17 Nisan 2021 Cumartesi

Ne vereyim?

Neslihan Orancı

Her gün milyonlarca bebek doğarken, neden seninki özel olsun?

Her gün milyonlarca insan ölürken, senin kaybın neden her şeyden önemli olsun?

Binlerce sevinç çığlığı yükseliyorken fezaya, neden seninki en çok duyulan olsun?

Ama hep önemli olsun ister insan kendi deneyimleri; başkalarının önünde parlamak ister, başkaları kendisine yönelsin, acısı neredeyse aynı hissedilsin ister.

Bir ortak arar insan yaşamı boyu. Aramadığı zamanlar da olur, içine kapanır, öfkelenir, duyarsızlaşır yalnızlıktan. Yine de asıl aradığı o ortaklıktır. Her gün öyle büyük olaylar oluyor ki kanıksıyor insan, az önce duyduğunu, dünya böyle diyor, diğerinin eğer sevinci veya acısı kısa sürede normale dönmezse kendini de artık ön plana birazcık ‘Ben de varım’ diyor kendi yöntemince. Hatta kendi verdiği paya göre diğeri biraz daha uzatırsa çığlıklarını, sevinçten olsun acıdan olsun, öfkeleniyor, uzaklaşıyor, bir ‘Yeter’ mesajı veriyor her haliyle. ‘Bize ne paye veriliyor ki hayatta biz ona hak ettiğinden fazlasını verelim? Yaşam bu!’

Bir filmde, bilim insanı olan bir adam kadına der, ‘Keşke insanlar bu hayatta hak ettikleri yerlere gelebilselerdi, ama ne yazık ki dünya böyle değil…’ Adamın yüzünden hak ettiği konumu kaybetmiş bir bilim insanı olan kadının cevabı şöyle olur: ‘Ne tuhaf, halbuki ben dünyayı biçimlendirenin bizler olduğumuzu düşünmüşümdür her zaman.’

Bunun çözümü belki, yine yıllar öncesinden hatırladığım bir filmdeki gibi, Afrika’da açlık çeken çocukları gördükten sonra onlar doymadan yemek yememeye karar veren oğlan çocuğunun örnek almak değildir. Ama belki de budur. Güven içinde, günlük yaşamın meşgaleleri arasında, hatta kendi sevinçlerinin ve acılarının yanı sıra, adalet arayışıyla, acıyla seslenen, davasını Tanrı’nın önüne sunan, kaybettiklerinin telafisi için atılan adımlara sevinen, beklemek sözcüğünün anbean anlam bulduğu başka sesleri dinlemek, başka ellere uzanmak, sadece orada durmak, Tanrı’yla yan yana yürüdüğün, omuz omuza aynı adımları attığın anları yaşatacaktır sana.

Yeryüzüne egemenliğin gelsin’, ‘Senin dediğin, isteğin olsun’, ‘Sevgin, adaletin görülsün’ diye ettiğin dualar, ‘Isınmanı ve doymanı dilerim’ deyip diğerinin yanından uzaklaşmaktan daha gerçek ve besleyici gelecek ruhuna o vakit.

Hatay’daki Ortodoks Kiliselerinde ‘Kutsal Haça Secde’ Ayini

Paskalya Oruç döneminin üçüncü Pazar'ında gerçekleştirilen ‘Kutsal Haça Secde’ (Ehhed el Zuhur) Ayini, Hatay’da İskenderun Aziz Nikola Rum...

“Dünya Yaşamı İçin Ekümenik Okumalar” Semineri Gerçekleşecek

Amerika Yunan Ortodoks Başpiskoposluğu, Ulusal Kiliseler Konseyi, Graymoor Ekümenik ve Dinler Arası Enstitüsü ve Kilise Araştırmaları Ağı...

Çin’de, Ev Kiliselerine Yönelik Baskı Artıyor

Çin Komünist Partisi, yasadışı ev kiliselerinde ibadet eden milyonlarca Hristiyanı ilgilendiren bir kategori olan, ‘yasadışı sosyal örgütlerden’...

Zirve Yayınevi Katliamı’nın Kurbanları Çevrimiçi Anılacak

Malatya'da 18 Nisan 2007'de Hristiyan içerikli kitap dağıtımı yapan Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilmann Ekkehart Geske...

Bu haberleri okudunuz mu?Benzer İçerikler
Sizin için önerildi