05 Mart 2018

Kuzey Kore’den bir Papazın Yardımlarıyla Kaçan Kadın Korkunç Anılarını Anlattı

Kuzey Kore’den bir Papazın Yardımlarıyla Kaçan Kadın Korkunç Anılarını Anlattı

Kore asıllı  Amerikan papazın yardımıyla diktatörlük rejimi ile yönetilen ülkesinden kaçan Kuzey Koreli bir  kadın, kendisi genç bir kız iken hayatta kalmak için yaşadığı korkunç anıları anlattı.

25 yaşındaki Grace Jo, AFP ile, ailesinin Kuzeydoğu Kuzey Hamgyong eyaletinde yaşadıkları sırada nasıl yabani meyve, fare ve ağaç kabuğu yiyerek hayatta kalmaya çalıştıklarını paylaştı.  Babası, bir torba pilav almak için sınırdan geçtiği için yetkililer tarafından dövülerek tutuklanmış ve kendisi hapishaneye götürüldüğü sırada trende hayatını kaybetmişti.

Ailesinin bir çok üyesi ise açlıktan hayatını kaybetmiş: “Kısa sürede ailemin neredeyse tamamı öldü ya da kayboldu” dedi.

Bir keresinde, kendisi ve küçük kardeşinin 10 gün boyunca hiçbir şey yemediklerini söyledi: “Bir gün, büyükannem ile annem taşların altında  yeni doğmuş 6 fare yavrusu buldular ve toprak bir tencerede haşladılar” dedi.

O zaman beş buçuk yaşında olduğunu ve simsiyah saçlarının yetersiz beslenmeden sarıya dönüşmüş olduğunu sözlerine ekledi.

Jo: “Yiyecek hiç bir şeyimiz yoktu, paramız yoktu ve para kazanmamızın hiçbir yolu yoktu” dedi.

Bu izole edilmiş ülkede büyüyen Jo’ya, “Amerika’lıların en büyük düşman olduğu” ve “onları görürlerse onları öldürmeleri veya yetkililere haber vermeleri gerektiğinin” öğretilmişti. En tehlikeli olanların Hristiyanlar olduğu da söylenmişti.

Özgürlükleri İçin Yürüdüler

“Üç gece dört gün yürüdük” “Kuzey Kore’yi Çin’den ayıran Tumen Nehrine ulaşana kadar asfaltsız yollarda yürüdük ve birçok dağ geçtik” dedi.

Bununla birlikte, nihayetinde Çin’e ulaştıklarında, Kuzey Kore’ye geri gönderilmekten korkarak gizlenmek zorunda kalmışlar ve sonunda yakalanarak ülkelerine geri gönderilmişler.

Bir çok kaçma girişimi, 2006 yılında üç kadının özgürlüğünü güvence altına almak için Kuzey Kore’nin gizli polisi Bowibu üyelerine 10.000 ABD doları ücret ödeyen Kore asıllı Amerikan bir papaz sayesinde başarılı olmuş.

BM mülteci statüsünü aldıktan sonra 2008’de Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındılar. 2013’te Jo, bir Amerikan vatandaşı oldu ve bugün, kız kardeşiyle birlikte Kuzey Kore insan hakları savunması organizasyonu NKinUSA’nın çalışmalarının yürütülmesine yardımcı oluyor.

“Bir Kuzey Kore asıllı Amerikan olarak şunu söylemeliyim: Bu terk edemeyeceğim harika bir ülke ve ülkemin de bir gün bu ülke gibi olmasını diliyorum” dedi.

Genç kadının, Başkan Donald Trump’a bir de mesajı var: “Başkan Trump’ın ABD’de daha fazla Kuzey Koreli mülteci kabul etmesini ve yeniden yerleşim hizmeti sunmamıza izin vermesini istiyoruz”, “Ayrıca, Başkan Trump, lütfen Çin, Vietnam, Laos’tan mültecileri ülkelerine iade etmeyi durdurmasını söyleyin. Onları iade etmek işkence ve ölümle karşı karşıya bırakmaktır” diye ilave etti.

“Bu ülkenin nükleer silahlara yönelmesi kesinlikle potansiyel bir sorun olsa da, gerçek bir sorun, milyonlarca insanın hiçbir özgürlüğünün olmaması ve milyonlarca insanın açlık çekmesi” diye sözlerine ekledi.

Dünyadaki en yasakçı ve otoriter ülkelerinden biri olan Kuzey Kore’de resmi ölü sayısı bilinmemekle birlikte, 1994 yılından 1998 yılına kadar 600 bin ila 2.5 milyon insanın açlıktan öldüğü tahmin edilmektedir.

On yıldan uzun bir süredir, Open Doors Dünya İzleme Listesine göre Kuzey Kore Hristiyanların en ağır zulme uğradığı ülkelerden biri olarak belirtiliyor.

Kuzey Kore’de iktidardaki Kim ailesine tapınılması tüm vatandaşlar için zorunludur ve buna uymayanlar tutuklanır, hapse atılır, işkence görür veya öldürülürler. Tüm Hristiyan aileler, her yıl işkence, dövülme, aşırı çalıştırılma, ve açlık sebebiyle bilinmeyen sayıda kişilerin ölümüne neden olan ağır çalışma kamplarında tutsak edilmektedirler. Çin üzerinden Güney Kore’ye kaçmaya çalışanlar idam veya ömür boyu hapis tehlikesiyle karşı karşıya” diye bildirilmektedir.

Etiketler: / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ