SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 5,91 / Satış: 5,93
€ EURO → Alış: 6,55 / Satış: 6,58

Episkopos Sahak Maşalyan’ın Hong Kong’da yaptığı ‘Cinsellik ve Cinsiyet’ sunumu

Episkopos Sahak Maşalyan’ın Hong Kong’da yaptığı ‘Cinsellik ve Cinsiyet’ sunumu
  • 24.10.2014

Sahak-Maşalyan

St. John’s College tarafından her yıl düzenlenen ‘Martin Seminerleri’nin katılımcılarından biri de Patrikhane Dinler Arası Diyalog Sorumlusu Sahak Episkopos Maşalyandı. Bu yıl Hong Kong Üniversitesi’nde düzenlenen seminer kapsamında 4 Ekim’de düzenlenen ve Episkopos Maşalyan’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Muslim-Christian Dialogue: Sexuality and Gender’ (Müslüman-Hıristiyan Diyaloğu: Cinsellik ve Cinsiyet) başlıklı panel yoğun ilgiyle karşılandı.  Panelin diğer konuşmacıları ise Türkiye’den Prof. Niyazi Öktem, Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Duncan Dormor ve etkinliğe ev sahipliği yapan Prof. Eric Chong’du.

Sahak Srpazan’ın konuşması, ‘Cinsiyet Oluşumunda İnancın Etkisi: Ortodoks Kilisesi Bakış Açısı’ başlığını taşıyordu. İngilizce yaptığı sunumda Sahak Srpazan cinsiyet yapılanmasında dini inançların oynadığı rolü Kutsal Kitap, gelenek, tarih ve kültür bağlamında ele aldı ve özellikle Ermeni Ortodoks Kilisesi başta olmak üzere Doğu Ortodoks Kiliseleri deneyiminden yola çıkarak saptama ve çıkarımlara bulundu.

Sahak Episkopos’un konuşmacı olarak katıldığı panelde, ruhanilerin ve eğitim kurumlarının cinsellik alanında etkin bir rol üstlenmesi gerektiği noktasında uzlaşıldı. Panelde, bu alanda, bilimin ve vicdanın ışığında adımlar atılarak, mevcut yanlışların ve yanılgıların düzeltilmesi gerektiği vurgusu yapıldı. Maşalyan, panelin çok canlı geçtiğini ve tartışmaların, bu alanda kat edilecek uzun bir yol olduğunu gösterdiğini ifade etti.

 

Sahak Episkopos Maşalyan’ın sunumundan özet alıntılar

 ‘Tanrısal yasa karşısında herkes eşittir’

Ortodoks Hristiyan dünyası batı Hristiyanlığıyla Doğu arasında bir köprü olarak düşünülebilir. Bir ucuyla İslam coğrafyasına dokunan ve hatta onunla iç içe var olan (Mısır Kıpti Kilisesi ve Ortadoğu Hristiyanları gibi), bir diğer ucuyla da (örneğin Rusya’yla), İran, Hindistan ve Çin’e komşu olan yaklaşık 300 milyonluk bir kitleden söz ediyoruz. Cinsiyet sorunlarını batılı gibi yaşıyor olsalar da bir doğulu gibi ketum davranmayı, az konuşmayı tercih ediyorlar. Çünkü burası batıya göre daha az seküler ve daha çok muhafazakâr bir dünya. Bu özelliği dolayısıyla Ortodoks halklar cinsel tartışmalara, Batıdaki dindaşları Katolik ve Protestan kiliseleri gibi hararetle katılmıyorlar. Daha eski muhafazakâr bir Hristiyanlığı temsil eden Ortodoks dünyası kadın ve cinsellik gibi tartışmalara akademik bazı çevrelerin dışında pek katılmıyor. Bunun tersini gerektirecek tabandan gelen güçlü bir etki olmadıkça da bu tavırlarını sürdürecekler gibi. Elbette batıda diasporası olan ya da Avrupa’daki Slav Ortodoks Kiliseleri için durum daha karışık bir hal alıyor. Velhasıl bu konularda konuşabilmek ve tartışabilmek sanki ‘batılı’ olmaya endekslenmiş gibi bir durum arz etmekte.

Cinsel ahlak konusunda inançtan bağımsız genel geçer herkesçe kabul görecek bir konsensüse varmanın mümkün olduğu kanısında değilim. Çünkü cinsel ahlak genel ahlakın bir parçasıdır. Ahlakın temeline dini, kutsal yazıları ve geleneği oturtan bir anlayışla, seküler, ateist, evrimci ve göreceli bir anlayışın cinsel ahlak konusunda uyuşmasını beklemek hayal olur. Bunun tek istisnası batıdaki bazı Protestan kiliselerinin yaptığı gibi kutsal yazılardan ve gelenekten ödün vererek, zoraki yorumlamalarla yeni bir dinsel yaklaşım oluşturulmasıdır. Lezbiyen ve gey evliliklerinin onaylanıp, dini nikâh kıyılması gibi çok tartışmalı hatta yeni bir din olma niteliğinde adımlar atılmaya başlanmıştır. Ama Hristiyanlığın ezici çoğunluğu tarafından bu yeni dinin kabul gördüğünü söyleyemeyiz, özellikle Ortodoks kiliselerince.

Dindar bilinçaltı hâlâ en çok cinsel konulardan muzdarip

Hristiyanlık günahları yarıştırmaz. Bizi Tanrı’dan ayıran her şey ruhsal sağlığımız için tehlikelidir. Günah bağımlılık yaratır ve özgürlüğümüzü kısıtlar. Bir kuşun bir iplikle ya da halatla bağlanmasının pek bir farkı yoktur. Çünkü her ikisinde de kuş uçamaz. Günahın gücü bizi uçmaktan alıkoymasıdır, büyük ya da küçük pek fark etmez. Doğunun ataerkil mirasında maalesef en büyük günahların cinsel nitelikli olduğuna ilişkin bir kanaat yerleşmiştir. Çağdaş dünyada bu bakış biraz değişse de, dindar bilinçaltı hâlâ en çok cinsel konulardan muzdariptir.

Doğuyu esir almış onca adaletsizlik, haksızlık, zulüm, kıyım, cehalet, yoksulluk ve eşitsizlik çığ gibi çoğalırken, dinsel enerjinin ve dikkatin özellikle ve en temelde cinsellik üstüne yoğunlaşması ruhsal bir yanılgıdır.

Günahların cinsiyetçi boyutu

Üstelik cinsel günahların doğuda algılanışı oldukça cinsiyetçidir. ‘Namus’un taşıyıcısı kadındır. Sadece kendisi için değil, kadın aynı zamanda ailesi, akrabaları, ait olduğu grup ve din için iffetini ve cinsel paklığını korumalıdır. Erkek ise sadece ‘kendine ait olan kadınların cinselliğini muhafaza etmek’le mükelleftir. Ayyuka çıkmadıkça erkeksi günahlara kolaylıkla göz yumulur. Evlenmeden önce kadından bakirelik beklenir, erkekten değil. Bu kesinlikle dinden kaynaklanan bir tavır değildir. Evlilik dışı cinsel perhiz hem kadın hem erkek içindir. Günahın cinsiyeti de yoktur. Tanrısal yasa karşısında herkes eşittir. Ortodoks halklar batılılaştıkça bu doğulu kalıntılardan kurtulsalar da,  bu cinsiyetçi tavrın henüz daha baskın olduğunu görüyoruz. Bu da başka bir ikiyüzlülüğe kapı aralıyor elbette.

Batıda gündemden hiç düşmeyen LGBT sorunlarının sıklıkla karıştırılan iki boyutuna değinmek istiyorum. Biri hukuksal, diğeri ideolojik. Cinsel tercih, yönelim ya da seçim, kaynakları ne olursa olsun, çoğulcu, laik ve demokratik bir düzende başkalarına zarar vermedikçe bir insan hakkı sorunu olarak savunulmalıdır. Cinsel azınlıkların hakları hukuk devleti tarafından saldırıya, aşağılama ve nefret suçlarına karşı korunmalı ve genel toplum bu konularda aydınlatılmalıdır.

Ancak mesele sadece bu değildir. Bu konuların insan hakları boyutu tartışılırken sanki cinsellik ve cinsiyet sorunlarında tek bir görüşe varmak, o da LGBT ve feminist lobilerin felsefesi ve ideolojisine boyun eğmek zorunda olduğumuz baskısıdır. Oysa medeniyetimiz bu konuların tartışılmasında henüz daha ilk evrededir. Batıdaki cinsel devrimin sonuçlarıyla henüz yeni yeni yüzleşmeye başlıyoruz. Dizginlerinden boşanmış bir cinsel özgürlüğün yol açtığı muazzam boyutlara varmış boşanma, tek ebeveynli aileler, pornografi, cinsel suçlar, hastalıklar, kürtaj, yalnızlık gibi sorunların insanlığa neye mal olduğunu ve olacağını bilmiyoruz. Tartışma devam etmeli.

 

 

 

Barcelona ‘İklim Acil Durumu’ İlan Etti
Barselona, 2030’a kadar sera gazı emisyonlarının yüzde 50 oranında azaltılması taahhüdünü içeren “iklim acil durumu” ilan etti. Barselona halkının ısınan gezegene uyum...
Rus Kilisesi Çocuk Sahibi Bağımlı Kadınlar İçin Rehabilitasyon Merkezi Açtı
Voronej yakınlarında uyuşturucu ve alkol bağımlısı kadınlar ve çocukları için “Şefkat” adında ücretsiz bir Ortodoks Kilisesi’ne bağlı bir rehabilitasyon merkezi...
İsa Mesih’in Hayatını Anlatan “The Chosen” Adlı Dizi Yayınlandı
Vidangel.com adlı site, 142 ülkede “The Chosen” adlı İsa Mesih’i anlatan diziyi izleyicilerle buluşturdu. “The Chosen” dizi projesi için 2019...
Gürcistan Patriği ve Kardinal Parolin, Hristiyanların Sorunlarını Görüştü
Gürcistan Katolik Patriği II. İlia, Tiflis’i ziyarete gelen Vatikan’ın Devlet Bakanı Kardinal Pietro Parolin ile görüştü. Gürcistan Patriği, Vatikan’dan gelen...
Güney Kore’de Katolik Kilisesi’nin Nüfusu 20 Yılda Yüzde 50 Arttı
Güney Kore’de Katolik Kilisesi tarafından yapılan bir araştırmada, son 20 yıl içinde Katolik mezhebinin nüfusunda yüzde 48.6 arttığı ve günümüzde...
Karadağ’daki Tarihi Ortodoks Kiliseleri Devlet Mülkiyetine Geçiyor
Rus Ortodoks Kilisesi, dünya toplumunu Karadağ’daki Ortodoksların haklarının korunabilmesi için birlik olmaya çağırdı. Moskova Patrikhanesi, Karadağ’da kabul edilen son dini yasaların...
Notre Dame Katedrali Yıkım Tehlikesi Yaşıyor
Fransız Gazetesi Le Parisien, Paris’teki Notre Dame Katedrali’nin önünde 80 metre yüksekliğindeki bir kule vincinin yerleştirildiğini bildirdi. Uzmanlar kule vincinin,...
İran’da Öldürülen Pastörün Mezarı, Yıkılmış Halde Bulundu
İran’da inancı nedeniyle öldürülen Pastör Hossein Soodmand’ın mezarı, buldozerle yıkılmış halde bulundu. Pastör Hossein Soodmand, inancı nedeniyle idam edilmişti. 13...
Hristiyan Olmanın En Zor Olduğu Ülkeler Açıklandı
Her gün dünya genelinde 8 Hristiyan inançları nedeniyle öldürülüyor. Her hafta 182 kilise saldırıya uğrarken, her ay 309 Hristiyan haksız...
Patrik Kirill’den Yeni Nesil İçin Yardım Çağrısı
Tüm Rusya ve Moskova Patriğine göre; gençlerin dini geleneklerden uzak duruşu, aşırılık yanlılarının kendi fikirlerini yeni nesle empoze etmesi için...
İsrail’de Antlaşma Sandığı İle Bağlantılı Olabilecek Taş Bir Tabela Bulundu
Yeruşalim’in Eski Beth Shemesh yerleşiminde 2012 yılında keşfedilen 3100 yıllık tapınağın bölgesinde, günümüze dek kazılar devam ediyor. Geçtiğimiz hafta söz...
Kasırga Kurbanı Yaşlı Kadına Hristiyan Yardım Vakfından Ev Desteği
Geçtiğimiz yıl Amerika’nın Alabama Eyaletinde meydana gelen büyük kasırgada yakınlarını ve evini kaybeden kadına, Hristiyan bir organizasyon yeni bir ev...
Plastik Kirliliğini Yeterince Ciddiye Almıyoruz
Plastik doğada yıllarca çözülemiyor. Satın aldığımız gıdadan giyime kadar birçok ürün, plastik ambalajlar içerisinde korunuyor. Plastik ambalajın doğada çözülme süresi...
El-Şebab, 3 Hristiyan Öğretmeni Katletti
Somali merkezli, El-Kaide bağlantılı aşırılık yanlısı El-Şebab militanları tarafından gerçekleştirilen ilkokul saldırısında 3 Hristiyan öğretmen hayatını kaybetti. Olay, güvenlik güçleri...
Wikipedia Yeniden Erişime Açıldı
29 Nisan 2017 tarihinden bu yana erişime kapalı olan Wikipedia, erişime açıldı. Ankara 1’nci Sulh Ceza Hakimliği, Türkiye’de 29 Nisan 2017...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ