tavırlarını sürdürecekler gibi. Elbette batıda diasporası olan ya da Avrupa’daki Slav Ortodoks Kiliseleri için durum daha karışık bir hal alıyor. Velhasıl bu konularda konuşabilmek ve tartışabilmek sanki ‘batılı’ olmaya endekslenmiş gibi bir durum arz etmekte.

Cinsel ahlak konusunda inançtan bağımsız genel geçer herkesçe kabul görecek bir konsensüse varmanın mümkün olduğu kanısında değilim. Çünkü cinsel ahlak genel ahlakın bir parçasıdır. Ahlakın temeline dini, kutsal yazıları ve geleneği oturtan bir anlayışla, seküler, ateist, evrimci ve göreceli bir anlayışın cinsel ahlak konusunda uyuşmasını beklemek hayal olur. Bunun tek istisnası batıdaki bazı Protestan kiliselerinin yaptığı gibi kutsal yazılardan ve gelenekten ödün vererek, zoraki yorumlamalarla yeni bir dinsel yaklaşım oluşturulmasıdır. Lezbiyen ve gey evliliklerinin onaylanıp, dini nikâh kıyılması gibi çok tartışmalı hatta yeni bir din olma niteliğinde adımlar atılmaya başlanmıştır. Ama Hristiyanlığın ezici çoğunluğu tarafından bu yeni dinin kabul gördüğünü söyleyemeyiz, özellikle Ortodoks kiliselerince.

Dindar bilinçaltı hâlâ en çok cinsel konulardan muzdarip

Hristiyanlık günahları yarıştırmaz. Bizi Tanrı’dan ayıran her şey ruhsal sağlığımız için tehlikelidir. Günah bağımlılık yaratır ve özgürlüğümüzü kısıtlar. Bir kuşun bir iplikle ya da halatla bağlanmasının pek bir farkı yoktur. Çünkü her ikisinde de kuş uçamaz. Günahın gücü bizi uçmaktan alıkoymasıdır, büyük ya da küçük pek fark etmez. Doğunun ataerkil mirasında maalesef en büyük günahların cinsel nitelikli olduğuna ilişkin bir kanaat yerleşmiştir. Çağdaş dünyada bu bakış biraz değişse de, dindar bilinçaltı hâlâ en çok cinsel konulardan muzdariptir.

Doğuyu esir almış onca adaletsizlik, haksızlık, zulüm, kıyım, cehalet, yoksulluk ve eşitsizlik çığ gibi çoğalırken, dinsel enerjinin ve dikkatin özellikle ve en temelde cinsellik üstüne yoğunlaşması ruhsal bir yanılgıdır.

Günahların cinsiyetçi boyutu

Üstelik cinsel günahların doğuda algılanışı oldukça cinsiyetçidir. ‘Namus’un taşıyıcısı kadındır. Sadece kendisi için değil, kadın aynı zamanda ailesi, akrabaları, ait olduğu grup ve din için iffetini ve cinsel paklığını korumalıdır. Erkek ise sadece ‘kendine ait olan kadınların cinselliğini muhafaza etmek’le mükelleftir. Ayyuka çıkmadıkça erkeksi günahlara kolaylıkla göz yumulur. Evlenmeden önce kadından bakirelik beklenir, erkekten değil. Bu kesinlikle dinden kaynaklanan bir tavır değildir. Evlilik dışı cinsel perhiz hem kadın hem erkek içindir. Günahın cinsiyeti de yoktur. Tanrısal yasa karşısında herkes eşittir. Ortodoks halklar batılılaştıkça bu doğulu kalıntılardan kurtulsalar da,  bu cinsiyetçi tavrın henüz daha baskın olduğunu görüyoruz. Bu da başka bir ikiyüzlülüğe kapı aralıyor elbette.

Batıda gündemden hiç düşmeyen LGBT sorunlarının sıklıkla karıştırılan iki boyutuna değinmek istiyorum. Biri hukuksal, diğeri ideolojik. Cinsel tercih, yönelim ya da seçim, kaynakları ne olursa olsun, çoğulcu, laik ve demokratik bir düzende başkalarına zarar vermedikçe bir insan hakkı sorunu olarak savunulmalıdır. Cinsel azınlıkların hakları hukuk devleti tarafından saldırıya, aşağılama ve nefret suçlarına karşı korunmalı ve genel toplum bu konularda aydınlatılmalıdır.

Ancak mesele sadece bu değildir. Bu konuların insan hakları boyutu tartışılırken sanki cinsellik ve cinsiyet sorunlarında tek bir görüşe varmak, o da LGBT ve feminist lobilerin felsefesi ve ideolojisine boyun eğmek zorunda olduğumuz baskısıdır. Oysa medeniyetimiz bu konuların tartışılmasında henüz daha ilk evrededir. Batıdaki cinsel devrimin sonuçlarıyla henüz yeni yeni yüzleşmeye başlıyoruz. Dizginlerinden boşanmış bir cinsel özgürlüğün yol açtığı muazzam boyutlara varmış boşanma, tek ebeveynli aileler, pornografi, cinsel suçlar, hastalıklar, kürtaj, yalnızlık gibi sorunların insanlığa neye mal olduğunu ve olacağını bilmiyoruz. Tartışma devam etmeli.

 

 

 

Pentikost Günü’nde Müjde’nin 1 Milyar İnsana Ulaşması Planlanıyor
Dünyanın dört bir yanındaki Hristiyanlar, Pentikost Günü’nde Müjde’yi bir milyar insana ulaştırmaya hazırlanıyor. Bu iddialı girişim GO 2020 adı verilen...
Amerikalı Pastörler, Pentikost Günü’nde Kiliseleri Açmayı Planlıyor
Kaliforniya’da koronavirüs kısıtlamalarına rağmen 1200’den fazla Pastör 31 Mayıs Pentikost Günü, ibadetlerini yüz yüze gerçekleştirilme sözünü verdi. Kaliforniya’daki birçok bölgede...
Mısır Hükümeti, 70 Kiliseyi Yasallaştırdı
Mısır Hükümeti, Hristiyanların ibadet yeri olarak kullanabileceği 70 kiliseye resmi hizmet izni verdi. Mısır’da yönetim izni olmadan kiliselerin inşa edilmesine...
Pakistan’da Bir İlk:          Kilise Ayinleri Televizyondan Yayınlandı
Pakistan ve Küba’da kilise vaazları ilk kez canlı yayın olarak devlet kanallarında yayınlandı.   PTV devlet televizyon kanalı, Koronavirüsün yayılmasını...
“Giving Tuesday” Koronavirüs Nedeniyle 6 ay Erken Gerçekleşti
Her yıl Kasım ve Aralık aylarında düzenlenen, dünya çapında bir bağış programı olan “Giving Tuesday” koronavirüs nedeniyle 6 ay erken...
Dünyanın En Büyük Gotik Katedrali, Hastaneye Dönüştürüldü
Saint John the Divine Katedrali tek gecede KOVID-19 hastalarının tedavi görebileceği bir saha hastanesine dönüştürüldü.  Net uzunluğu 183 metre, çatı...
Londra’da Ermeni Baskı Tarihi Üzerine Bir Film
Eylül 2017’de Londra’da Ermenice kitap basımının tarihini anlatan “Voskan Yerevantsi” (Erivanlı Voskan) filminin gösterimi yapıldı. Filmin hikâyesi, 1666-1668’de Amsterdam’daki Ermeni...
Güney Kore’deki Kiliseler, Tam Zamanlı İbadet Hizmetlerine Geri Döndü
Güney Kore’de mega kiliseler dahil olmak üzere tüm kiliseler insan sayısındaki kısıtlamalara tabi olarak tam zamanlı hizmetlerine geri döndü.  Güney...
Çin Makamları Kilise Haçlarını İndirmeye Devam Ediyor
Catholic Herald yayınının aktardığı verilere göre; Çin Komünist yetkililer Anhui Katolik Episkoposluğunun bulunduğu bölgedeki iki kilisenin haçlarını indirdi. Anonim kaynakların...
John Piper, ”Koronavirüs ve Mesih” Adlı Bir Kitap Yazdı
Ünlü Hritiyan vaazcısı ve yazar John Piper, ”Koronavirüs ve Mesih” (Coronavirus and Christ) adlı bir kitap yazdı. “Ecclesia” ekibi ve “GBD – İyi Haber”...
Mısır Kıpti Kilisesi, İki Rahibin Koronavirüs Taşıdığını Doğruladı
Kıpti Kilisesi temsilcileri 27 Nisan tarihinde Ahram Online ile gerçekleştirdikleri röportajda iki rahibin koronavirüs enfeksiyonu taşıdığını doğruladılar. Kilise konuşmacı Bulis Halim’in...
Pakistan’da Yolcu Uçağı Yerleşim Alanına Düştü
Pakistan’da Lahor – Karaçi seferini yapan PK-303 sefer sayılı Airbus A320 tipi yolcu uçağı, Karaçi Havalimanı’na inerken, teknik arıza nedeniyle...
Papa Françeşko, Hristiyanları Cömert Tanıklar Olmaya Teşvik Etti
Papa Françeşko, haftalık olarak yaptığı halka sesleniş konuşmasında, ”İsa Mesih’in göğe yükselişini kutlamaya hazırlanırken, ölümden dirilmiş olan İsa Mesih’ten size...
Fosil Yakıtları Elden Çıkarma Hareketi İvme Kazandı
Çeşitli dini mezheplerle ilişkili olan kırk iki kuruluş, fosil yakıt endüstrisindeki yatırımlardan ayrılacağını açıkladı. Katolik, Anglikan, Metodist, Birleşik Reform, Baptist,...
Değerli Tanrı Adamı Ravi Zacharias Hayatını Kaybetti
Ünlü Apolojist yazar ve konuşmacı Ravi Zacharias, nadir görülen bir kanser türüyle yaptığı savaşının ardından 74 yaşında hayatını kaybetti. Ravi...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ