2 Mart 2021 Salı

Boko Haram, Nijeryalı Pastörün Babasını Canlı Canlı Yaktı

Boko Haram’ın zulmünden kaçan ve şu anda Amerika Birleşik Devletlerin’de yaşayan Nijeryalı bir kilise lideri, kısa bir süre önce babasının sadece İsa Mesih’in müjdesini desteklediği için nasıl öldürüldüğünü ve IŞİD yanlısı teröristlerin kilise binalarını nasıl yaktığını anlattı.

Michigan’da yaşayan David-Olonade Segun, Michigan’da yerel bir gazete olan Holland Sentinel’e, ailesinin, 2015’ten beri Batı Afrika’daki IŞİD olarak da bilinen Boko Haram’a bağlı aşırılık yanlıları tarafından hedef alınmasından birkaç yıl önce hayatının yeni bir bölümünün başladığını söyledi. Segun ve eşi, başlangıçta Nijerya’nın güneydoğusundaki Hristiyan çoğunlukta olan bölgede sadece bir kilise işletmekle kalmayıp aynı zamanda bir okul, dullar ve yetimler yurdu işleten Victorious Life Assembly adlı bir kiliseyi yönetiyordu. Kilise başlangıçta güneybatı Nijerya’da başlamış olmasına rağmen, Segun ve ailesi, kiliseyi, son yıllarda, maruz kalabilecekleri riskleri bilmelerine rağmen, şiddete maruz kalan Nijerya’nın sorunlu kuzey kesimlerine taşıma kararı verdiler. Segun, “Tanrı’nın Nijerya’nın bu bölgelerine giderek bu insanlara yardım etmem için yol gösterdiğini hissettim” diye açıkladı. Kilisenin, 150 kadar yetim çocuğa ev sahipliği yaptığını ve Kuzey Nijerya’nın yoksul bölgelerine ve dullara hizmet ederken ayrıca kilisenin yerel köylere temiz su sağladığını belirtti.

Victorious Life Assembly, sorunlu halk için bir nimet olmasına rağmen, Boko Haram’ın öfkesini çekmiş.

Pastör Segun, hayatını sonsuza dek değiştiren saldırıyı anlatırken olay olduğu zaman kendisinin orada olmadığını karısı ve dört çocuğu ile beraber, Segun’un konuşmacı olarak planlandığı bir kongreye gitmek için evlerinden ayrıldıklarını söyledi. Sonraki gün, Boko Haram’ın  evlerine geldiğini ve Segun’un annesinin kaçabilmesine rağmen babasının o kadar şanslı olmadığını belirtti.

Militanlar, Segun’un nerede olduğu konusunda sorgulamış ancak baba onlara oğlunun kiliseye gittiğini söylemiş. Militanların Segun’u kilisede bulamayınca, kiliseyi yaktıklarını ve kilisenin yardımcı pastörünü öldürdüklerini söyledi.

Segun, militanların babasına geri döndüklerini ve söylentilere göre bir İncil ve bir Kuran’ı onun önüne koyduklarını ve bir tanesini seçmesini söylediklerini, babasının İncil’i seçmesi üzerine militanların üstüne benzin döktüğünü ve onu yakarak öldürdüğünü söyledi.

“Sahip olduğum her şeyi yok etmiş olsalardı, bu bana hiçbir şey ifade etmeyecekti. Ama babam İsa Mesih’i sevdi, bana güçlü olmayı öğretti” diyen Segun, “Arkadaşım bana şöyle cesaret verdi: ‘Baban sonuçta Mesih’e inandı'” dediğini ve 18 yılı aşkın süredir uğruna çalışarak sahip olduğu her şeyi kaybetmiş olduğunu söyledi.

Saldırıyı takiben, ABD’yi ziyaret etmek üzere planladıkları bir tatil için vizelerini almalarından sadece birkaç hafta sonra, ABD’ye gitmeye karar verdi. Ailenin karşı karşıya olduğu muazzam kayba rağmen Segun, buna şükretmenin hala önemli olduğunu söyledi.

“Bilirsiniz, bazen, bazı iyi şeyler düşünürsünüz. Düşünüyorum da, eğer Boko Haram dün ailem konferansa gitmeden önce gelmiş olsaydı? Bu, bize Tanrı’nın bir lütfu. Ben böyle düşünüyorum… Kuzey Nijerya’da Hristiyanlar için dua ediyorum, çünkü her gün öldürülüyorlar ” diyerek sözlerini bitirdi.

Open Doors ABD’nin 2018 Dünya İzleme Listesi’ne göre Nijerya, Hristiyan zulmü konusunda dünyanın en kötü 14. ülkesi olarak yer alıyor.

Geçtiğimiz ay yayınlanan 2018 tarihli haberinde, ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu, ABD Dışişleri Bakanlığına Nijerya’yı dini özgürlük konusunda sistematik, devam eden ve aleni ihlaller olaması sebebiyle “endişe duyulan özel bir ülke” olarak listelemeye çağırdı.

Şubat ayında, Boko Haram Dapchi kentinde bir ortaokuldan 100’den fazla kız çocuğu kaçırdı. Halen hayatta olan kız öğrencilerin çoğu serbest bırakılmış olsa da, terör grubunun Mesih’e olan inancını reddetmediği için bir kız çocuğu tutmaya çalıştığı bildirildi.

Kaçırılan kızlardan Leah Sharibu’nun annesi, kızının Mesih’e olan inancını reddetmemesinden ne kadar gurur duyduğunu açıkladı. Annenin, “Tanrı’nın onu asla yüzüstü bırakmayacağını biliyorum. Okula gittiği zaman ona Kutsal Kitabın bir kopyasını verdim, böylece ben orada olmadığım zamanlarda bile kişisel bağlılıklarını yaşayabilirdi. Annesi olarak, onun itaatkar bir kız, saygılı ve kendinden önce başkalarını düşünen bir kişi olduğunu biliyorum” dediği bildirildi.

Normalleşme Kararları Açıklandı

Son dakika haberine göre, tüm Türkiye’de gözler, bugünkü ‘yerinde karar’ döneminin ilk kabine toplantısına çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep...

İskenderun’da ‘Haç Yolu’ İbadeti

İsa Mesih’in dirilişinin kutlandığı ‘Paskalya (Diriliş) Bayramı’ öncesinde, Mesih’in çarmıha gerilerek Kudüs’teki Golgotha Kayası'ndaki ölümünün anıldığı ‘Kutsal...

Koronavirüs Nedeniyle Hayatını Kaybedenlerin Anısına Çan Çalındı

ABD Washington Ulusal Katedrali, COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden yaklaşık 500bin Amerikalının anısına 12 tonluk çanı 500 kez...

SAT-7 TÜRK’s Visit to Armenians of Turkey Patriarch Sahak II

On February 26, Friday, SAT-7 TURK Executive Director Melih Ekener, Program Manager Cüneyt Arikan, Social Media Manager...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi