SAT7TURK HABER -
$ DOLAR → Alış: 6,73 / Satış: 6,75
€ EURO → Alış: 7,54 / Satış: 7,57

‘İman ve Bilim Birbirleriyle Çelişkili Midir?’

‘İman ve Bilim Birbirleriyle Çelişkili Midir?’
  • 03.05.2018

Karaköy-İstanbul’da Sen Piyer Kilisesi’nde ilahiyatçı Jean-Marc Balhan ve nükleer fizikçi Gül Akdağ ‘İman ve Bilim Birbirleriyle Çelişkili midir?’ konusunu tartışmak üzere 27 Nisan 2018 tarihinde bir araya geldi. Saat 18:30’da başlayan konferans yaklaşık olarak 2 saat kadar sürdü.

Bu konuda kafası karışık olan veyahut konu ile ilgili merak içinde olan kişilerin katılımıyla gerçekleşen konferansın sonunda katılımcılar sorularını ilgili kişilere ilettiler.

Konferansın başlamasıyla beraber mikrofonu eline alan ilahiyatçı Jean-Marc Balhan; ‘iman, ilahiyat ve doğa bilimleri’ tanımlarıyla ilgili detaylar verdi.

İman nedir? sorusuna Katolik Kilisesi’nin kateşizmine göre, “iman insanın, kendisini insana açıklayan ve veren, aynı zamanda yaşamının nihai anlamının peşinde olan insana bolca ışık veren Tanrı’ya yanıtıdır.” Yani iman, Tanrı’nın seslendiği ve insanın cevap verdiği bir ilişkide olur şeklinde açıklamalarda bulundu.

İlahiyatçı Jean-Marc Balhan, ‘İman nedir’ sorusuna yaptığı alıntıdan sonra ‘Din Bilimlerinde’ başkalarının Tanrı hakkında ne dediklerini veya dışarıdan ne dediklerini araştırıldığını belirtti: “İlahiyatta, kendi inancımızdan başlıyoruz ve “Bizim inandığımızı” yansıtıyoruz. Bu nedenle iman olmadan ilahiyat olmaz. Bir başka deyişle, Aziz Augustinus’un 4. Yüzyılda söylediği gibi: “Anlamak, imanın ödülüdür. Öyleyse, inanmak için anlamaya çalışmayın, ama anlamak için inanın, çünkü eğer inanmıyorsanız, anlamayacaksınız.”” dedi.

İlahiyatçı Jean-Marc Balhan, ek olarak ilahiyatın sorduğu şu sorular üzerinde de durdu: “Bizimle konuşan bu Tanrı kimdir? O bizimle neden, nerede ve nasıl konuşuyor? Biz nerede ve nasıl cevap verebiliriz? Dünyanın, insanın, kendimin Onunla olan ilişkisi nedir?”

Yaratılışla ilgili sorular üzerinde durmasının ardından bu soruları şu şekilde cevapladı: “Yaratılışın, bilimsel bir terim olmadığını belirtmek önemlidir. Yaratılış, önceden var olan başka bir şeyden yeni bir şey üreten fiziksel bir neden değildir. Bu “metafizik” bir ilişkidir, yani gayri-varoluştan varoluşa geçiştir.”

İlahiyatçı Jean-Marc Balhan, ‘İlahiyatı’ açıkladıktan sonra ‘Doğa Bilimlerine” ise şöyle bir giriş yaptı: “ Doğa Bilimlerinin gerçeğe bakma şekli farklıdır. Doğa Bilimlerinin, gerçeğin öne yerleştirilmesi ve en temel bileşenlerini, bilimsel bir yöntem olan indirgemeci nitelikle incelenmesi gerekir.

Doğa bilimleri, bu nedenle metodolojik olarak “Materyalist” dir. Bilimsel yöntemi kullananlar doğa ile ilgili yaptığımız hipotezleri test ettiğimiz deneysel çerçevenin dışında kalan her manayı yok sayarlar. Doğa bilimleriyle ilgili son olarak fizik ve biyoloji üzerinde durdu.

Yaptığı tanımların ardından ‘İman ve Bilim birbirleriyle çelişkili midir?’ sorusunun cevabını dört madde(Uyum, Teolojik totalitarizm, Bilimsel totalitarizm ve Neden çelişkiler var?) ile açıkladı.

İlahiyatçı Balhan, ‘Uyum’ hakkında, her ikisinin de kendi sınırlarını kabul ederse yani birinin, diğerini gibi davranmadan, hatta diğerini totaliter bir perspektifle sığlaştırmadan kabul ederse, barış ve uyum içinde yaşayabileceklerine dikkat çekti. Ve günümüzde de, ilahiyat bilimle verimli bir etkileşime girmeye devam edebilir.

Teolojik totalitarizm hakkında ise, ilahiyatın ‘doğa bilimleri’ anlamında bir bilim dalı olduğunu iddia etmesi halinde, totaliter bir köktencilik haline gelebileceğini vurguladı.

Bilimsel totalitarizm üzerine ise, “Epistomolojik(bilgi felsefesi) anlaşmacılık yapmanın bir başka yolu da, geçerli bilgi sayılabilecek tek bir söylem türü olduğunu söylemektir.”

Son olarak ‘Neden çelişkiler var?” sorusu üzerine, Tarih boyunca ilahiyat ve bilim arasında neden bir çelişki olduğunu anlamak birinin diğerini neden yutmaya çalıştığını anlamak için ilahiyat ve bilim karşılaştırmasına üçüncü bir terimi politikayı eklemenin gerekliliğine dikkat çekti. Ve kendimize ilahiyat, bilim ve politika arasındaki ilişkilerin doğası sormamız gerekliliği üzerinde durarak sözlerini bitirdi.

Daha sonra mikrofonu eline alan nükleer fizikçi Gül Akdağ ise, insanın diğer türlerden farklı olması ve bu farkın nedeni üzerine konuştu. Bu farka ek olarak, insanın düşünce ve alışkanlıklarının farklarına ise ayrı bir parantez açtı. Farklılıkların yanı sıra ortak özelliklere de şu örnekle dikkat çekti: “Çocuklarda görülen ortak hastalıklara rağmen kendi öznel yapıları bulunmaktadır.”

Ardından nükleer fizikçi Akdağ, Kutsal Kitapla tanışmadan evvel bilimle ilgili soruların cevaplarından tam olarak emin olamadığına fakat daha sonraları ise aklındaki soruları daha rahat çözümlediğini belirtti.

‘Konum ve Zamanın’ önemine de vurgu yapan nükleer fizikçi Akdağ, eski antlaşmadan alıntılarda bulunarak açıklamasını zenginleştirdi. Dikkat çektiği en önemli nokta ise, günümüz insanlarının Tanrısal sorularla ilgili cevapları aramak yerine dünyevi meşgaleler olan para, statü ve güç gibi geçici şeylere yoğunlaşmaları oldu.

Ölümün tarihselliğinin ise indirgemeci bir şekilde bilimle açıklanamayacağını söyledi ve kutsal kitabın bu konuda ışık tutacağını ifade etti. Günümüzdeki ruhsal hastalıkların bazılarının temelini ise Tanrı ile ilişki kurulmamasına bağladı. Tanrı’nın ‘Zaman ve Mekan’ ile kısıtlanamayacağı konusu ise bir hayli dikkat çekti: “Doğa bilimleri çözümlenemeyen binlerce mucize var” dedi.

Bazı Bilim adamlarına da değinen nükleer fizikçi Akdağ: “Bilim adamları doğayı kavramak için kutsal kitabı çok iyi biliyorlar ve araştırmalarında referans olarak kullanıyorlar. Ancak zamanla kutsal kitaptan bazıları maalesef uzaklaştılar.”

Günü özetlemek adına ‘Bilim ile Tanrı’ nın karşı karşıya getirilmemesi gerektiğine değindi ve bilimin araç olarak kullanılması gerektiğiyle sözlerini noktaladı.

Konferansın ardından katılımcılara Sen Piyer Kilisesi’nin Pederi tarafından hazırlanan lezzetli bir çorba, börek, salata, tatlı ve meyve ikram edildi. En son katılımcılar bireysel olarak sorularını ilgili kişilere sorarak zaman geçirdiler. (SAT-7 TÜRK/Kaan)

Etiketler: / / / /

Doğum Gününde Evsizlere Yardım Akımı Başladı
Merhamet Yardım Kuruluşu adlı dernek, Ortodoks Kilisesi’ne bağlı evsizlere yardım hizmeti sunan “Kurtuluş Hangarı”nda sıra dışı bir akım başlattı. Doğum...
Zimbabve’de Hristiyan Liderler, Kaçırılma Olaylarını Kınadı
Zimbabve’de kimliği belirsiz kişiler tarafından üç muhalif lideri kadının kaçırılması ve işkenceye maruz kalması, kınama dalgası yarattı ve soruşturma çağrısında...
Polis Memuru, Siri Sayesinde İman Etti
Geçtiğimiz haftalarda Billy Graham Evanjelik Derneği temsilcileri Facebook üzerinden, Siri vesilesiyle 48 yaşındaki emekli bir polis memuru olan David’e, koronavirüse...
Hindistan’da Hristiyan Film Setine Saldırı Düzenlendi
CRUX News, Hindistan’ın Kerala kentindeki film setine milliyetçi Hindu grupları tarafından saldırı düzenlendiğini bildirdi. Milliyetçi grup, dini duygularını zedelediği için...
Kaçırılan Hristiyan Kız, İnancından Vazgeçmek Zorunda Kaldı
Pakistan’da kaçırılan 14 yaşındaki Hristiyan kız, kendisini kaçıran kişiyle evlenmek ve inancından vazgeçmek zorunda kaldı. Hristiyan yardım derneği Church in...
Protestolar Sırasında, ABD’deki Birçok Kilise Hasar Gördü
Washington D.C’de Beyaz Saray yakınlarındaki Lafayette Meydanı’nda yer alan tarihi St. John Episkopal Kilisesi’nde isyancılar tarafından yangın çıkarıldı.  Fox News...
George Floyd, Müjde’yi Miras Bıraktı
Milyonlarca kişi George Floyd’u, son anlarının çekildiği birkaç dakikalık görüntülerden tanıdı. Houston’ın Third Ward bölgesinde yaşayanlar ise, barışçıl kimliğiyle Floyd’u...
Ravi Zacharias İçin Anma Töreni Gerçekleştirildi
Ünlü Apolojist yazar ve Tanrı Adamı Ravi Zacharias’ın hayatını ve mirasını anmak için 29 Mayıs Cuma günü Atlanta’daki Passion City...
Hristiyan Liderler, George Floyd’un Trajik Ölümüne Tepkisiz Kalmadı
Dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi tarafından izlenen videoda, 46 yaşındaki Afro-Amerikalı George Floyd’un bir polis memurunun boğazına diziyle baskı...
Pentikostal Kilise’de Kundaklama Olayı
Mississippi’deki First Pentikostal Kilisesi’nde kundaklama olayı yaşandı. Yetkililer, kilise binasının ön tarafında meydana gelen patlamanın ardından sprey boyayla boyandığını bildirdi....
Çin’deki Hristiyanların Kaçacak Yeri Kalmadı
Çin’de yaşayan Hristiyanlar, hükümetin gözetimli kontrolü ile mücadele ediyor. Barnabas Vakfı, Çin’deki Hristiyan oranlarının, ülkenin komünist yönetiminin gözetimli baskısına rağmen,...
Salgın Döneminde Birçok Hristiyan Duaya Yöneldi
Barna tarafından yapılan araştırmada, birçok Hristiyanın, koronavirüs salgını döneminde daha fazla dua ettiği görüldü. Çalışmaya göre, ABD’deki Hristiyanların yaklaşık yarısı...
Şüpheli Kundaklama Saldırısında, Sheffield Katedrali Hasar Gördü
İngiltere’deki Sheffield Katedrali şüpheli bir kundaklama saldırında hasar gördü. Çağrılan itfaiye ekipleri, evsiz insanlara yiyecek ve barınma sağlayan yardım binasından...
Pentikost Günü’nde Müjde’nin 1 Milyar İnsana Ulaşması Planlanıyor
Dünyanın dört bir yanındaki Hristiyanlar, Pentikost Günü’nde Müjde’yi bir milyar insana ulaştırmaya hazırlanıyor. Bu iddialı girişim GO 2020 adı verilen...
Amerikalı Pastörler, Pentikost Günü’nde Kiliseleri Açmayı Planlıyor
Kaliforniya’da koronavirüs kısıtlamalarına rağmen 1200’den fazla Pastör 31 Mayıs Pentikost Günü, ibadetlerini yüz yüze gerçekleştirilme sözünü verdi. Kaliforniya’daki birçok bölgede...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ